1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. ABD’nin Konsolosluk açıklaması Viyana Sözleşmesi ile taban tabana zıt!
ABD’nin Konsolosluk açıklaması Viyana Sözleşmesi ile taban tabana zıt!

ABD’nin Konsolosluk açıklaması Viyana Sözleşmesi ile taban tabana zıt!

AK Parti Milletvekili, Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi Türkiye Delegasyonu Başkanı ve TBMM Dışişleri Komisyonu Üyesi Talip Küçükcan, ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü John Kirby’nin siyasi ve askeri casusluk suçundan yargılanan Can Dündar ve Erdem Gül'ün

A+A-

ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü John Kirby’nin , siyasi ve askeri casusluk suçundan yargılanan Can Dündar ve Erdem Gül'ün duruşmasına giderek destek veren konsoloslar ile ilgili olarak  "Ev sahibi ülkenin siyasi, yargısal ve diğer gelişmelerini izlemek ve hakkında rapor hazırlamak tamamen normal diplomatik prosedürlere uygundur" açıklamasının ardından Avaztürk’e konuşan AK Parti Milletvekili, Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi Türkiye Delegasyonu Başkanı ve TBMM Dışişleri Komisyonu Üyesi Talip Küçükcan, ABD tarafından yapılan açıklamanın Viyana Sözleşmesi ile taban tabana zıt olduğunu söyledi. Küçükcan  “davalı olan kişi ile yanyana fotoğraf vermek, onu desteklemek, yanındayız demek taraf olmak anlamına gelir” dedi.

ABD’NİN KONSOLOSLUK AÇIKLAMASI VİYANA SÖZLEŞMESİ İLE TABAN TABANA ZIT!

AK Parti Milletvekili, Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi Türkiye Delegasyonu Başkanı ve TBMM Dışişleri Komisyonu Üyesi Talip Küçükcan açıklamasında şu ifadelere yer verdi;

ABD tarafından yapılan açıklama, bu konuyla ilgili düzenlemeyi yapan Viyana Sözleşmesi ile taban tabana zıt! Viyana Konsolosluk sözleşmesinde konsolosların veya diplomatların yapacağı işler ile bunun sınırları açık ve net şekilde belirlenmiştir. Bunlar arasında bir mahkemeye giderek, yargıçları baskı altına alacak, yargıyı yönlendirecek şekilde faaliyette bulunmak yok. Elbette ki konsoloslukların büyükelçilerinin ya da diplomatlarının davaları izleme, davaları izledikten sonra da kendi ülkelerine raporlama ve yorumlama hakları var. Zaten bunu bütün dünyadaki diplomatik çevreler yapıyor. Ancak yaptığı izlenimi basınla paylaşmak ve bunun üzerinden ilgili devleti, ilgili hükümeti ve ilgili kurumları zor durumda bırakacak bir gelenek söz konusu değil. Dolayısı ile bir kere şunu ifade edelim; Türkiye’de ilgili konsolosların yaptıkları demokratik teamüllere taban tabana zıt. Dünyada şimdiye kadar bunun bir örneği görülmüş değil. Şu görüldü; Gidebilirler, izleyebilirler ve izledikten sonra da bazen şifreli bazen de şifresiz bir şekilde kendi ülkeleri ile bu durumları paylaşabilirler.  Ama burada davalı olan kişi ile yan yana fotoğraf vermek, onu desteklemek, yanındayız demek ayrı bir hikaye… Bu resmen taraf olmaktır. Konsolosların taraf olma gibi bir yetkileri ve sorumlulukları kesinlikle söz konusu değildir. Bu nedenle ABD tarafından yapılan açıklamadan anlaşılan işin bu tarafı görmezden geliniyor.  Burada şöyle bir şey söz konusu; bu geçmişte de vardı zaten, şimdi de yine aynı şekilde gerek batının gerek ABD’nin diğer ülkelere ders verme, diğer ülkeleri şekillendirme ve yukardan bakma eğiliminin halen var olduğunu görüyoruz. Bu açık ve net bir şekilde ortada… Fakat batının ve ABD’nin anlamak istemediği bu davanın bir casusluk davası, bir milli güvenlik davası olup ifade özgürlüğü ile ilgili bir dava olmadığıdır. Kaldı ki ifade özgürlüğü ile ilgili bir dava da olsa davalı ile yan yana bulunmak, selfie çekmek, biz senin yanındayız, arkandayız, ne yaparsan yap, ne pahasına olursa olsun biz seni her platformda destekleyeceğiz anlamına gelir. Böyle bir desteği konsolosların orada vermesi, mahkemeyi doğrudan etkileyecek bir özellik taşır. Bunun kabul görmesi de mümkün değildir. Benzer bir durumu ABD için düşünelim, terör belası ile karşı karşıya kalan Brüksel ve Paris’i gündeme alalım. Acaba orada milli güvenlik açısından o ülkeler için sıkıntılı görülen bir davaya dünyanın herhangi bir yerinden insanlar gelse, davalının yanında yer alsa ve selfie çektirip, onu aklamaya çalışsa bu ülkeler ne der? Açık ve net olarak bu tür konsolosları, diplomatları “persona non grata” yani istenmeyen adam ilan ederler. Aynı zamanda sınır dışı da edebilirler.

TEK BİR ÖRNEK BİLE YETERLİ!

Türkiye’de hükümeti bazı konularda doğrudan eleştiremedikleri için bu yollarla Türkiye’yi köşeye sıkıştırmaya çalışıyorlar. Türkiye bunları daha önce gördü. Ancak şimdi Osmanlı’nın zayıflama ve yıkılma yani son dönemleri değil, o dönem bunu çok yaptılar… Artık Türkiye eski Türkiye değil, bu konularda hem uluslar arası düzeyde hem de ulusal düzeyde rasyonel tepki verecek konumda. Bu açıdan ABD’ye sadece şunu sormak lazım; Birileri Guantanamo’ya gitse, (ki Guantanamo’daki insanların suçlu oldukları da söz konusu değil ve yıllardır yangılanmayı bekliyorlar. Bilindiği gibi Obama orayı kapatmaya da söz verdi ama kapatamadı.) Oraya diyelim ki ABD’ye muhalif olan bir ülke mesela Rusya milletvekilleri gitse, biz burayı takip etmek istiyoruz dese, sınırdan bile içeri sokmazlar. Tek bu örneği vermek bile yeterli, daha fazlası da yok bunun!

 

YASAL UYARI: Yayınlanan haberin tüm hakları AVAZ MEDYA Grubu'na aittir. Kaynak gösterilse dahi haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.