1. YAZARLAR

  2. HAKAN POLAT

  3. Bulaşıkları Biz Yıkayacaksak, Sopayı Niye Biz Yiyoruz?
HAKAN POLAT

HAKAN POLAT

Yazarın Tüm Yazıları >

Bulaşıkları Biz Yıkayacaksak, Sopayı Niye Biz Yiyoruz?

A+A-

Yıl 1811…

İzmir’de Woodmas and Offley adlı ilk Amerikan şirketi kurulur. İzmir’le Boston

limanları arasında gemilerle yükler taşınmaya başlar. Ticaretin artışına paralel olarak, Amerikan

şirketlerinin sayısı da hızla artmaya başlar İzmir’de. Hem şirket elemanlarının yerel halktan yetişmesi hem yerli işbirlikçi bulabilmek hem de Müslüman çocuklarının dönüşümleri için misyoner ihtiyacını doğması ile birlikte ilk Amerikan Misyonerleri İzmir’e ayak basar.

Yıl 1820…

Pliny Fisk ve Levi Persons …

Anadolu’ya, Hristiyanlığın yayılmaya başladığı ama kendilerince kafirin elinde olan bu kadim topraklara, gerekirse mezar taşları bile olmaksızın ölmeye gelirler.

Ve ilk Protestan misyoner faaliyetler İzmir’de başlar . Osmanlı ile Amerika’nın Seyr-ü Sefer Anlaşması ile peş peşe misyoner merkezleri, istasyonlar ve uç istasyonlar çoğalmaya başlar. İzmir’i, 1823 Beyrut, 1831 İstanbul’da, 1835 Trabzon’da, 1839 Erzurum, 1847 Antep, 1851 Sivas, 1852 Adana ve Merzifon, 1853 Diyarbakır, 1854 Maraş, Kayseri ve Urfa, 1855 Harput, 1859 Tarsus ve 1872 Van takip eder.

Amerikalı Misyonerlerin ilk hedefi Ortadoks olan Ermenilerin mezhebini Protestan olarak değiştirmeleri için faaliyete geçmeleri olmuştur. Hedef istedikleri gibi şekillendirebilecekleri genç nesillerdir. Lakin her ne kadar ermeni ve rum çocukları üzerinden harekete geçseler de gayri müslim nüfusun az olduğu yerlerde Müslüman gençleri de hedeflerine alarak hem kendi kültür potasında eritmişler hem de kendi sömürge düzenleri için yeni bir kültür aşılamayı başarmışlar.

Yıl 1839 Tanzimat Fermanı,

Yıl 1856 Islahat Fermanı.

Biz Batılılaştığımızı sanıp Gülhane de heyecanla yeni reformlarımızı tüm dünyaya heyecanla haykırırken, misyonerler esas vurucu darbeyi burada yaparak şeriat devleti Osmanlı’da din değiştirmenin yolunu açmışlar ve cezai müeyyideleri ortadan kaldırmışlar.

Hani Osmanlı şeriat devletiydi?

Osmanlı işin geç de olsa farkına varmış lakin atı alan Üsküdar’ı geçmiştir.

Günümüzle ne kadar benzer değil mi?

Rahip Brunson denen zevat 23 yıldır ülkemizde. Hayatını adeta Anadolu’ya adamış ama bu sefer Ermeni gençleri yerine Kürt gençleri var hedefinde.

Ölümü göze alarak bu topraklara gelen ilk misyonerler ile Rahip Brunson aynı adamlar aslında.

Amerikalıların tabiriyle barışçıl, kardeşçil, özgürlükçü, sakin din adamları, pastör mü neyse ondan.

Ama PKK’lıları kilisesinde sağlayacak kadar özgüven sahibi.

FETÖ’nün palazlandığı yer İzmir ise ortak noktaları. Hıristiyan din adamı FETÖ’nün altın nesline sahip çıkacak kadar da iman sahibi biri.

Ne papazı, aslında bir numaralı Cıa ajanı pezevenk, tıpkı ataları olan Fisk gibi, Levi gibi. Bir yandan topladığı bilgileri diğer yandan tespit ettiği gençleri Amerika’ya eğitime yollayarak hain ve işbirlikçi yetiştirmeye devam ediyor papaz.

Amerika’daki tüm hainlere yargı üstünlüğü var diye dokunulmazken, bizim papaz Brunson’u almak için Amerika, “ver ulan” diyen mahalle kabadayısı gibi bastırıyor.

Nitekim en azından ev hapsiyle de olsa ilerleme kaydediyor.

Şüphesiz dünya üzerinde dengeler ne kadar değerli de olsa, Brunson ev hapsine çıkarılarak yargıda ve yönetimde zaafiyet gösterilmiştir.

Beklentimiz “al papazı ver papazı” şeklinde pişti yapmaktır.

Unutmayalım hesap çok kabarık.

Bu piştiyi yapamazsak adama ya bulaşık yıkatırlar, ya da bir kamyon sopa atarlar.

 

 

Yazıların her türlü yasal sorumluluğu Yazarın kendisine aittir. Kaynak gösterilse dahi yazının tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan yazının bir bölümü, alıntılanan yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.