1. YAZARLAR

  2. İLHAMİ YANGIN

  3. Abbasîler döneminde Bagradunîler
İLHAMİ YANGIN

İLHAMİ YANGIN

Yazarın Tüm Yazıları >

Abbasîler döneminde Bagradunîler

A+A-

Kanlı bir isyan neticesinde iktidara gelen ve Emevî soyunu kılıçtan geçiren Abbasî yönetimi, Bizans ve Hazar Kağanlığı (Hazarya) ile sınırdaş olan Doğu Anadolu bölgesinin stratejik hassasiyeti nedeniyle, tecrübeli, işini iyi bilen, idarecilik vasıflarına haiz valileri Ermenistan’da görevlendirdi.

İlk Abbasî Halifesi olan Ebu’l-Abbâs es-Seffâh (749-754), kardeşi Ebu Cafer el-Mansur’u Azerbaycan, Ermenistan ve el-Cezîre valiliğine tayin etmek zorunda kalmıştı. Ebu Cafer el-Mansur bölgede kısa bir süre sükûnet sağlanmış olsa da, Ermeni ayaklanmalarının önü tam anlamıyla alınamadı.

Halife Seffâh 10 Haziran 754 tarihinde vefat edince kardeşi Ebu Cafer el-Mansur, Azerbaycan, Ermenistan ve el-Cezîre valiliği görevini bırakarak başkent Şam’a geldi ve yeni Halife oldu.

Yeni Halife Mansur’un hilafet tahtına oturduktan sonra yaptığı ilk iş, boşalttığı Azerbaycan, Ermenistan ve el-Cezîre valiliği görevine dönemin en önemli idarecilerinden Yahya b. Halid el-Bermekî’yi getirmek oldu. Bir sonraki yaptığı değişiklik ise Şam yerine Bağdat’ı başkent yapmaktı.

Mansur’dan sonra halife olan Mehdi Billâh, Azerbaycan Valisi Yahya b. Halid el-Bermekî’yi 778 yılında geri çağırarak oğlu Harun’un hocalığı ve kâtipliğiyle görevlendirildi.

Yahya b. Halid el-Bermekî’ye “baba” diye hitap eden şehzade Harun 781 yılında Bizans üzerine sefere gönderildiğinde Yahya b. Halid el-Bermekî onunla birlikte gitti ve ordunun levazım işlerini yürüttü.

İstanbul’un Kalkedon (Kadıköy) ilçesine kadar ilerleyerek Bizans’ı her yıl doksan bin dinar vergi vermek şartıyla ağır bir barış anlaşması yapmaya zorlayan Harun, bu başarısı üzerine 783 yılında babası tarafından "Reşid" lakabı verilerek kardeşi Musa el-Hadi'den sonra halife olmak kaydıyla veliaht tayin edildi.

Aynı yıl içinde Azerbaycan, Ermenistan ve İrminiye dâhil batı eyaletlerinin valiliğine tayin edilen Harun Reşid, Yahya b. Halid el-Bermekî’yi yanında götürerek Dîvânü’r-resâil’in başına getirdi.

Bölgeyi Harun Reşid adına yöneten Yahya b. Halid el-Bermekî uzun süre bu görevde kaldı.

*

Ermenistan’ın güçlü aşireti Bagradunîlerin, Vali Yahya b. Halid el-Bermekî’ye ulaşması ve pahalı hediyeler sunması için çok zaman gerekmedi.

Bagradunîler, Vali Bermekî’ye bir de kitap hediye ettiler.

Hediye edilen kitabın çok ilginç bir hikâyesi var.

Bagradunî aşireti, Ermenilerin eski kraliyet hanedanı Mamikonianlar ile ölesiye rekabet yaşadığı 5. asırda, Ermeni halkının kendilerine teveccüh göstermesi amacıyla, o zamanlarda pek rastlanmayan bir propaganda yöntemine başvurmuştu.

Bagradunî aşiretinin o tarihteki lideri olan Prens Sahak Bagradunî, Kudüs’te eğitim gören Moses Khoren (Horenli Musa, 410-490) adında bir papaza (sonradan piskopos), Bagradunî aşiretini öven; Bagradunîleri Ermenilerin en büyük aşireti olarak gösteren, başta Mamikonian aşireti olmak üzere, diğer Ermeni aşiretleri küçümseyen, kötüleyen bir kitap yazdırmıştı.

Ermeni tarihinin babası olarak bilinen Moses Khoren, Ermenistan Tarihi (
Moses Khorenats’i, History Of The Armenians) adındaki bu eseri, Mamikonian ve Bagradunî aşiretlerinin azılı rekabeti döneminde, Bagradunî aşiretinin lideri olan Prens Sahak Bagradunî’nin talebiyle yazmış ve ona ithaf etmişti.

Bagradunî aşiretinin yandaşı ve Mamikonian Aşireti’nin can düşmanı olan Moses Khoren, eserinde sayılamayacak kadar çok tahrifat yapmıştı.

