1. YAZARLAR

  2. GÖNÜL AKKUŞ

  3. Alevilikte Dedeler, Ocaklar
GÖNÜL AKKUŞ

GÖNÜL AKKUŞ

Yazarın Tüm Yazıları >

Alevilikte Dedeler, Ocaklar

A+A-

Alevi- Bektaşi öğretisinin günümüze ulaşmasında temel öneme sahip olan Alevi Dedeleri, Bektaşi Dede- Babaları Alevilik- Bektaşilik yol süreğinin yaşatılıp aktarılması konusunda hizmetleri takdire şayandır. Bugüne kadar, Aleviliğin oluşumu ve kökenleri üzerine Oryantalistlerce, yabancı misyonerlerce, gezginlerce ve yerli/yabancı araştırmacılarca çok yazılıp çizilmiştir. Alevilik, Hıristiyanlık, Farsi uygarlığının devamı, Kimilerine göre ise İslam’ın içinde mi? Dışında mı? Alevi topluluklara sorarsanız “ İslamın özü biziz” “Alevilik islamın özüdür” diye yanıtlanır.

Sonuçta çeşit çeşit Alevilik tanımı ortaya çıktı: “mezheptir, meşreptir, dindir, tarikattır, yoldur, yaşam biçimidir, kültürdür vb.” gibi tanımlar, Üniversitelerin ve devlet kurumlarının konuya sağlıklı bir şekilde yaklaşmamasının doğal sonucu olarak konu istismara açık bir alan haline gelmiştir. Bu istismarın önüne geçebilecek olan akademik araştırmalara, olan gereksinim her geçen gün artmaktadır. Burada Alevilik olayına sadece dinsel perspektiften ve sünni anlayış doğrultusunda bakılması ve İlahiyat fakültelerinde Alevilikle ilgili doktora çalışmaları, ders proğramları ve yayınların kifayetsiz olmasıdır. Umursamaz ve yanlış bakış açılarından dolayı kendi inançlarını”hak” Alevi kitlelerin inançlarını kendilerince “batıl” sayan bir anlayış Alevi- Sünni kitleleri birbirlerinden uzaklaştırmaktan başka bir işe yaramamıştır. Alevilik- Bektaşilik gerçeğini görmezden gelen bütün çalışmalar eksiktir.

Çoğu araştırmacılarca Dedelik kurumunun kökeni geleneksel bakış açısıyla soy konusuna dayanılarak salt İslam kaynaklı değerlendirilmeye çalışılsa da tarihsel ve sosyolojik veriler bunun böyle olmadığı yönündedir. Soydan gelenlerce ocak geleneği sürdürülerek günümüze kadar gelmiştir. Ocakzade dedelik bakımından olmazsa olmaz koşul olarak kabul edilen evlad-ı resul olma konusu yoğun Safevi nüfuzu sonrasında gelişmiş bu günkü şeklini almıştır. XV. Yüzyıl sonlarından itibaren Hz. Ali kültü, On iki İmam, Kerbelâ Matemi kültlerinde de bu soy konusu ön plana çıkmıştır. Dede aileleri (Ocaklar) halini almıştır. Hz. Muhammed’in soyundan gelenler (evlad-ı resul) seyyid ve şerif adıyla anılır.

Ocakzade Dedeler olarak nitelendirdiğimiz dinsel önderler, yüzyıllar içerisinde sosyo- ekonomik ve tarihsel güdülerin Alevi topluluklar arasında var olan yöresel farklılıklar da “yol bir sürek bin bir” diye adlandırılır. Otantik yapının yok olmasıyla araştırılması gereken birçok değerimiz gibi Alevilik- Bektaşilik Ocak ve yol önderlerinin araştırılmasına ihtiyaç vardır.

Dedelik kurumuna ilişkin çalışmalar oldukça sınırlıdır. Aleviliğin anlatıldığı bazı kitaplarda bu konuyu değinilmektedir. Dedelik kurumu kayıtları, Aleviliğin temel kitapları olan” Buyruk/ Menakıb” kitapları, sözlü anlatım ve Ocakzade Dede ailelerine ait “Secereler” ve sair belgeler ile Hacı Bektaş Veli Çelebilerince Dedelik görevini yerine getirecek kişilere verilen belgelerdir. Buyruklar Dedelerin pratiğe ilişkin olaylarda kullandığı temel başvuru kitaplarıdır. Alevilerin yapması veya yapmaması gerekli yazılı kuralların yeğane kaynağı bu elyazması kutsal kitaplardır.

Ocakzade Dedelerin soylarını belirten “Secereler” de oldukça önemli bilgiler içermektedir. Dede ailelerinin elinde bulunan mektup ve benzeri belgeler oldukça önemlidir. Yerli ve yabancı araştırmacılarca hazırlanmış tez, kitap ve makaleler de bilgi veren kaynaklardır.

Alevi- Bektaşi Ocaklarından bazılarının adını şöyle sıralayabiliriz. Hacı Bektaş Veli, Baba Mansur, Hıdır Abdal, Karaca Ahmed, Hubyar Sultan, Hacı Kureyş ( Kureyş Baba), Onar Baba, Ağu içen, Sarı Saltuk, Güvenç Abdal, Koca Leşker, Seyit Cemal, Dede kargın, Samit Abdal gibi Ocaklar ve diğer Ocak Dedelerimiz yolun yolcusu olarak görevlerini sürdürmektedir.

Yüzyıllardır her türlü acıya, zulüme, kıyıma karşı bu ULU YOLU bugüne taşıyan Dedelerimize yol önderlerimize aşk-ı niyazlarımla.

Yazıların her türlü yasal sorumluluğu Yazarın kendisine aittir. Kaynak gösterilse dahi yazının tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan yazının bir bölümü, alıntılanan yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.