1. YAZARLAR

  2. SHENI HAMID/Londra

  3. DİKKAT! Teröre merkez aranıyor
SHENI HAMID/Londra

SHENI HAMID/Londra

Avrupa ve Londra Temsilcisi
Yazarın Tüm Yazıları >

DİKKAT! Teröre merkez aranıyor

A+A-

Müslüman nüfusun yoğun olarak ikamet ettiği çeşitli Londra semtlerinde Ortadoğu ürünleri satan bazı bakkal tabelaları, bugün halen, Al Qaida veya Taliban’ın bayraklarında da yansıtılan ‘la ilaha illallah Muhammad rasul Allah’ ifadesini ilan etmektedir. Çelik dükkan kapıları üzerinde asılmış bayrak büyüklüğündeki siyah zeminlerin beyaz renkli, Arapça harflerle işlenmiş dini şahadetleri, bazı mekanlarda ise beyaz zemin üzerine yazılmış şekliyle dikkat çekmektedir. Lakin, inançlarını gururla sergileyen söz konusu işletmecilerin tercihi, bazı çevrelerce ‘cihadın bayrağı ya da hilafet bayrağı’ sıfatıyla nitelendirilmiş ve belki de ‘tesadüfen aynı sembolleştirmeye rastlayıveren’ gönderiyle bağdaştırılmamalıdır.

 

Bununla beraber, fikir ve ifade özgürlüğü kavramlarında herkese demokratik haklar tanıyışı ile dünya çapındaki ününü koruyan United Kingdom (UK-Birleşik Krallık)’da, inançları yönündeki ifadelerini, açıkça sunmayı seçmiş sıradan bireyler tabi ki herhangi bir terrorist aktivitesiyle alakalı kılınmamaktadır. Çünkü, UK Public Order Act (Birleşik Krallık Kamu Düzeni Kanunu) özeti uyarınca ‘Bayrak veya amblem taşımak-giymek-göstermek başlı başına bir suç değildir; lakin o bayrak ya da amblem, herhangi bir sebep ile amactan dolayı ve şüphe uyandıracak nitelikte sergilenirse; ya da yasadışı bir grubu veya oluşumu desteklemek, baskı ve rahatsızlık uyandırmak amacıyla taşınır-giyilir-gösterilirse, mevzu ancak o zaman bir suç olarak kabul edilmektedir’. Yani siyah ya da beyaz zeminler üzerine Arapça yazılmış bu kutsal sözler ile barışçıl Müslümanlar arasında -olası bir cihada çağrı bağlantısı kurulmayabilir. Fakat ne yazık ki, batı ülkeleri tarafından Ortadoğu üzerinde, planlı ya da plansız uygulamaları fark etmeksizin gerçekleştirilmiş olan ezeli hataların günümüze uzanmış getirisi, şahadetlerden daha yönlendirici sayılabilecek ve terörizm risklerini kesinlikle arttıracak faktörler arasında gösterilmektedir. 

 

Öte yandan, siyah zemin üzerine beyaz renkli Arapça harflerle yazılmış ‘la ilaha illallah Muhammad rasul Allah’ bayrağı ve versiyonlarının, günümüzde halen Al-Qa’ida ile örgüt şemsiyesi altında toplanmış diğer terör grupları tarafından kullanıldığı bilinmektedir. ‘Cihadin bayrağı’ tanımlamasıyla nitelendirilen sancak bir tarafa; Taliban perspektifiyle işlenmis yine aynı sloganda ise apayrı bir idare tarzı sergilemektedir. Dolayısıyla, inanışın Afganistan’da yaygın olarak dalgalanan Taliban versiyonunda beyaz zemin üzerine siyah harflerle yazılmış aynı şahadeti ‘Hilafetin Bayrağı’ sıfatıyla yükseltilmektedir göklere.

