1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. Asıl sorun ‘Süresiz borçlu’ yaşamak zorunda bırakılmak
Asıl sorun ‘Süresiz borçlu’ yaşamak zorunda bırakılmak

Asıl sorun ‘Süresiz borçlu’ yaşamak zorunda bırakılmak

Boşanmış İnsanlar ve Aile Platformu başkanı İlknur Birsel Büyükakça, Süresiz Nafaka mağduru kadınlardan Latife Özçitfçi’nin hikayesini paylaşırken “Onlar mağdurun mağduru” dedi.

A+A-

Nafakada adil düzenlemenin çokça konuşulduğu bugünlerde Süresiz Nafaka mağduru kadınlardan bahsetmek istiyorum. Onlara mağdurun mağduru diyoruz. BİA PLATFORMU üyesi hanımlardan biri olan Hafize hanım iki evlilik yapmış. Birinci evliliğinde çok acılar çekmiş, şiddet görmüş. Boşanmış kurtulmuş. Ne nafaka, ne tazminat hiçbirini talep etmemiş. Yeniden kurduğu yuvada eşinden dolayı Süresiz Nafaka Mağduru olan kadının kadın hakkı savunucuları serzenişi ve öyküsünü aktarmak istiyorum.

Asıl Mağdur Kadınlar şiddetten kurtulmak nafaka, tazminat talebinde bulunmayan "lanet olsun onun parasına" diyerek boşanan kadınlar ve ömür boyu nafaka mağdurlarıyla evli olan kadınlardır ve ne yazık ki Kadın STK’ların çoğu tarafından yok sayılmaktadırlar. Mevcut yasa TMK 175 in gerçekten şiddet, eziyet gördüğünden dolayı boşanmış kadınlara hiç bir hayrı olmadığı gibi ikinci eşlerin hayatını da zindana çevirmektedir. 100 günlük icraata konu olan Adalet ve Aile Bakanlıklarımızca üzerinde çalışmaların tamamlandığı ve TBMM ye gönderildiği söylenen yasadaki Süresiz İbaresinin kaldırılarak Süre sınırları 1-5 yıl arası belirlenerek Hakkaniyetli Süreli Nafaka yasasının bir an önce hayata geçirilmesi 30 yılda milyonları bulan sayıda mağdura ve ailelerine sonunda nefes aldıracak ve sürekli bozulmakta olan Aile yapımızın yeniden toparlanmasında aktif rol oynayacaktır.

BU SERZENİŞİM SÖZDE KADIN HAKLARI SAVUNUCULARINA !!!
Hikayeme başlamadan benimde bir kadın olduğumu belirtmek isterim. Adım Hafize Özçiftçi. O sözde kadın hakları savunuculuğu yaptıklarını söyleyenlerin amaçları söyledikleri gibi kadın haklarını savunmak olsa benim içinde güzel şeyler yapılması ve söylenilmesi gerekirken ben hiç duymadım, görmedim. 2-068.jpg

Ben 2005 yılında görücü usulü ile evlendim. Evlendiğim günden itibaren eşim ve ailesinden hem fiziksel hem de psikolojik şiddet görmeye başladım. Evliliğimiz süresince eşimin hiç bir zaman sürekli bir işi olmadı. Ailesinin kısmi yardımları ile geçinmeye çalışıyorduk. Yaklaşık altı yıl evli kaldım bu süre içerisinde iki sefer düşük yaptım. Belki düzelir beklentisi ile ve tepki çekme yalnız bırakılma korkusu ile aileme durumumu anlatamadım. En sonunda dayanamayarak 2011 yılı sonlarında ayrıldım. Ona muhtaç olmamak için ne tazminat ne de nafaka talebim olmadı. Sürekli değişik işlerde çalışmak suretiyle kendi nafakamı kazandım. Beraber aldığımız ve benim adıma borçlandığımız ödemeleri de bu dönem içerisinde tek başıma ödedim.

2015 yılında şimdiki eşim ile tanıştım. 2016 yılında evlendik eşimin de ikinci evliliği idi. Şükürler olsun ki geçmişimi ve yaşadığım kötü anları bana unutturarak çok mutlu ve huzurlu güzel günler geçirmeme vesile oldu. Eşimin ise ilk evliliğinden kalma borçları ve ödemeleri bulunmaktadır. Hem Süresiz Nafaka hem de İştirak nafakası ödüyor. İştirak nafakasına itirazımız yok, sıkıntı sadece çocuğu zorla göstermesi. Asıl sıkıntı Süresiz nafaka ve Süresiz borçlu yaşamak zorunda bırakılmak. Memur olması nedeniyle hepsi icra yoluyla maaşından kesinti yapılarak ödenmektedir. Bunun yanı sıra nafaka ödemesi ile almış olduğu maaşın yarısı kesintiye uğramaktadır.
Ben yaşamış olduğum mutlu günler ve eşimi çok sevmem nedeniyle el ele vererek bütün zorluklara göğüs gererek mücadeleye devam ediyoruz. Boşanmış İnsanlar ve Aile Platformu çatısı altında yaptığımız bu mücadelenin sonunda Allah'ın yardımıyla kazanacağız. Bir mücadele yapılırken her iki tarafta da bir kadın bulunduğu ve ikinci eş olan kadının hakkı olmadığı halde böyle bir zulme uğratılması belki kanunen hak olarak görülüp suçlu muamelesi yapılabilir. Ama hem vicdanen hem de ahlaken vicdanları yaralamaktadır. Ayrılık olmuş hiç bir bağ kalmamış var ise çocuk haricinde; hoş onu da parasını ödeyerek türlü zorlamalarla görebilirlerse eğer ki. Ben eşimi sevdiğim için her zorluğa göğüs gererim. Ama herkesten aynı direnci beklemek hayalcilik olur.

Sayın Cumhurbaşkanımızın bu konuyu 100 günlük icraat listesine alması içimizde umut ışıklarını yaktı.
Çok şey istemiyoruz ki sadece biraz vicdan ve akılla düşünülerek doğru bulunabilir. En kısa zamanda Süreli Nafaka yasasının hayata geçmesi dertlerimize ilaç olacaktır.

Saygılarımla 

 

AVAZTURK
 

YASAL UYARI: Yayınlanan haberin tüm hakları AVAZ MEDYA Grubu'na aittir. Kaynak gösterilse dahi haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.