1. YAZARLAR

  2. NURAY BAŞARAN

  3. CHP’de neler olacak? (2)
NURAY BAŞARAN

NURAY BAŞARAN

Yazarın Tüm Yazıları >

CHP’de neler olacak? (2)

A+A-

CHP kurultayına saatler kala şunu söylemeliyim ki, bu kurultay hiçbir kurultaya benzemiyor. Benzemeyecek de. Bu kurultayda seçiciler, yani delegeler, ‘son kez’, son sözü söyleyecek. Çünkü kurultayın ‘ertesi günü’,  hiç bir şey eskisi gibi olmayacak.

Neden mi?

Bunu anlamak için önce bölgemizi ilgilendiren konulara göz atmakta fayda var. Malum Türk Ordusu ister kabul edelim ister etmeyelim resmen savaşta. Elbette bu ülkemizin bekaası için kaçınılmazdı.  Ancak gelinen noktada,  bugüne gelen politikalar ile ordumuz için savaş alanı sadece Afrin Cephesi ile sınırlı değil.

Münbiç ve Fırat’ın doğusu tartışma konusu iken, Ege’den başlayarak Akdeniz’e açılan ve Doğu Akdeniz güvenliği olarak adlandırılan bölgedeki güvenlik sıkıntısı, her geçen gün artmaktadır.  ABD’nin Yunanistan Büyükelçisi hiç çekinmeden Yunanistan ile Türkiye arasında çok önemli bir çatışmadan söz ederek, (Türk Ordusu’nun Afrin sonrasındaki yeni durağı Münbiç konusunda tartışmaların çok yoğun yapıldığı günlerde),  adeta bir bombanın pimini çekip EGE’nin ortasına bırakıverdi. Alın size büyük ve yeni bir cephe.

Sorun ve cephe bununla da sınırlı değil.  Aynı günlerde İzmir’de Ege Kent Konseyleri Birliği kuruldu. İzmir Kent Konseyleri Birliği’nin girişimleri ile EGE Kent Konseyleri Birliği kuruluş toplantısı, 35 kent konseyinin katılımıyla Anemon Fuar Otel’de gerçekleşti. Görünüşte masum ama bir ‘Ege Cumhuriyeti’nin temelleri çoktan atılmış oldu. Bu arada Ege’deki 18 adanın tartışması, Yunan Savunma Bakanı’nın Kardak kayalıklarına küstah gezisinin bir tesadüf olmadığı bu gelişmeler ile artık daha net bir şekilde görülüyor. Tüm bunlara Kıbrıs’ı da eklemekte büyük fayda var. Unutulan ve unutturulan Kıbrıs,  artık yarından itibaren ‘Lavand yapılanması’ ile hız kazanacağa benziyor. Bunu ayrı bir konu olarak yazacağım. Çünkü bu konu çok önem arz ediyor. Hatta Afrin’den daha önemli halde. 82. Vilayet olacaksa ve ilan edilecekse, bu Musul değil acilen Kıbrıs olmalı.

Bu arada tüm bunlara eklemek gerekir ki,  Kuzey Suriye’de kurulması planlanan Kürt Devleti artık açıktan tartışılıyor. Suriye rejimi ise tam da bu noktada, ülke bütünlüğü için Türk Ordusu’nu sınırlarından çıkarmak üzere BM Güvenlik Konseyi’ne başvuracağını duyuruyor.

Evet, görüldüğü gibi etrafımız ateş çemberi, savaş halindeyiz. Tüm bunlara rağmen içerde de adeta savaşırcasına bir siyaset yapılanması gerçekleştirilmeye çalışılıyor. OHAL’de olmamızdan mıdır nedir bilinmez ama siyaset rüzgarları sert bir şekilde esiyor. Hem de son yıllarda hiç olmadığı kadar hızlı ittifaklar ve karşıtlıklar ile.  Tüm partiler, olağanüstü değişimler ile kendisini yeni yerlerde konumlandırıyor. Yeni sistem gereği yeni İttifaklar ile yeni koalisyonlar oluşturuluyor.

Görünen o ki, Türk siyaseti bu anlamda çok da daha yenilik ve değişimlere gebe. Tam da bu noktada CHP Kongresi ise, bu hafta sonu tarihi bir karar verecek. Fabrika ve kurucu ayarlarına mı dönecek yoksa seçimini laik ve Atatürk istikametinden uzaklaştırarak,  kurultay sonrasında bazı kesimler ile yol ayrımına mı gidecek? Yani açık söylemek gerekirse, CHP’de birleşme mi olacak yoksa kulislerde konuşulduğu gibi CHP en az 3’e mi bölünecek?

Bu çerçevede kurultayda genel başkanlık için yarışacak olan adayları değerlendirirsek, Muharrem İnce’nin arkasında Amerika’nın, Ümit Kocasakal’ın arkasında batının,  Ömer Emin Ağaoğlu’nun arkasında  ‘devlet’in olduğu göründüğüne göre,  Kemal Kılıçdaroğlu  (devam kararlılığı gösterirse) son ziyaret ettiği ülkenin İngiltere olduğunu hatırlatmakta fayda var diye düşünüyorum.  Peki, bu şartlarda bu kongrede ve ‘ertesi gün’ neler olur?  Bir kere kim seçilirse seçilsin hiçbir şey eskisi gibi olmaz. İşgal altında olduğu söylenen CHP fabrika ayarlarına dönerse, sadece ülke faydasına bir durum oluşur ki, bu bizi ülkede başka şeylerin olmasından uzaklaştırır. Demokrasi yoluyla restorasyonun önü açılır. Aksi halde karşı cephede biriken ‘içe dönük’ Milliyetçilik,  şu anda maalesef ülke faydasına değildir. Yarın devam edeceğim.

Yazıların her türlü yasal sorumluluğu Yazarın kendisine aittir. Kaynak gösterilse dahi yazının tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan yazının bir bölümü, alıntılanan yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.