Eseri okuyan bir kişi, Bagradunî aşiretinin dürüstlüğüne, güvenilirliğine, kahramanlığına hayran kalıyor, diğer Ermeni aşiretlerin Bagradunî aşireti kadar köklü olmadığını sanıyordu.

Kitaba göre, Ermeni milletinin en soylu ailesi, temel direği, varı yoğu her şeyi Bagradunî aşiretiydi ve Ermeniler, Bagradunî aşiretinin sözünden çıkmazdı (
Moses Khorene’nin eserine göre, Ermenilerin eski kraliyet hanedanı Mamikonianların kökeni Çinli bir asilzade aileye dayanmaktaydı. Mamik ve Konak adlarındaki iki Çinli prens, iktidar üzerinde hak iddia ederek Çin imparatoruna karşı ayaklanmış, başarılı olamayınca İran’daki Part ülkesine sığınmışlardı. Part imparatoru bu iki kardeşi Armenia eyaletine yerleştirmiş, bu iki kardeşin soyundan gelenler Mamikonian aşiretini oluşturmuştu.).

Moses Khoren’in eserindeki doğru bilgilerden biri, Bagradunî aşiretinin köken olarak Yahudi asıllı olmasıydı. Moses Khoren, Bagradunî aşiretinin şeceresini Hazreti Davud’a kadar uzatıyordu.

*

Bagradunî aşireti lideri Aşot Misager, Ermenistan Valisi Yahya b. Halid el-Bermekî’ye pahalı hediyeler veriyor, gönlünü hoş etmeye çalışıyordu. Bu arada söz konusu kitabın bir nüshasını da Yahya b. Halid el-Bermekî’ye hediye etti.

Moses Khoren’nin Ermeni tarihini okuyan Yahya b. Halid el-Bermekî bölgedeki en köklü Ermeni aşiretinin Bagradunîler olduğuna inandı.

Sonrası gecikmedi…

Bagradunî aşireti, Yahya b. Halid el-Bermekî’nin Ermenistan Valiliği dönemi boyunca Çoruh Nehri, Sarısu, Dicle Nehri, Zap Suyu ve Aras Nehri boylarına kadar yayıldı.

Kars ve civarı Ermeni Gamsaragan (Kamsarakan) Aşireti’ne aitti.

Gamsaragan Aşireti üst üste yaşanan savaşlar ve isyanlar nedeniyle çok zor duruma düşmüştü. Bagradunî aşireti ise tam aksine savaş fırsatçılığı yaparak son dönemde büyük zenginlik elde etmişti.

Azerbaycan Valisi Yahya b. Halid el-Bermekî’yi değerli hediyeler vererek yanına çeken Bagradunî aşireti, Kars ve çevresini kendilerine terk etmesi için, Gamsaragan aşiretine baskı uygulamaya başladı.

771-772 yılında gerçekleşen isyanda yer alan ve Abbasî ordusu tarafından üyelerinin büyük çoğunluğu kılıçtan geçirilen Gamsaragan aşireti çok zor günler geçiriyordu.

Sırtını Abbasî idarecilerine dayayan Bagradunî aşiretinin uyguladığı tazyik altında bunalan Gamsaragan aşireti, 780 yılında, bölgeyi Bagradunîlere çok düşük bir fiyata satmak zorunda kaldı.

Bu paragrafın altını kalın bir çizgi ile çizmek gerekiyor.

Söz konusu olan bir arsa, arazi, köy, kasaba veya şehir satışı değildir. İçinde bugünkü Kars ili ve kasabalar bulunan büyük bir bölge satılmıştır, üstelik çok ucuz bir fiyata gitmiştir.

Bölgeyi Bagradunî aşiretine satmak zorunda kalan Gamsaragan Aşireti daha sonra Bizans topraklarına göç etti.

Satış işleminin tamamlanmasından sonra, Bagradunî aşiretinin büyük bir kolu, Doğu Beyazıt ve Kars’ın güneydoğu bölgesine yerleşti.

Başında Aşot Misager’in bulunduğu diğer bir kolu da, Ermenistan ticaretinin önemli merkezi olan Divin şehri yakınlarındaki Kars’ın doğu bölgelerine yerleşmeye başladı.

Rüşvete alışkın olan valilerin göz yummasından yararlanan Aşot Misager, Gamsaragan Aşireti’nden satın aldığı Kilittaşı’nı (Pekran / Bagaran) kendisine merkez yaptı.

Diğer Ermeni aşiretlerin her şeylerini kaybettiği bu dönemde Bagradunî aşireti olağanüstü bir zenginliğe kavuşmuştu.

Bölge Abbasî yönetimindeydi, Abbasî Valisi Bermekî’nin onayı, Halife’nin rızası olmadan bu kadar geniş bir bölgeyi kimse sahiplenemezdi.

(Devam edecek)

 

Yazıların her türlü yasal sorumluluğu Yazarın kendisine aittir. Kaynak gösterilse dahi yazının tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan yazının bir bölümü, alıntılanan yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.