1. YAZARLAR

  2. NURAY BAŞARAN

  3. Ara dönem mi geliyor?
NURAY BAŞARAN

NURAY BAŞARAN

Yazarın Tüm Yazıları >

Ara dönem mi geliyor?

A+A-

İki gün önce, AK Parti’deki OHAL’e değinmiştik. Bugün, "OHAL’den ne hal çıkacak?" sorusunu yanıtlamaya çalışacağız. Biliyorum, okurlarımız şaşıracak ama çok iddialı bir başlık ile giriş yaptım.

İddiam şudur: "Türkiye, ara döneme girmiştir. Bu dönem, en az 5 yıl devam edecektir"

Siyaseti okuma noktasındaki naçizane tecrübem ile iddia ediyorum ki, "AK Parti dönemi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yeniden genel başkanlığa dönmesi ile bitmiştir."

Aynı yazıda belirttiğim gibi, Tayyip Erdoğan, sözü edilen 18 belediye başkanını mutlaka görevden alacaktır. Türkiye Cumhuriyeti devleti, FETÖ ile mücadelesinde çok kararlıdır. Cemaatin tüm hücreleri mutlaka temizlenecektir. Devlet aklının bu kararı doğrultusunda Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir devlet adamı olarak bölge için son zamanlarda sık sık söylediği, ‘Bir gece ansızın gelebiliriz’ sözünü, cemaat bağlantılı herkese de yakın zamanda söyleyecektir.

Muhtemelen Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun ByLock kararı paralelinde,  bu kez FETÖ'nün  ‘siyasi ayağına' operasyonlar kapıdadır.

Lafı uzatmaya gerek yok. Nitekim son zamanlarda ‘gizli tanık’ ifadeleriyle birlikte sızdırılan bilgiler de bu paralelde piyasaya sürülmektedir. Abdullah Gül'den Ahmet Davutoğlu’na, Nazım Ekren’den Mehmet Şimşek’e kadar uzanan gizli tanık ifadeleri piyasaya sürülmüştür.

Bundan bir süre önce kulislere sızan ve Erdoğan’ın söylediği ileri sürülen, "gerekirse AK Parti’yi kapatıp yeni parti kurarız" cümlesi boşuna değildir. Meral Akşener’in iktidar alternatifi olamayacağı, hatta parti bile kuramayacağı iddiaları yanında,  ‘AK Parti’nin muhalifi olacak parti,  AK Parti’den çıkacaktır’ iddiası boşuna değildir. Her büyük grup kendi partisini kuracaktır ve bu konuda çalışmalar çoktan başlamıştır. Yeni sistemde (Cumhurbaşkanlığı Sistemi) seçim barajı problemi de olmayacağı için Meclis’te büyük koalisyon da kolayca sağlanabilecektir.

Şu an itibarıyla ‘eski dönem' sona ermiştir. Ama ‘yeni dönem’ hala kurulabilmiş değildir. Bu nedenle, Türkiye'de  ‘ara dönem’ başlamıştır. ‘YENİ DÖNEM ’in kurulması ise zaman alacaktır. Bu çerçevede, özellikle Türkiye üzerindeki hâkimiyetini kaybetmek istemeyen ülkeler (başta batı ülkeleri olmak üzere), Türkiye için yeni darbe senaryoları bile yazabilmektedir.

Konumuza dönecek olursak, ABD’nin BOP’una (Büyük Ortadoğu Projesine) paralel olarak bölgede kurulmak istenen ‘devletcik’ler gibi,  iç politikada küçük ‘particik’lere de hazır olmakta fayda vardır. Gelin şimdi sessiz sedasız yürütülen particik çalışmalarına dönelim. Acaba, son zamanlarda kim kiminle ne iş tutuyor?

İngiltere'ye yakın olan Abdullah Gül ve Ahmet Davutoğlu gibi isimlerin, bir zaman kurulan Merkez Parti çatısı altında buluşmak üzere çalışmaya başladıkları bilgisi kulislere düştü. Son zamanlarda Ak Parti’nin en çok tartışılan ismi Melih Gökçek ise  ‘100 Büyük Türk Büyüğü’ arıyor. ‘Ümmetin Lideri ‘olarak ilan ettiği Erdoğan ile hiç bir zaman bağını koparmayacağını ifade eden Gökçek,  AK Parti kurulmadan önce 2000’li yıllarda da aynı sloganla ulusal bir parti için yola çıkmıştı. Gökçek, o tarihlerde Erdoğan ile mücadele edenlere yaptırdığı anketlerle  ‘çözüm bende ve benim’ diyordu. Gökçek’in bu kez gözüne kestirdiği parti ise BBP. Eğer Büyük Birlik Partisi’nde sorun çıkarsa,  DP ile de birlikte hareket edebileceği yönünde alternatif çalışmalar da var. Kulisler, çok hareketli bu konuda. 

İngiltere –Almanya ve Çin hattındaki (hangisini beğenirseniz) Vatan Partisi’nin başına ise emekli General Soner Polat isminin geçip geçmeyeceği de kulislerde konuşulanlar arasında.

Peki, Erdoğan, bunların neresinde? Açıklıyorum, tam da ortasında!  Tayyip’siz bir senaryo yok. Erdoğan'ın varlığı, muhalefet başta olmak üzere birçok kişi ve ülkeye dert. Yokluğu ise millete...

Ak Parti’de durum böyle de muhalefette farklı mı?  ‘Kaset’ kumpaslarından yara alan Deniz Baykal’ın,  CHP’nin gidişatından rahatsız olduğunu bilmeyen yok. Baykal'ın Kılıçdaroğlu’na son teklifi ise  ‘ya sen Cumhurbaşkanı adayı ol,  ya ben’ şeklinde oldu. İnönü Vakfı ve İstanbul sermayesi tarafından yönetilen CHP’ye, yeni bir ‘Macron’ aranıyor. Bu konuyu bu hafta başka bir yazıda ele alacağım.

ABD’nin ‘vize’ ambargosu,  bizim siyasetçilerimize ' vız gelip tırıs gidiyor.' Ancak,  ‘ABD vizesiz’ Türkiye’de  ‘vize, kime nasıl verilir?’ ve bu ‘vize’ sizliğin anlamı nedir? Bu konuyla yarın devam edeceğiz.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Yazıların her türlü yasal sorumluluğu Yazarın kendisine aittir. Kaynak gösterilse dahi yazının tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan yazının bir bölümü, alıntılanan yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.