1. YAZARLAR

  2. NURAY BAŞARAN

  3. Ankara’da neler oluyor?– 5
NURAY BAŞARAN

NURAY BAŞARAN

Yazarın Tüm Yazıları >

Ankara’da neler oluyor?– 5

A+A-

Bugün, "Ankara'da Neler Oluyor?" yazı dizimizin sonuncusunu yazıyorum. İlerleyen günlerde,  Ankara’da neler olduğunu ya da olacağını yazmaya devam edeceğiz.  İşin özüne gelirsek, Ankara'da yeni bir ‘milli devlet’ harekâtı yaşanıyor. Bu harekatın adına restorasyon ya da koruma diyebilirseniz, (birileri dedikleri gibi yıkmışsa) yeniden inşaa diyebilirsiniz, (yıkmaya çalışıyorlarsa)  yeni kurtuluş savaşı diyebilirsiniz. Gördüğüm kadarıyla, milli devlet refleksi ya da bu konudaki duruş, her zaman olduğundan daha da açıktır. Bence, bu sürece 'dışarıdan’ müdahale etmek niyetinde olanlar, bunu akıllarından bile geçirmesinler. Türkiye Cumhuriyeti, Mustafa Kemal Atatürk’ün istikametindeki yürüyüşünden en küçük bir sapma olmadan yoluna devam etmektedir ve bundan başka her şey teferruattır.

Dünkü yazımda, erken ve baskın seçim konusuna değinmiştim. Kapalı kapılar ardında erken ve baskın seçimin şartlarının oluşup oluşmayacağı hesapları yapılırken; İran ve Türkiye,  Rusya destekli biçimde Irak’a girmenin ya da hangi şartlarda gireceğinin hesaplarını yapıyor. Bölgemizde yaşananlar ve yaşanacaklar, içerdeki gündem olan erken ve baskın seçim gibi konuları gölgede bırakacak kadar önemli görünüyor.

Özetlersek, iktidar partisinin masadaki malzemeleri arasında; "referandumun olası tekrarı", "erken baskın seçim" ve "bölgedeki gelişmelere sıcak müdahale" (adı bile hoş değil ama net bir savaş) bulunuyor. Bazı çevrelerde, Kerkük ve Süleymaniye’yi sınırlarına katmış bir Türkiye’de,  iktidarın birkaç ay sonra alacağı erken seçim kararı ile %50 + 1 değil, %60 ile sandıktan çıkabileceği bile konuşuluyor. Oysa Türkiye’nin bekası, bir seçim sandığına sığdırılamayacak kadar kutsal, önemli ve büyüktür.

Eğer böyle bir mecburiyet doğarsa, dünyada küresel güçlerin dalga dalga yaydığı milliyetçilik, Türkiye gibi bir ülkede sürpriz seçim sonuçları yaratabilir.  Böylesi bir ortamda savaşın etkilerini ve sonuçlarını tüm hücrelerinde hissedecek olan Türk insanı; önce hayatında, sonra sandıkta milli olmaya yönlendirilecek ve milliyetçilik en üst seviyede toplumun davranışları ve düşüncelerinde etkili kılınacaktır. Bunda en küçük bir tereddüt yoktur. Hatta '15 Temmuz Matruşka Darbesi’nin yeni bebekleriyle bizi tanıştıracaktır. Başından beri 15 Temmuz’a 'matruşka darbe' adını vermiştim ve her bir durumun içinden çıkan bebekleri süreç içinde yazmaya devam ediyorum. Kimileri buna, 'NATO Darbesi' diyor. Onların dilinden yazarsak, NATO darbesi, doğal seyrinde, post postmodern şekilde gerçekleşmiş olamaz mı? 

Tanıdığım etkili siyasetçiler, ‘siyasette neler oluyor?’ ve 'MHP'nin durumu ne olur?' diye soruyorlar. MHP’nin akıbeti, İngiltere'nin Ankara Büyükelçisi üzerinden başlattığı kavgayı nasıl yöneteceğine bağlıdır. MHP’nin bu kavgayı bilerek kendi ve ülke kurtuluş savaşı adına yaptığını tahmin ediyorum.  Eğer MHP, tutumu ve mücadelesini iyi yönetemez ve radikal yeni hamleler yapamazsa, yeni parti kurması yılan hikâyesine dönen Meral Akşener'in partisi iktidara yürür. En iyi ihtimalle, Tayyip Erdoğan 2019’da yeniden Cumhurbaşkanı seçilse bile,  Meclis'te hâkimiyet Meral Akşener’de olur. Biliyorum, bu yazdıklarım bazılarınıza saçma ya da abartı gibi geliyor. Unutmayın ki, halk Ak Parti’yi değil, sadece Tayyip Erdoğan’ı tanıyor. Tayyip Erdoğan için Ak Parti’ye oy verenlerin sayısı, tahminlerin çok üzerinde.  Hatta birçok insan için Ak Parti yoktur, Erdoğan vardır. Cumhurbaşkanlığı için aday olan Tayyip Erdoğan’a halk yine oy verebilir ama milliyetçiliğin tavan yaptığı bir ülkede kendisini ve kadrolarını (bürokrasi dahil) yenileyemeyen Ak Parti’nin yeni sistemde Mecliste çoğunluğu elde etmesi, Devlet Bahçeli'nin adına yaraşır biçimde sürpriz yeni hamleler yapması ihtimali dışarda tutulursa, imkan dışı görünüyor.

Anlayacağınız, havalar soğurken siyaset ısınacak. Kış döneminde sıcak siyasi gelişmeler yaşayacağız ve kış ayları siyaseten sıcak geçecek.

Yazıların her türlü yasal sorumluluğu Yazarın kendisine aittir. Kaynak gösterilse dahi yazının tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan yazının bir bölümü, alıntılanan yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.