1. YAZARLAR

  2. HAKAN POLAT

  3. 8 Numaralı Kutu ve Akşener
HAKAN POLAT

HAKAN POLAT

Yazarın Tüm Yazıları >

8 Numaralı Kutu ve Akşener

A+A-

Doktorun biri yeni bir muayene açmış, kapıya bir yazı asmış:

- Vizite ücreti 1000 dolar, iyileştirmediğimiz hastaya beş mislini geri veriyoruz.

Vizite pahalı ama, her gelen hasta iyileşip gidiyormuş. Doktorun ünü her geçen gün artıyormuş. Uyanığın biri doktora gidecek, sözde iyileşemeyecek ve beş misli parayı geri alacak ya, almış randevusunu gitmiş muayenehaneye:

- Doktor, ağzımın hiç tadı yok, öyle kötüyüm ki; hiçbir şeyin tadını alamıyorum.

Doktor, adama şöyle bir bakmış ve hemşireye seslenmiş:

- Hemşire hanım, 8 numaralı kutuyu getirin!..

Doktor, hemşirenin getirdiği kutuyu adama uzatmış:

- Şunun tadına bir bakın.

Adam, doktorun uzattığı kutudan bir kaşık alıp ağzına götürmüş ve anında tükürmüş:

- Ama bu b..k!..

Doktor gülümsemiş:

- Evet, iyileştiniz; tat alıyorsunuz artık.

Adam, 1000 doları ödemiş ödemesine ama sinirleri tepesinde gitmiş. Bir ay sonra büyük bir hırsla doktorun kapısına yine gelip, şikâyette bulunmuş:

- Doktor Bey, bende hafıza kaybı başladı; her şeyi unutuyorum.

Doktor, adama şöyle bir bakmış ve yine hemşireye seslenmiş:

- Hemşire Hanım, 8 numaralı kutuyu getirir misin?

Adam, hemen itiraz etmiş:

- Ama, o kutuda b…k var!..

Doktor gülmüş:

- Doğru, bakın hafızanız da yerine geldi!..

Adam, ağlamaklı bir şekilde 1000 doları ödeyip dışarı çıkmış.

İntikam üstüne intikam planları kuran adam, birkaç ay sonra parayı biriktirip yine gelmiş, kendinden gayet emin bir şekilde;

- Doktor, bende iktidarsızlık başladı, durumum kötü; hiçbir şey yapamıyorum!..

Doktor adamı gözüyle şöyle bir inceleyip, hemşireye seslenmiş:

- Hemşire hanım 8 numaralı kutuyu getirir misin?

Adam tüm hırsıyla başlamış sinkaflı küfretmeye:

- Hay ben senin de, 8 numaralı kutunun da!..

Doktor sevinçle bağırmış:

- Geçmiş olsun, bu sorununuz da giderildi; bakın artık yapabiliyorsunuz!..

Şimdi diyeceksiniz ki, ne alaka.

Akşener’le bu fıkranın ne alakası var. Bir şeyler değiştireceğini sanarak kendini dev aynasında gören 15 Temmuz sonrası başbakan olacağını iddia eden Akşener, bir zamanlar aynen şöyle diyordu.

"Uzun süredir DYP'yi bırakıp başka bir partiye geçeceğim yolunda spekülasyonlar yapılıyor. Ben 1993 yılı Kasımında DYP'ye üye olup nikâh kıydım. Benim nikâhım "Katolik Nikahı" gibi boşanması olmayan bir nikahtır. DYP üyesi olmayı şeref sayıyorum. Benim evladıma bırakacağım tek miras DYP'dir"

Ak Partinin kuruluş aşamasında Katolik nikahın bir Müslümana yakışmayacağını anladığından dolayı parti kurucusu olarak tam Müslüman dini nikahı kıyacakken soluğu Mhp’de alır. Vekil olur. Tbmm başkanı olur, bakanlığı da nasıl olsa geçmişte yapıp tadına varmıştır gayri.

Ama dur durak bilmez, genel başkan olmalı ve Mhp’nin başına geçmelidir. Asena, Asena diye çınlamalıdır sokaklar ve salonlar. Ne yaparsa yapsın, her defasında kaya gibi duran Bahçeli’ye toslayan Akşener, mahkeme kapılarındaki filmlerde işe yaramayınca soluğu yeni parti kurmakta alır.

Türkiye’nin en İYİ partisini kurar.

-Kavunun tadı nasıl?

-İyi, iyi,

-Domates kaç para?

-Valla çok iyi para,

-Yav bu araba iyi mi, bende alsam

-Al, al. İyi, iyi

şeklinde reklam ve pazarlama stratejisi mükemmel, Amerikan tarzındaki partisi Atlantikçi ve Demirtaş’ı özgürlük isteyen, Hdp’yi Kürtlerin temsilcisi sayan, ülkücülükten vazgeçip demokrat olan partiyi, Truva atlarıyla beraber kurarlar.

Truva atlarına isim vermiyorum, siz anladınız onları nasılsa.

Şimdi Cumhurbaşkanı olamadın, olabilir siyasi yarıştır bu. Tabi ki vekilde olamadın, eh bu da normal. Ama partiyi bırakıp nereye gidiyorsun?

O zaman İçişleri bakanı Soylu’yu haklı hale getirmiyor musun, ne demişti Soylu,” sıkılır, en fazla 5-6 ay gider” demişti,

Demek ki Sayın Soylu haklıymış.

Belki yaptığınız parti içi bir strateji de olabilir. Bizim Türk seçmeni hangi parti de olursa olsun hem tek adamlığı istemez, demokrat görünür hem de gider kapısında ağlar bizi bırakma bizi bırakma diye.

Yahu, sahi bu bir taktik mi, bir emir mi, sahiden gidiş mi?

Parti içindeki muhaliflerinizi bu şekilde mi yok edeceksiniz?

Akademisyen ve işadamları baş kurucularınızı gafil mi avladınız?

Kapı da milleti İYİ yalvartmak dozajını mı ayarlıyorsunuz?

Kemal’e hadi yavrum yürü diye mesaj mı gönderiyorsunuz?

Emre Uslu’yu, Tuncay Opçin’i üzmek için mi yapıyorsunuz bütün bunları?

Küresel güçlere, pas vermezseniz ben yokum mu diyorsunuz?

Mükemmel stratejinizi biz anlayamadık.

Soruyorum partinizdeki arkadaşlarıma, bu nasıl strateji?

İyi, iyi diyorlar.

Demek ki var bir iyilik.

Yoksa 8 numaralı kutuyu tavsiye etmekten başka çaremiz kalmayacak.

Ne dersiniz?

Yazıların her türlü yasal sorumluluğu Yazarın kendisine aittir. Kaynak gösterilse dahi yazının tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan yazının bir bölümü, alıntılanan yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.