1. YAZARLAR

  2. CELALETTİN YÜNEL

  3. Çanakkale’ye İHANET ettik!
CELALETTİN YÜNEL

CELALETTİN YÜNEL

Yazarın Tüm Yazıları >

Çanakkale’ye İHANET ettik!

A+A-

Şehit kanlarının oluk oluk aktığı ve bize Anadolu’yu yeniden kazandıran ulvi ruhun adı,

Destanlar yazılan ÇANAKKALE…

Şimdi bugün gazetelerin ilk sayfaları Çanakkale hatıratlarıyla dolacak,

Köşe yazarları haksızlıklara, hukuksuzluklara çıkartamadıkları seslerini bugün Çanakkale’de atalarımızın yedi düvele karşı durduğu savaşı yad ederek kendilerini onlarla bir tutarak köşelerini süsleyecekler ama ben burada size bambaşka bir Çanakkale sunacağım…

İhanetlerimizle,

Saygısızlıklarımızla,

Hak etmediğimiz değerlerle bezeli bir Çanakkale…

***

Öncelikle hepimiz Çanakkale’yi unuttuk!

Kabul edelim…

Şehir şehir dolaşan Çanakkale müzelerindeki birbiri içine geçmiş, her biri tarihte büyük bir nokta olan mermilerin sadece eski paslanmış halleriyle doldu Çanakkale ruhumuz…

Dedelerimizin verdiği savaşın zerresini hissedemez hale geldik.

Artık Çanakkale deyince sızlayan yüreklerdeki hüznün yerini başka sevdalar aldı.

Para, servet, araba, mal-mülk vesaire…

Oysa unutulmaz ve yadsınamaz değerleri bize armağan eden o iman dolu günlerin yerini günübirlik gururlar, onurlar aldı…

Öncelikle benlerin arasında BİZ olmayı unuttuk.

Çanakkale ruhu yerden göğe kadar “BİZ” demeyi bilen atalarımızın geçmişinden aldığı güçle geleceğini kurtarma çabasıdır.

KORKUSUZDULAR,

Kaybedecek hiçbir şeyi kalmamış bir milletin son nefesinde şaha kalkarak mertçe ölüme yürüyüşünün adıdır ÇANAKKALE…

Makamını kaybetme korkusuyla gerçekleri saklayanların ödlekliği yoktu onlarda…

Ya da yalakalık yaptığı patronunun yanlışına göz yumacak kadar karaktersiz değillerdi…

Sıfırı tüketmişlerdi amma gönüllerindeki iman düşmana korku salıyordu…

Peygamber Efendimiz (s.a.v.) amcası Hz. Hamza(r.a.)’a dediği gibi, yürüyüşleri ölümü korkutuyordu.

MERHAMETLİYDİLER,

Mermi sıkan düşmana bile merhamet kapıları açıktı. Oysa şimdi otobüste giderken bile birbirimize tahammülümüz yok. Havadan nem kapıp birbirimizle kavga etmenin derdine düşmüşüz.

ZİNCİRLERLE BAĞLIYDILAR BİRBİRLERİNE,

1 mecidiye borç aldığı arkadaşından helalliği vasiyet ediyordu kendine ve arkadaşı da aynı vasiyeti cebinden taşıyarak hakkını helal ediyordu. Oysa şimdi kul hakkının yerini paralarla ölçülen itibarlar almış durumda.

Devlet dairelerinde bile parası olan itibar görüyor, işi kolaylaşıyor.

Parası olmayan aylarca sürünüyor,

Hakkını arayan isyankar oluyor…

Evlerimizde, ellerimizde ekranlara bağlı yaşıyoruz. Bizi onlar ayakta tutuyor. Onlar olmasa nefes alamayacakmışçasına yaşıyor ve yaşlanıyoruz.

***

ÇANAKKALE milletimizin şah damarına dayanan bıçağın kırıldığı yerdir.

Milletimizin değerlerine sahip çıktığı,

Kürt,

Arap,

Çerkez,

Türk demeden namusu ve vatanı için cepheye koşan dedelerimizin şahlandığı yerdir…

ÇANAKKALE bizi biz yapandır…

Oysa şimdi biz, hepimiz… Sosyal medyalarımızda günübirlik konuların peşindeyiz… Gündemleri kovalayarak takipçi peşinde koşturuyoruz. Biz sosyal medya batağına gömüldükçe yetişen nesil absürd dizilerin ışığında tarihini bilmeden büyüyor…

Senaryoların ışığında tarihi öğreniyor.

Oysaki tarih dizi senaryolarıyla değil tarihi vesikalarla, gerçek olaylarla öğrenilir.

Şimdi çıkan dizilere, filmlere bir gözattığınızda en çok göze çarpan ortak özellikleri,

Birbiri ardına kuyu kazan fitne insanlar,

Para peşinde kul köle olanlar,

Entrika çevirerek bir yerlere gelmeye çalışanlar,

Karanlık yollarla insanlara haklarını verenler,

Vesaire…

Oysa İstiklal Marşında,

“Ruhumun senden İlahî, şudur ancak emeli:

Değmesin mabedimin göğsüne namahrem eli.

Bu ezanlar, ki şehadetleri dinin temeli,

Ebedî, yurdumun üstünde benim inlemeli.” derken bu skandal dizilerle mabetlerimize uzandır namahrem eller…

Bakınız her dizide içki masasında batılı, Avrupalı insanlar gibi eğlenen insanlar özendirilirken, dindar-muhafazakarlar, saf, bilgisiz gösterilerek geleceğe kötü örnek teşkil ettiriliyor.

Sonuç olarak biz en başta şu dizilerin senaryolarına batı güdümlü kalemlere kaptırmakla ihanet ettik ÇANAKKALE’ye…

Atalarımızın neden Çanakkale savaştığını hepimiz bilsek de onların savaştıkları düşmanları içimize sokmalarına seyirci kaldık/kalıyoruz…Ne zaman ki dizilerde filmlerde gerçek inanlar anlatılır ve değerli gösterilir işte o zaman bizi biz yapan Çanakkale ruhuna geri döneriz…

Yoksa bu gidiş hiç hayra değil..

Vesselam… 

Yazıların her türlü yasal sorumluluğu Yazarın kendisine aittir. Kaynak gösterilse dahi yazının tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan yazının bir bölümü, alıntılanan yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.