1. HABERLER

  2. ÖZEL HABER

  3. ÇÖZÜM MASASI Paris’te mi kuruldu?
ÇÖZÜM MASASI Paris’te mi kuruldu?

ÇÖZÜM MASASI Paris’te mi kuruldu?

Son dönem PKK ve HDP’lilerin gündemden düşmeyen “çözüm ve PKK’nın silah bırakması ve sınır dışına çıkması” yönündeki çağrılarının, Paris’te çok gizli yürütülen bir görüşmede varılan anlaşmaya dayandığı öne sürüldü.

A+A-

ÖZEL HABER- Herkes, HDP’li Altan Tan’ın PKK’ya yönelik “PKK’nin kayıtsız, şartsız silahlarını susturması, 2013 Newroz'unda Öcalan'ın çağrısı doğrultusunda silahlı güçlerini Türkiye dışına çıkarması” çağrısı ile ABD Ankara Büyük Elçisi John Bass’ın, “PKK derhal silah bırakmalı ve böylece görüşmelere geçilmeli” açıklamalarını tartışırken, KCK Yürütme Konseyi Üyesi Zübeyir Aydar’ın, “ABD arabulucu olsun, bizi ve Türkiye’yi yeniden bir masada bir araya getirsin. Sorunlarımızı konuşalım, biz buna hazırız” çağrısı kafaları karıştırmıştı.

AVAZTÜRK, hükümete yakın bazı gazetecilerin de gündeme getirdiği “çözüm”, “PKK’nın silahlı unsurlarını sınır dışına çıkarması” ve “görüşme/müzakere” tartışmalarının, çok gizli yürütülen ve Paris’te gerçekleştirildiği belirtilen bir görüşmeye dayandığı iddialarının arka planını araştırdı.

Türkiye’nin gündemine bomba gibi düşecek iddiaya göre, bazı siyasetçiler, Mart ayının son haftasında Paris’te KCK/PKK üst düzey yöneticileriyle görüştü. Görüşmede, “PKK’nın Mayıs sonuna kadar tüm silahlı unsurlarını sınır dışına çıkarması” konusunda görüş birliğine varıldı.

Görüşmenin Paris Kürt Enstitüsü Başkanı Kendal Nezan ve onunla irtibatlı KCK Yürütme Konseyi Üyesi iki isimle gerçekleştiği iddia edilirken, PKK’nın sınır dışına çekilme sürecinin nasıl işleyeceğine dair ayrıntıların, sonraki görüşmelerde ele alınacağı, bu yönde görüşme turlarından birinin de Türkiye’de sınır bölgesinde gerçekleştirileceği öne sürüldü.

YILDIRAY OĞUR: PKK SİLAHLI GÜÇLERİNİ SURİYE’YE KAYDIRMALI

Paris’te bazı siyasetçiler ile KCK Yürütme Konseyi Üyeleri arasında “PKK’nın sınır dışına çekilmesi” konusundaki mutabakat iddiaları açığa çıkmadan Yıldıray Oğur’un 11 Nisan 2016 köşesinde, “Buzdolabında bekleyen raf ömrü uzun bir ürün...” başlığıyla yayınlanan yazısında, PKK’nın “tıpkı 1999’da olduğu gibi bizzat kendi kararı olarak, Türkiye’deki silahlı faaliyetlerini bitirdiğini ilan edip, güçlerini sınır dışına çekmesi” tavsiye edildi. Oğur, PKK’nın 1999’dan farklı olarak bunu yaparken operasyon yapılmamasını talep edebileceğine, bunun için görüşmeler yürütebileceğine de işaret etti. Oğur, PKK’nın bunu yapması durumunda elde edeceği kazanımları ise özetle şöyle sıraladı:

-PKK’nın siyasi kanadı kriminalize olmaktan kurtulur, önüne açılan alan iyice daralmaz.

-Çok sevdiği, uğurlarına maceralara girdiği uluslararası müttefiklerinin de elini kolaylaştırmış olur.

-Türkiye yerine, güçlerini silahın hükmünün daha uzun yıllar süreceği Suriye’deki savaşa kaydırmış olur.

Oğur, bu şartların yerine gelmesi durumunda Çözüm Süreci’nin de tekrar gündeme gelebileceğini şu ifadelere yerleştiriyor: “Bu iki yol dışında çözüm sürecini buzdolabından kimse çıkarmayacaktır.”

BBC’DEN “MASA” AMİGOLUĞU

Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun Diyarbakır temasları sırasında, beraberindeki gazetecilere yaptığı, "PKK 2013 Mayıs'ına dönerse her şey konuşulabilir" açıklamaları sonrasında başlayan tartışmalara dahil olan BBC Türkçe, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın bu tartışmalar üzerine sergilediği "Konuşulacak bir şey yok. O süreç bitti" çıkışını sorgularken, kimi gazetecilerin de bu yöndeki görüşlerine başvurdu.

Bu isimlerden Nevzat Çiçek ve Vahap Coşkun, çözüm masası kurulmasından yana fikir beyan ederken, Vahap Coşkun’un, Yıldıray Oğur’un yukarıdaki ifadeleriyle örtüşen şu önerisi dikkat çekti: "PKK şehir içindeki silahlı unsurlarını çekmeli, devlet de buna mukabil olarak çözüm sürecini başlatmalı."

Nevzat Çiçek ise yaşananları şu şekilde özetledi: "Başbakanlığın temsil ettiği 'silahları bıraksalar çözüm masasına dönebiliriz' yaklaşımı. Diğeri de Erdoğan'ın tarzı, 'Ya baş eğecekler ya baş verecekler' yaklaşımı. Yani silahların tümüyle bırakılması ve betona gömülmesi."

