1. YAZARLAR

  2. NURAY BAŞARAN

  3. Ankara’da neler olacak? (12) AFRİN’de cevap bulan sorular…
NURAY BAŞARAN

NURAY BAŞARAN

Yazarın Tüm Yazıları >

Ankara’da neler olacak? (12) AFRİN’de cevap bulan sorular…

A+A-

Dikkatiniz çekti mi bilmiyorum ama son 15 yıldır TSK üzerinde yapılan operasyonlar ve küresel sermayenin bölgedeki projeleri paralel ilerliyor. Balyoz, Ergenekon..gibi operasyonlar, hatta 15 Temmuz gibi kalkışmalar incelendiğinde görülüyor ki; en çok yıpranan ve hedefteki kurum TSK , yani Türk Ordusudur.

Ne yazık ki yanlış politikalar ve stratejiler nedeniyle başına ‘çuval’ geçen de Türk Ordusudur. Bugün kafasına geçen ‘çuval’ı Afrin’de çıkarmanın çok daha ötesinde stratejik hamleler yapan ve biz buralarda rahat yaşayalım diye ölüme yürüyen Mehmetçik ve bu ordunun inancı ile yeniden ‘tek vücut’ olup 1920 ruhuna da bizi döndürmeyi yapabilen de aynı Türk Ordusu’dur. Elbette hiçbir oyuna ve etnik ayrıma düşmeden, kürdüyle, lazıya, çerkeziyle, alevisi, sunnisi ile…bizler de o ‘Ordu’nun, Atatürk’ün Ordu’sunun hesap yapmadan yanındayız.

Elbette , üzerinde düşünmenizi vurgulayacağım ve yazacağım bazı operasyonlardaki ( ülkemizde adına ‘derin’ ibaresi konan ya da koyan yapıların) ‘kriminal’ taraflarını ayrı tutuyorum. Ayrıca az sonra yazacaklarım sebebiyle bu kriminal temizliğin de , ‘toptan suçlama, toptan aklama’ metoduyla temizlenememesi ve önüne geçilememesi de bir o kadar hala en büyük problemimiz olarak varlığını ne yazık ki sürdürmektedir diye düşünüyorum.

Konumuza dönecek olursak ; bu söz konusu operasyonlarda hep zayıf düşürülen ve etkilenen Türkiye’nin elinde en büyük gücü olan Türk Ordusu olmuştur. O ordu ki, bu ülkeyi kurmuş ve Cumhuriyet’i koruma ve kollama görevini de üstlenmiştir. Bugün bölgede ülkemizin üniter yapısını koruma görevini üstlenen ve bu nedenle cephede savaşan bu ordu, yıllardır ‘sözde ‘ davalar ile ne yazık ki yıpratılmıştır. Hedef haline getirilmiştir. Son olarak görüldü ki 15 Temmuz’un da hedefi ordu idi. O ordu ki 15 Temmuz’da komutanları esir alındı. Amaç da sanırım gücü tartışılamayacak kadar büyük olan yapıyı disiplinsiz bırakmaktı. Ama o ordu şimdi yine görev başında! Tüm saldırı ve operasyonlara bugün Afrin’den en net şekilde cevap veriyor.

Bu çerçevede bugün Trump’a söylenecek en önemli söz ise, ‘Sen Meksika’dan göçmen gelmemesi için tüm sınıra duvar yapacağım’ diyorsun. Üstelik bunun da parasını Meksika’dan istiyorsun. Bize ise sadece ‘göçmen’ değil, bombalar ve terörist geliyor. Sınırlarımız tartışılıyor. ‘Tehlike geliyorum ‘diyor.

Sözün özü, Türk Ordusu’nun neden Afrin, Münbiç ve Fırat’ın doğusunda olduğunun cevabı nettir. Tıpkı son yıllarda neden yıpratıldığının cevabının net olduğu gibi. Ancak orada olmanın zaferle sonuçlanması da dün yazdığım gibi hızlı hareket etmemize bağlıdır. Dünkü yazımda bahsettiğim 1967 yılındaki bölgede olan 6 gün savaşları gibi.

Hatırlanacağı gibi, 5 Haziran 1967´de başlayan ve 6 gün sürdüğü için tarihe 6 Gün Savaşı olarak geçen Arap-İsrail savaşı, Orta Doğu´da bir dönüm noktasıydı.

5 Haziran 1967’de başlayan 6 Gün Savaşları, Orta Doğu için sonuçları günümüze kadar ulaşan bir dönüm noktası oldu. Bu savaşta İsrail Araplar karşısında kesin zaferler kazanarak, Mısır,Suriye ve Ürdün’den aldığı topraklarla sınırlarını dört kat genişletti. Yüz binlerce Filistinli topraklarından göç etmek zorunda kaldı. Cemal Abdülnasır'la başlayan Arap milliyetçiliği ( Pan-Arabizm ) anlayışı çöktü. Filistin meselesinin bu anlayışla çözülemeyeceği ortaya çıktı. Filistinliler çözüm için yeni yollar denemeye başladılar.

Türk Ordusu’nun Afrin Operasyonu ise bu kez bölgede yeni haritaların çizilmesi hayallerine karşı durma ve sadece kendi sınırlarını korumak içindir. Ve bu yüzyılın yerine göre ‘yeni canlı silahı’ , yerine göre, ‘savaş sebebi’ yani (nerede ne ihtiyaç varsa oralara yerleştirilen) terörü önlemek ve yok etmektir. Bunun için de bugün ‘devlet aklı’ ile hareket edip, milli operasyonları siyasi ikballere tahvil etmeden ‘esas devlet’i güçlendirme zamanıdır. Pazartesi günü esas devlet ve olması gereken devleti yazmak üzere iyi hafta sonları…

Yazıların her türlü yasal sorumluluğu Yazarın kendisine aittir. Kaynak gösterilse dahi yazının tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan yazının bir bölümü, alıntılanan yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.