1. YAZARLAR

  2. HAKAN POLAT

  3. Develer tellal, pireler berber, Kılıçdaroğlu genel başkan iken
HAKAN POLAT

HAKAN POLAT

Yazarın Tüm Yazıları >

Develer tellal, pireler berber, Kılıçdaroğlu genel başkan iken

A+A-

Padişahın biri etrafa çığırtkanlarını gönderir. Bu dünyada hiç kimsenin yapamadığı bir hünerini olana iki yüz kese altın vereceğini vaat eder. Az para mı? Herkes bir şekilde bu parayı almak için yeteneklerini sergiler ama padişah hepsine bir kulp takar ve yaptıkları işi beğenmez. Bir gün adamın biri çıka gelir. Padişahım ben çuvaldızın deliğinden deve geçiriyorum der ve herkesin gözü önünde kocaman deveyi çuvaldızın deliğinden geçirir. Ahali şok bir halde adama akarken padişah emreder : “Verin bu adama iki yüz kese altını "deyip adama sorar", böyle bir hünere ulaşmak için kaç yıl uğraştın " deyince, adamcağız korkuyla karışık kırk yıl efendim der. Padişah vezirine döner der ki " bu adama iki yüz kese altın verin, lakin ömrünün kırk yılını da böyle kendine faydasız, topluma faydasız bir iş yaparak geçirdiği için de iki yüz sopa vurun".

      Bir CHP kurultayı daha bitti. Renksiz, heyecansız bir kurultay. Hadi sağ partilerde alışkınız lider sultasına diyelim ama demokrasi havarisiyim ve bu memleketi ben kurtardım, Cumhuriyeti ben kurdum, çok partili hayata ben geçtim deyip çok sesliliği ve temsili savunan bir parti için hayal kırıklığı seklindeydi.  Ömrünün kırk senesini delikten deve geçirmeye atayan adam gibi hiç seçim kazanmadan kurultay şampiyonu olan Kılıçdaroğlu iki yüz kese altını kazanmanın verdiği sarhoşlukla iki yüz değnek sopa kazandığını da unutmuş gözüküyor.

Halkın gerçeklerinden değil, kendi tabanının bile gerçeklerinden kopan bir Chp zafiyetiyle karşı karşıyayız bugün.

Aslında Kılıçdaroğlu kendince özünün gereğini yapıyor.

Nasıl ki Atatürk ölür ölmez, onun karşısında ki ezikliğinden dolayı bütün kazanımları tersine çeviren bir İsmet Paşa varsa, Kılıcdaroğlu’da aynını yapmaktadır.

Dersimli Kemal lafıyla ilk ayrılıkçı çıkışını yapan Kılıçdaroğlu, Onur Öymen’i partiden uzaklaştırarak ilk mesajını vermişti. Cumhuriyet değerleriyle olan mücadelesi,soyadını değiştirmeye varacak kadar kendini gizlemişti.

Düşünsenize küçük bir çocuksun, büyüyene kadar hep kafana Tc askerlerinin geldiği, Tunceli’yi yok ettiği, masum insanları astığı, halkı sürdüğü nakış nakış işlenmiş. Ve hep kendini gizleyerek devletin kılcal damarlarına sızılarak gün geldiği zaman Dersimin adını Tunceli yapan zihniyetle hesaplaşılacak. Bu zihniyet hangi zihniyet? Tabi ki o zamanki devleti şekillendiren daha doğrusu devleti oluşturan Chp zihniyeti.

Bize göre o zamanın Pkk’sı olan, o zamanının bebek katili olan Seyit Rıza’nın asılması,bu şahsın beyninde öyle bir zuhur etmiş ki, devletle hesaplaşmak için her yol mubah fikri kafasında oturmuş.

***

Bu yüzden HDP ile PKK ile ittifak edilebilir mi?  Evet.

***

PYD, demokratik mücadele eden bir örgüt müdür? Evet.

***

Amerika, demokrasi mücadelesinden dolayı Ortadoğu da mıdır? Evet.

***

FETO, memleketimize iyi şeyler yapmak isteyen insanlar topluluğu mudur? Evet.

***

DHKP-C, ezilmiş insanların nefretini mi temsil ediyor? Evet.

***

Alman, Fransız, İngiliz ne menem gizli servisleri ve STK’ları Türkiye'nin yararına mı çalışıyor? Evet.

***

Ülkücüler, vatanını sevenler düşman mı? Evet.

***

Yarın savaş olsa İran’ın yanında yer alır mı içlerinden bazıları? Evet.

***

Sırf Ak Partiye karşı diye İslami radikalizmi savunan ve kafasına göre yorumlayan savunan vakıf veya örgütlerle işbirliği yapılabilir mi? Evet.

***

Kısacası Erdoğan düşmanlığı gözlerini öyle bir karartmış ki her ne şekilde olursa olsun yeter ki bizimle işbirliği içinde olup devlet zafiyete düşsün noktasındalar.

Tabi ki içlerinde kendilerine milliyetçi diyemeyip ulusalcıyım diyen ve gerçekten memleketi için canını verecek birçok arkadaşımız da bulunmakta.

Ama öyle sindirilmiş vaziyetteler ki, “Mustafa Kemal’in askerleriyiz” sloganını bile artık çok cılız vaziyette dile getirmekteler.

Aslında CHP’yi de hala ayakta tutan kitle bu kitle. Hala bu kitlenin yoğun olarak yaşadığı yerlerde CHP seçim kazanabiliyor ve onlar sayesinde Türk siyasetinde nefes alabiliyor. Kılıçdaroğlu’nun başa gelmesi ile nasıl ki Chp de bir kırılma yaşandıysa muhtemelen önümüzdeki ilerleyen süreçte HDPKK ile dolaylı ve gayri resmi yapılacak bir ittifak son kırılma noktasını oluşturacaktır. Çünkü CHP tabanındaki asil güç yani ulusalcı cephe ya başka parti kuralım diye dillendirmeye başlayacak ya da siyasi oyunu başka mecraya kaydıracaktır. Bu gidişle çok yakında İyi partiyle kafa kafaya nasıl vuruştuklarını da hep beraber göreceğiz.

Sözün özü, Kılıçdaroğlu bir kurultayı daha kazanmış olabilir ama ayni zamanda ayrılık tohumlarının üzerine biraz daha su serpmiştir.

Böyle giderse merak edilen soru şu; CHP de kim değneği eline alacak?

hakanpolat006@gmail.com

hakanpolat006 twitter

Yazıların her türlü yasal sorumluluğu Yazarın kendisine aittir. Kaynak gösterilse dahi yazının tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan yazının bir bölümü, alıntılanan yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.