PARİS’DEKİ GÖRÜŞMEDE HANGİ SİYASETÇİ VARDI?

Bütün bu gelişmeler ışığında cevap bekleyen en önemli soru ise Paris’te PKK/KCK yöneticileriyle, PKK’nın silahlı unsurlarını sınır dışına çıkarması görüşmesinde bulunan siyasetçinin kimliği.

AVAZTÜRK’ün bu yöndeki araştırmalardan elde ettiği veriler, AK Parti Diyarbakır Milletvekili Galip Ensarioğlu’nu işaret ediyor. Ensarioğlu’nin, Mart ayında Paris’e birden fazla ziyaret gerçekleştirdiği, bu ziyaretlerinde Paris Kürt Enstitüsü’nde kimi görüşmeler gerçekleştirdiği öğrenildi.

Ensarioğlu’nun, Nisan ayı başında RS FM’e yaptığı açıklamadaki, “Örgüt silahlı varlığına bir şekilde son verecek. O zaman siyasi çevreler de çözüm için daha güçlü katkı sunarlar" ifadeleri ise dikkat çekiyor.

ENSARİOĞLU: PKK’YI GÖRMEZDEN GELEMEZSİNİZ!

Galip Ensarioğlu’nun, PKK’nın teröre yönelmesine dair geçmişte kullandığı “Kürt sorununu çözerken, PKK’yı görmezden gelen, örgütü orta yerde bırakan bir çözüm, PKK’da böyle reflekslere sebep olabiliyor. O yüzden bu çözüm sürecine PKK’yı da dahil etmek ve PKK’ya da bir çözüm sunmak zorundasınız” ifadeleri de hatırlandığında, örgütle yeni bir “masa” denemesinin arkasında kimlerin olabileceği ve Başbakan’ı bu yönde bir sürece kimlerin ikna etmiş olabileceği daha şeffaf bir şekilde ortaya çıkıyor.

ERDOĞAN’IN İKİ SEÇENEK VURGUSU

Bu arada Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, terörle mücadelenin kesintisiz devam edeceği ve PKK için üçüncü bir seçeneğin olmadığı yönündeki açıklamalarının da hem içerden hem dışardan dayatılan ve PKK’nın silahlı unsurlarını sınır dışına çıkarmasını öngören yeni bir “sürece” yönelik tepki olduğu iddia edildi. Yapılan ilk görüşmeler üzerine ortaya çıkan ve örgütün sınır dışına çekilmesi şeklinde öngörülen süreçte operasyon yapılmaması taleplerinin önündeki en büyük engelin de örgüte üçüncü bir seçenek şansı bırakılmayacağını ilan eden Cumhurbaşkanı Erdoğan olduğu öne sürüldü.

ZİHNİ ÇAKIR: “MAYIS’A PKK'SIZ GİRECEĞİZ AMA; İŞTE ASIL FELAKET DE ‘AMA’SI!

Paris’te bazı siyasetçilerle PKK/KCK yöneticilerinin Mart ayının son haftasında gerçekleşen bir buluşmada, “PKK’nın silahlı unsurlarını sınır dışına çıkarması” yönünde görüş birliğine vardığı iddiaları konuşulurken, AVAZTÜRK Genel Yayın Yönetmeni Zihni Çakır’ın 30 Ocak 2016 günü kaleme aldığı, “Mayıs'a PKK'sız Gireceğiz Ama; İşte Asıl Felaket de 'Ama'sı!” başlıklı yazıda dikkat çektiği tehlikenin Türkiye’yi kuşatmaya çalıştığı da ortaya çıktı.

Çakır o yazısında, “PKK’yı küresel aktör yapacak sinsi bir plan” diye tanımladığı gelişmeleri, “Nisan ayı sonuna kadar örgütün Türkiye’deki tüm unsurları Suriye’ye taşınacak.

Örgüt, Suriye’deki bileşeni olan PYD ile bütünleşecek deniyor.

Muhtemelen bize de ‘örgütün kökünün kazındığı’ hikayeleri anlatılacak” şeklinde özetlemişti.

Zihni Çakır’ın söz konusu yazıda dikkat çektiği bir diğer önemli nokta da Türkiye’nin egemenliğini tehdit eden kanton oluşumu. Çakır bu tehlikeyi de şöyle özetliyordu: “Çok daha tehlikelisi; PKK’nın PYD çatısı altında, Türkiye’nin egemenliğini tehdit eden ve Kamışlı-Cezire-Haseke-Kobane-Afrin hattında kurulması planlanan kanton bölgede egemenlik elde etmesi anlamına geliyor.”

Çakır aynı yazıda, bugün sınır dışına çıkması tartışılan PKK dışındaki grupların da PYD çatısı altında birleştirilmesini öngören bir planın varlığından söz ederken şu dikkat çeken tespitleri yapıyordu: “Tek başına PKK’nın değil; bölgedeki irili ufaklı tüm başıbozuk Kürt çetelerinin PYD çatısı altında toplanmasını öngören planın, sadece Suriye ve Irak’ı 3’e bölen bir stratejiyle sınırlı olmadığını, Türkiye’nin doğu ve Güneydoğusunu da bölmeyi amaçladığını anlasalar bari.

Aksi halde, Nisan ayı sonunda gazete manşetlerinde estirilecek ‘Bahar havasının’, manşet köşelerinden uçurulacak ‘Barış Güvercinlerinin’ Türkiye için hazırlanan felaketin başlangıcı olduğunu iş işten geçtikten sonra anlamış olacağız.”

AVAZTURK.COM

YASAL UYARI: Yayınlanan haberin tüm hakları AVAZ MEDYA Grubu'na aittir. Kaynak gösterilse dahi haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.