1. YAZARLAR

  2. NURAY BAŞARAN

  3. Ankara’da ne olacak?-6 ‘Derin’ devletten, ‘esas’ devlete…
NURAY BAŞARAN

NURAY BAŞARAN

Yazarın Tüm Yazıları >

Ankara’da ne olacak?-6 ‘Derin’ devletten, ‘esas’ devlete…

A+A-

Gerek bölgemizde gerekse ülkemizde son zamanlarda yaşanan belirsizlikler, sarılacak, tutunacak bir liman arayışını da arttırdı. Bu nedenle olsa gerek ki, ulusal strateji anlamında ‘devlet aklı’ kavramı sık sık kullanılmaktadır. Çünkü bugün ‘ulus devlet’in varlığı ve korunmasına dair ciddi mücadele ve stratejiler geliştirilmektedir.

Genelde iyi bilinen ancak çok sık kullanılmayan ‘devlet aklı’ hem siyasal alanda hem de devlet yönetiminde çok önemlidir. Ve hep önemli olmuştur. Ancak ne yazık ki son yıllarda, Türkiye gündemine bu kavram değil de devleti çağrıştıran deyim olarak, ‘derin devlet’ kavramı pompalanmıştır. Ve bu kavram 7’den 70’e herkese ezberletilmiştir. Oysa adı üstünde ‘derin’ demek karanlık ya da ‘derin’ deyince, ‘yeraltının’ çağrıştığı açıktır, ortadadır. Ve yeraltına inilince de, illegal ve kriminal yapılar yaratılıp, bunlara yapılan operasyonlar ile de Türkiye’deki ‘devlet’ yapısının nasıl yok edilmek istendiği, yaşanan olaylara bugün bakınca daha da ortaya çıkmaktadır.

Oysa eski Türkçe’de bu kavram, ‘hikmet-i hükümet’ olarak ifade edilirdi. Avrupa dillerinde ise ‘raison d’etat’ kullanılmaktadır. Yani devlet sebebi ya da devletin var olma nedeni ve devletin kuruluş gerekçesi anlamı oluşturulmaktadır.

Ortaçağ’ın sona ermesi ve dine dayanan toplum düzeninin geride kalmasından sonra kullanılan devlet aklı, modern çağlara geçiş sürecini ve modern devlete hayat verme anlamında da kullanılıyor.

İtalyan düşünür Botero tarafından ilk kez kullanılan ‘devlet aklı’ kavramı, bir devletin kurulabilmesi ve yaşayabilmesi, varlığını sürdürmesi, her türlü tehdit ya da tehlikeye karşı kendisini koruyabilmesi, daha iyi ve gelişmiş düzeyde hizmetleri geliştirebilmesi ve diğer devletlerle arasındaki rekabet düzeninde daha güçlü bir konuma gelebilmesi için yapılması gereken bütün girişimleri ifade etmektedir.

Her devletin kurucuları bir akıl kullanarak devletlerini tarih sahnesine çıkarırlar ki, buna ‘kurucu devlet aklı’ denir. Ve diyeceğim şu ki, devleti kuran akıl, onu yaşatmasını, korumasını ve geliştirmesini de bilir ve bilecektir. Devlet aklı, bir toplumda ya da ülkede güç merkezi oluşturmasını, oluşturulan güç merkezini siyasal anlamda örgütleyerek de görev yapmaktadır. Devlet aklı, devlet kuracak gücü oluşturmak ve bu güç oluşumunu daha sonra kurumlaştırarak sürekli siyasal yapıya dönüştürmek anlamında da açıklanabilir. Bu açıdan devlet aklı, devletin düşünce temelidir. Bu nedenle de son zamanlarda ben de yazılarımda bu kavramı çok sıklıkla kullanmaktayım.

Diyeceğim şu ki; son zamanlarda 15 Temmuz ‘Matruşka Darbesi’nin (ben böyle tanımlıyorum ilk günlerden itibaren 15 Temmuz’u) devam edecek yeni bebekleri konuşulurken, artık ‘derin’ değil gerçek devletin devrede olduğunu herkesin bilmesinde fayda vardır. Ve bu yapıya, ‘esas devlet’ demekte de fayda vardır. Kimilerine göre ‘yıkılmış’, ‘yıpranmış’, ‘deşifre yoluyla yok edilmiş’ dediklerinizi gerçek devletler, ‘Esas Devlet’ ile yaşatırlar. Türkiye Cumhuriyeti de gerçek bir devlettir.

Yazıların her türlü yasal sorumluluğu Yazarın kendisine aittir. Kaynak gösterilse dahi yazının tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan yazının bir bölümü, alıntılanan yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.