1. YAZARLAR

  2. HAKAN POLAT

  3. Bir İngiliz, bir Fransız, bir Alman, bir Türk...
HAKAN POLAT

HAKAN POLAT

Yazarın Tüm Yazıları >

Bir İngiliz, bir Fransız, bir Alman, bir Türk...

A+A-

Klasik fıkralar vardır. Bu başlıkdaki dörtlü ya uçağa binerler, ya yarışırlar ya da bir iddiaya girerler. AB işinde bir yol ayrımına gelince ve hele de Britanya ayrılınca bir tane de benim aklıma geldi.

Bizim Türk her zamanki gibi uçağa en son ve apar topar yetişir, koltuğuna oturur, bir İngiliz, bir Fransız, bir Alman yan koltukta oturuyor şöyle döner bunlara doğru "ulan gene mi siz!" der.

1963 yılından beri yılan hikayesine dönen AB maceramız var. Hani padişahın kızını almak isteyen Keloğlanımız var ya, Kaf Dağındaki ejderhanın başından üç tutam tüy yolar, onu su perisine getirir, o hayat pınarına gönderir, oradan su alır velhasıl bin tane aşamadan geçer en son sevdiğine nail olur.

Bizim AB işi de o hesap, ne engeller ne hendekler kondu önümüze de aşa aşa bitiremedik. Hep tam bitti dediğimiz de yeni aşamalar yeni kriterlerle karşılaştık.

2. Dünya Savaşının akabinde düşman kardeşler Fransa ve Almanya’yı bir araya getirerek ve daha sonrada genişleyerek devamlı büyüyen AB, Türkiye’ye her daim zorluk çıkaran AB artık obeziteli bir insan gibi şişmiş patlamaya hazır hale gelmiştir. Klasik İngiliz siyaseti bunu görmüş gemi batmadan filikasına atlayıp meşru çocuğu ABD ve gayrimeşru şımarık çocuğu İsrail’le yeni sulara açılmak için hazırlığını yapmaya başlamıştır. İngiltere bundan sonra bölünecekmiş, efendim İskoçya ayrılacakmış, Kuzey İrlanda ayrılacakmış, Galler şöyle olacakmış bunların hepsi fasa fisodur. Gelir seviyen elli bin dolar olunca kimsenin umurunda bile olmaz bu tip ayrılmalar veya birleşmeler.

Bunların hepsi yeni küresel düzende safların sıklaşması ile alakalı emarelerdir.

Alman ekolunun tamamen etkisi altına giren ve Almanya’yı ağabey olarak gören, yeni AB üyeleri Balkan ve Doğu Avrupa ülkelerine karşı İngiliz hegemonyası veya kültürel etkileşimi içerisinde olan devletlerin gardını almasından ibarettir. Demokrasi, referandum sonucu görülen bu ayrılmanın, uzun vadede itilaf veya ittifak veya müttefik devletler zincirine dönüşmeyeceği ne malumdur?

Tabi Türkiye bu noktada ne yapmalıdır?

Biz de artık bu yol ayrımındayız. Fazla naz aşık usandırmıştır.

Bana şunu söyleyin, Türkiye’nin başı sıkıştığı noktada bu AB ülkelerinden hangisi yardımımıza koşacaktır?

Patriot füzelerini esirgeyen Hollanda mı?

Soykırımı kabul eden Almanya ile Fansa mı?

Kendi borç batağına düşmüş İspanya ile bebek katili Apo’ya sahip çıkmış İtalya mı?

Emeklisine bile para ödeyemeyen ve her gün Ege adalarını biraz biraz daha işgal edip bütün anlaşmaları unutan tarihi düşman Yunanistan ve yavrusu Rum kesimi mi?

Neymiş demokrasi, insani değerler, haklar, özgürlük ve de eşitlik varmış buralarda sadece ekonomik kalkınma değilmiş AB ile birlikte olmak!..

İnsani değerler ve medeniyet telakkisi AB'nin tekelinde değil ki. Bilakis bizden alıp bize unutturmaya çalıştıkları değerler bunlar.

Elhamdülillah, bu millet Allahu Teala’nin ayetine mazhar olmuş bir millettir.

Elhamdülillah, Osmanlı'nın torunu, İlah’i Kelimetullah’ın takipçisidir bu millet.

Sen, ey Avrupa, ey AB bizi almışsın, almamışsın çok da önemli mi zannedersin? Benim yüce milletim, atam dedem, ulu hakanlarım, yüce padişahlarım istenmedikleri nerde durmuş ki sizden minnet umalım.

Bu topraklar neler neler gördü? Bu asıl millet en aciz, en fakir, en garip yıllarında bile Rabbinden başka kimseden himmet eylememiş de, siz kim oluyorsunuz ya? Bizim aynı dili, aynı inancı paylaştığımız kardeşlerimiz, dildaşlarımız ve dindaşlarımız var.

İnanın dostlar, biz bize yeteriz. Neden Türk birliği veya Türk-İslam Birliği olmasın?

Bugün İslam dünyası paramparça gözükebilir ve Türk dünyası ise hala 70 yıllık Rus sendromunun etkilerini yaşıyor olabilir.

Bunlar ufak tefek ayrıntılar, önemli olan ortak müştereklerde karşılıklı yapılacak fedakarlıklarımız.

Atam Bilge Kağanın dediği gibi ilimiz bir, töremiz bir, üstte gök basmadıkça altta yer delinmedikçe bizi kim ayırabilir?

Alin çalın başınıza AB'nizi. Bize kardaşlarımız ve karındaşlarımız yeter de artar bile.

Yazıların her türlü yasal sorumluluğu Yazarın kendisine aittir. Kaynak gösterilse dahi yazının tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan yazının bir bölümü, alıntılanan yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.