1. YAZARLAR

  2. NURAY BAŞARAN

  3. Devleti-i Ebed Müddet
NURAY BAŞARAN

NURAY BAŞARAN

Yazarın Tüm Yazıları >

Devleti-i Ebed Müddet

A+A-

Devlet-i ebed- müddet, kısaca sonsuza kadar sürecek devlet demek. Ve tarih boyunca kurulan ‘TÜRK DEVLETİ’ni ifade eder. Ve ilelebet payidar olacak devlettir.

Türkiye Cumhuriyeti , Osmanlı İmparatorluğu’nun, Osmanlı İlhanlı Devleti’nin, İlhanlı Devleti Anadolu’daki Selçuklu Devleti’nin devamıdır. Anadolu’daki Selçuklu Devleti ile Batı Türkistan ve İran’daki Harzemşahlar Devleti de , Büyük Selçuklu Devleti’nin devamıdır. Büyük Selçuklu Devleti; Karahanlıların, Karahanlılar Uygurların, Uygurlar Gök Türklerin, Göktürkler Aparların, Aparlar Siyenpilerin, Siyenpiler Kunların devamıdır. Bu devamlar kesintisiz, aralıksız bir tarihin kadrosudur. Yani biz, yani Türkiye Cumhuriyeti, biri yıkılıp biri kurulan ayrı ayrı devletlerin değil, bir bütün halinde gelen bir devletin milletiyiz.

Devlet-i ebed-müddet aynı zamanda devletin bekası, devletin ölümsüzlüğü, kalıcılığı, devamı anlamındadır.

Türk’ün devlet düşüncesi, bütün ayrıntılarıyla Göktürk Yazıtları’nda dile getirilmiştir. Yazıtlarda düşmanlara karşı uyanık olmak gerektiği, dikkatli olunmazsa felakete uğranabileceği defalarca ikaz edilerek yazılmıştır.

Göktürk Yazıtları’ndaki Bilge ve Gültekin Kağanların devlet üzerinde taşıdıkları endişe, uyarı ve ümitlerle Atatürk’ün NUTUK’unda yer alan konuların örtüşmesini sadece devlet-i ebed-müddet ile açıklamak mümkündür.

Türk yöneticilerinin en önemli görevi devletin bekasını sağlamak ve korumaktır. Devletin bekası da ancak milletimiz tarafından kutsal sayılan değerler ile sağlanır. Bunlar; vatan, bayrak, özgürlük, adalet, erdem, güvenlik gibi değerlerdir.

Bu değerleri; cihan devleti, kızıl elma, nizam-ı alem, turan idealleri destekler. Yeni nesiller Türk’ü Türk yapan bu ülküler yerine popüler kültür ile yozlaştırılmaktadır.

Ülkemizin içinden geçmekte olduğu terör ve darbe girişimlerine karşı verilen mücadele de yine devlet-i ebed-müddet, devletin bekası içindir. Bu uğurda kahramanlarımızın, Mehmetçiğin mücadelesi de bu yüzdendir. Geçmişte olduğu gibi…Çanakkale’deki, Sakarya ve diğerleri gibi…Afrin de bunlardan biridir. Devletin tepesi, hiçbir çelişki barındırmayan bir bütündür.

Bugün bölgedeki güç ABD, Irak işgalinden sonra oldukça mesafe kaydetmiş ve 100 yıllık BOP Projesini adım adım gerçekleştirmektedir. Bu çerçevede de ABD’nin işbirlikçileri Kuzey Iraklı Kürtler, PKK, YPG, PYD’dir. Birinci amaç Kürlerle Türkleri birbirine kırdırmaktır. İkinci amaç bölgedeki Müslüman Birliğine karşı ‘mezhep kartı’dır.

Ve oyun sadece bundan da ibaret değildir. Ne çeşitlilik, ne de bölgeler itibarıyla. Bugün sorun Afrin, Münbiç, Fırat’ın doğusu. Yarın Ege, Akdeniz, Kıbrıs ve Edirne’de olacaktır. Biliyorum bunları okurken bir ‘senaryo’ veya ‘komplo’ gibi algılayan çok olacaktır. Ama ne yazık ki ülkeler bu senorya ve komploları önceden görüp tedbir aldıklarında ayakta kalıp devamlılık sağlayabiliyorlar. Tarih bu örnekler ile dolu. Tarih de böyle yazılabiliyor.

Çoktandır varlığından şüphe edilen ve yok olduğu sanılan, ya da yok edildiği düşünülen şey ise bugün Devlet-i Ebed Müddet olarak varlığını korumaktadır. Biz ki, karma toplumdan gelip sistemli ve hiyerarşik olarak ayakta kalabilmiş bir Cumhuriyetiz. (Paternalist bir sistemle). Bugün yapmamız gereken dil, din, ırk, mezhep ayrımı yapmadan her zamankinden daha fazla ‘BİRLİK’ olmaktır. ATA’mızın dediği gibi, ‘İLELEBET PAYİDAR KALABİLMEK’ için!

Yazıların her türlü yasal sorumluluğu Yazarın kendisine aittir. Kaynak gösterilse dahi yazının tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan yazının bir bölümü, alıntılanan yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.