1. YAZARLAR

  2. HAKAN POLAT

  3. Başlarken...
HAKAN POLAT

HAKAN POLAT

Yazarın Tüm Yazıları >

Başlarken...

A+A-

Hangi işe başlarsak başlayalım; haydi bismillah demeyi öğrettiler küçük bir çocukken. Atamızdan, anamızdan, büyüklerimizden bunu öğrendik.

Sene 1994 Siyasal Bilgiler Fakültesi Basın Yayın Yüksekokulu olarak girdiğimiz üniversiteden İletişim Fakültesi mezunu olarak mezun olduk. Hayata da öyle açtık belki gözlerimizi.

80’lerin sonuyla 90’ların gençliğiydik biz. Bu süreçte darbe döneminden tekrar çok partili hayata geçişi yaşadık.

Acı hatıralarla dolu 80 darbesinden sonra Türkiye’yi yeniden dizayn etmeye çalışan Özal’ın önünü 70’li yılların siyasi ve uzlaşmaz liderlerinin ambalajlanarak kurtarıcı diye halka sunularak kesilmeye, terörün hem okullarda hem de sokaklarda palazlandırılmaya çalışıldığı bir dönemdi.

Türkiye hızla kabuk değiştiriyor ve Menderes dönemindenden itibaren ihmal edilmiş halk tekrar devletle buluşuyordu. Yıllarca telefon bağlanmasını bekleyenler, cep telefonlarıyla tanışıyor, kuyruklarda ömrü geçenler, Türk F-16 ların semalarda süzüldüğünü gördüğünde, nerden nereye demekten kendini alamıyordu. Ama bu süreçte bir yandan da Türkiye’nin gelişmesini istemeyen iç ve dış güçler tarafından yeni oyuncular durmaksızın siyaset piyasasına sürülüyor, terör azgınlaştırılarak memeleketin önü kesilmeye uğraşılıyordu.

90’ların sonu ne yazık ki heba edilen yıllara dönüşmüş, askeri erk kendini herşeyden üstün görmeye başlamıştı. Ve ben kendimce birey olarak hiçbirşey yapamamın çaresizliğini yaşıyordum.

2002’den sonra ülkemiz tekrar halkla devletin buluşmasına şahit oldu. Enflasyon hızla aşağı inerken, büyük yatırımlarla Türkiye yine  şaha kalmışken, Başbakan ve Cumhurun reisi halkın içinden biri olmuşken, yine dış ve iç mihraklar harekete geçmişti. Haini boldu bu toprakların, istemeyeni çoktu bu milletin…

“Dünyadan izole olsun, kendi kabuğuna çekilsin, halkı 1 metrekarelik bir yerde seccadesini atıp namazını kılsın, bayrağına şöyle bir baksın ama bir halta karışmasın ve memleketi biz elitler olarak yönetelim, canımız sıkıldıkça vuralım kafasına kırbacı, acıtalım canını, arada sırada da "eşeğini kaybettirip gerisin geriye bulduralım da sevinsin zavallı” diyen zihniyet tekrar hortlamıştı.

Bir kısmı bu halkın manevi değerlerine ve dinine düşkünlüğünü fırsat bilerek FETÖ gibi terör örgütlerini başımıza musallat etmeye kalkarken, PKK adlı bölücü örgüt ve yandaşları da barış, kardeşlik, özgürlük adına asker ve polisimizle vatandaşlarımızın canına kastediyordu.

Amerika değil miydi bu evrensel değerlerle dünyadaki müslümanlara demokrasi getirmeye çalışan?

Ortadoğuyu bitmek bilmeyen iştahlarıyla sömürmeye çalışan AB, ABD, İsrail, Rusya hiçbir zaman müslüman olmayan bir devlete kılıç çekmemiş, İran ve onların istihbarat örgütleri tabii ki de içerdeki işbirlikçi hainleri değil miydi bu milleti yok etmeye çalışan?

FETÖ’cüler bu yapının hepsiyle hemhal olurken, acem uşakları diye adlandırdıkları Şiayla İranlılarla elele kolkola gezer, emperyalizme karşı olduğunu söyleyen bölücü terör örgütü emperyalizmin petrol bekçiliği için halkımın kanını döker ve sözde Türk sanayisini ve sermayesini oluşturan Beyaz Türk gruplar ise devlet içindeki adamlarıyla bu milleti soymaya devam eder.

Tabi buna karşı millet-devlet elele diyecek, bunu savunacak ve buna göre hareket edecek yöneticilerimiz de vardı çok şükür memlekette.

Öyleyse yaklaşık 20 yıl bizi okutan bizi büyüten milletimize de hizmet etme zamanı gelmiştir diyerek ve karınca misali, İbrahim’in yanan ateşine bir damla su götürmek olsa bile bize düşen vazife, bu vazifeyi ifa etmekten bizi ne geri alabilir?

O vakit, haydi Bismillah diyor ve ateşe suyu damla damla da olsa dökmeye başlıyoruz.

Rabbim hepimizin yar ve yardımcısı olsun; Amin…

Yazıların her türlü yasal sorumluluğu Yazarın kendisine aittir. Kaynak gösterilse dahi yazının tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan yazının bir bölümü, alıntılanan yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.