1. YAZARLAR

  2. FATMA YILDIRIM

  3. 8 Mart Dünya Kadınlar Günü
FATMA YILDIRIM

FATMA YILDIRIM

Yazarın Tüm Yazıları >

8 Mart Dünya Kadınlar Günü

A+A-

Günümüzde kadınlar; fiziksel, Psikolojik, cinsel ve ekonomik şiddete maruz kalıyor Ne kadar acıdır ki, ülkemizde kadınların ve çocukların katledilmediği istismara uğramadığı bir gün geçmiyor.

Şiddetin ne belli bir adresi var, ne de belli bir zamanı...

Her an bir yakınımızın kapısını çalabilir. Çocuklarımızın, kızımızın,

Kardeşimizin ilerde bir vahşete kurban gitmeyeceğinin bir garantisi var mı?

Kadına şiddet Sosyo-Kültürel bir sorundur. Kadının insan haklarının ihlali, bir halk sağlığı problemidir. İnsan onuruna yapılan bir saldırıdır.

Toplumsal cinsiyet temelli şiddetin her türlü biçimini sonlandırmak için topyekun seferber olmamız, kadınlı erkekli çalışmamız gerekiyor. Yetkililerin ve özellikle erkeklerin harekete geçmesi gerekiyor.

Kadına yönelik suçlarda top yekûn erkek cephesini suçlar bir dil kullanıp, her erkeği kadına potansiyel şiddet suçlusu ilan etmek oldukça yanlıştır.

Kadının kadına şiddeti rekor seviyelerde seyrederken sadece erkekleri günah keçisi yapmak yanlış bir tutumdur.

Erkek zulmüne karşı, yine erkekler kadınlarla beraber mücadele etmeli.

Aslında erkekleri, sadece olası saldırganlar olarak değil, şiddete engel olabilecek güçlü aktörler olarak görmeliyiz.

Erkekler arasında şiddet uygulamayan, düşünen ve soran, sorgulayan bilinçli şefkat dolu ruhlar bulunmakta. Bu erkekleri bilinçlendirerek, şiddet uygulamayan erkeklerin ön plana çıkarılması, şiddet karşıtı kampanyaların, eğitim çalışmaları ile desteklenmesi hedeflenmeli.

Medyadaki şiddetin sorgulandığı programları erkekler yapmalı, şiddeti önleme etkinliklerinde gönüllü örgütlenmeler ve politik stratejiler yapılabilir.

Medyada Cinsiyetçiliği finanse eden, Kadınları cinsel yönden aşağılayan dergiler , Web sitelerine girilmemesi, medyadaki

Cinsiyetçiliği protesto etmek adına önemli bir adımdır.

Erkek egemen güce çanak tutmak yerine, kendi zihnini sorgulamalı, hiç bir şey yapamıyorsa bile sorunları dinleyerek destek verebilir.

Bana göre konunun diğer bir çözümündeki sihirli adres siyasettir.!

Siyasette karar mekanizmalarındaki kadınların sayısı oldukça az olduğundan, kadınların koruyucu kalkanları erkek siyasilerdir.

Siyasette kadın sayısının eskiye nazaranla artmış olmasına rağmen gene de yetersizdir.

Hükümet ve kamu politikalarının şiddete karşı erkekleri duyarlı kılacak ve ev ile yaşamı arasındaki dengeyi daha eşitlikçi tarzda düzenleyecek Politikalar geliştirebilirler. Bu çalışmalar ve adımlar sayesinde farklı iki dünya arasındaki sevgi saygı, hoşgörü köprüsü kurulabilir.

Gelelim kadınlara;

Kadın kadına hem dost hem de düşman!

Kendini geliştirmek isteyen kadın, kendiyle çelişen kadına rakip!

Kadının beğenilme arzusu sanırım ilkel kabilelerden miras...

Bulunduğu ortamın öznesi

olmak isteyen kadın tipi!

Çatışma öteki üzerinden değil de, kendi olma sürecinden geçecek bir yer, en sancılısı da bu...Diğer Kadınları ve kendinizi kabullenme ile kadının aydınlanma süreci başlar.

Kendilerinden daha güzel zeki ve çalışkan kadınlara, kendinin ulaşamadığını elde eden, yapamadığını yapan kadınlara içten içe müthiş bir nefret ve kin besler. Çeşitli komplekslerden kaynaklı kıskançlık krizlerini içlerine atarak yalnız ve mutsuz ölürler.

Birde kadının kadına şiddeti var;

Kadın şiddeti aile içindeki kadınların rekabeti, otoriter kayınvalide ve ona bağlı hareket eden kadınların gelinlere yönelik yanlış tutumları ya da gelinin aile büyüklerine saygısızlığı ...

Genç ve güzel, sadece vitrin olan kadınların hemcinslerini maruz bıraktığı şiddet ;

Bir evli çiftin arasına giren fırsatçı, özgüvensiz, hayat emici maddeci, kolaycı, hazıra konmak isteyen, evli adamı ayartıcı girişimleri kadının kadına şiddetinin en çarpıcısıdır. Hemcinslerinin sahip olduğu erkeği elde etmek ve bunu bilerek yapmak, dişilik savaşı

"Öteki Kadın" olma çabası kadının kadına en büyük zulmüdür...

Peki ne yapmalı ?

Kadını birey olarak göstermeli kabul ettirmeliyiz Kadınları aile üyesi kız evlat, eş olarak değil birey olarak korunmalıdır. İnsan haklarına uygun bir yaklaşımla korunmalı.

İlköğretimde çocuklara cinsiyet, eşitlik, şiddet konularında Mesajlar verilmeli

Kadınlar için küçük el rehberleri hazırlanmalı şiddete uğradığında, boşanmalarda işten çıkarıldığında ayrı ayrı Ne yapabileceğini bilecek

Bu konuda kitaplar hazırlanmalı, TV programları hazırlanmalıdır.

Kadın sağlığı ve aile planlamaması konusunda eğitimler artırılmalı.

Diğer ülke kadınlarıyla iş birliği ve birlikte hareket edebilmek için bir birim oluşturmalı.

Kadın dernek faaliyetleri incelenmeli çalışmalar görüntü vermekten ibaret olmamalı, derneklerin bu konuda her ay faaliyet yapmadı sağlanmalı.

Kadınına yatırıp yapan, Kadınları eğiten ülkelerde her alandaki farklılıkları hepimizce malumdur. Günümüzde hiçbir ulusun, nüfusunun yarısını diğer yarısının sırtında sadece tüketici olarak yaşayacak lüksü yoktur.!

Bir kadının, yaşamını, beynini, fikirlerini BOŞ yavan topluluk düşüncesinden ayırması ve kendine özgü yeteneklerini geliştirmesi kendini gösterebileceği en önemli başarıdır. Bu eylemler gerek ruhun gerekse köleliğin pençesine düşülmesini önler.

Yine bir 8 Mart Dünya Kadınlar Gününde bütün kadınlarımızın bu anlamlı gününü kutluyorum...

Yine siyasiler konuşmalar yapacak,

Yine kadınlar dans edecekler,

Eğer bir takım tedbir ve Politikalar geliştirilmezse,

Yine yüzlerce kadın şiddete uğrayacak , hak ihlaline uğrayacaklar ve rutin kısır döngü devam edecek...!

Yazıların her türlü yasal sorumluluğu Yazarın kendisine aittir. Kaynak gösterilse dahi yazının tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan yazının bir bölümü, alıntılanan yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.