 

Cihad bayrağının en son ISIS terör örgütü propagandalarında yoğunlukla sergilendiğini hatırlamak mümkündür. Fakat ISIS etkenliğinin ivme değiştirmesi akabinde, ‘Artık hangi bölücü grubun hangi renkli bayrağı sergileyeceğine ve aynı ideoloji doğrultusunda faaliyet gösteren bölücü grupların, hangi genel merkez tarafından idare edileceğine?’ dair soruları, dünyanın çeşitli ülkelerine yayılmış bazı terör gruplarını bağdaştırarak cevaplamak mümkün sayılacaktır:

 

Cihad bayrağının dalgalandığı yerleri hakimiyet altına almış terör grupları açısından, amaçlanılmış İslami devleti kurma ideolojisi, en son ISIS terör örgütünün Irak’taki yoğunluk etkisinin zayıflatılmasıyla, şimdilik ertelenmiş gibi algılanabilinir. Ona rağmen, batılı ülkelerin güvenlik kuvvetleri tarafından duyurulmuş ‘terör örgütlerinin, yeni stratejik planlar yapıyor olabileceğine dair’ açıklamalar, kamuoyunu ihtiyatın elden bırakılmaması yönüne dair de uyarmıştır. Bu hassas geçiş sürecinde otoriteler, yukarıdaki ideolojilerden hangisinin bu kez ön plana çıkarılacağını hesaplamaya çalışmaktadır. Ayrıca, cihad ya da hilafet bayrağı öncülüğünde sürülebilecek bölücü uygulamaların kumanda merkezinin de Irak akabinde, hangi topraklara taşınacağını değerlendirme yoğunluğundadır otoriteler. Terörle mücadele uzmanları uyarınca Afganistan, ana merkez oluşturulmasına uygun zemin sunabilir hassasiyetleri içermektedir. Ustelik, Afganistan’daki idari merkeziyle Taliban, Al-Qa’ida şemsiyesi altıda faaliyet gösteren tüm gruplara seslenerek, grup liderlerinin bir araya geleceği ‘Jihad Shura Council (Cihad Danismanlik Meclisi)’ oluşturulması niyetiyle çağrıda dahi bulunmuştur. Mesela, Al-Qa’ida tohumlarının güçlü olduğu tarihi Khorasan topraklarında, 2009’da ABD roket saldırısında oldurulduğu güne kadar, Taliban ile işbirliği sinyalleri vermiş olan Saad Bin Laden (Al-Qa’ida lideri Osama Bin Laden’in oğlu) ile takipçileri, hangi Ortadoğu ülkesinde bir idari boşluk, yolsuzluk, adam kayırma, demokratik ihlaller ve batı ulkesi askerlerinin giriş-çıkışı bulunmuşsa -kısacasi 2003 sonrasındaki Irak örneğindeki gibi- o ülkede kurulacak bir terör merkezi ihtimalinin kuvvetini’ ısrarla vurgulamıştır.  

 

Diğer bir bağlantıyla, cihad bayrağı versiyonları altında toplanmış pek çok terör grubu ile genel mentor Al-Qa’ida’nın, bu sancağı kullanmayı seçiş kararı bir tesadüf değildir. Tercihe örnek gösterilecek bazı hadisler uyarınca, ’Kıyamet gününde, siyah bayrak taşıyan bir atlının, tarihi islam şehri Khorasan (Horasan)’dan yola çıkarak, İsrail’e doğru ilerleyeceği’ bildirilmiştir. (Gaybet-i Numan sayfa 228/327; Biharu’l Envar sf. 14, gibi). Bu arada, Persia’nın kuzeydoğusunda yer alan Khorasan bölgesi genişliğinin Afganistan topraklarını da kapsadığı dikkatlerden kaçırılmamalıdır.

 

UK ya da diğer modern ülkelerde temsil edilen ayni amaçlı propagandalara ilaveten, medyada yansıtılmış isimlerden, Al-Qaida bağlantılı Yemen merkezli AQAP (al-Qa’ida in the Arabian Peninsula); Libya’daki Ansar al-Sharia, Benghazi Revolutionaries Shura Council,  Derna Mujahidin Shura Council, Ajdabiya Revolutionaries Shura Council; buna katılacak Somali’deki Hizbul Islam, Al-Shabaab, Islamic Courts Union’dan ve Al-Shabaab; Kuzey Nigeria’daki Boko Haram (resmi adı: Jama’atu Ahlis Sunna Lidda’awati wal Jihad); Mısır’ın Sinai bölgesinde kurulmuş Ansar Bayt al-Maqdis, Hasm, Al-Gama’a al-Islamiyya (Islamic Group or IG), Egyptian Islamic Jihad (EIJ), Hizb ut-Tahrir (Party of Liberation or HT), The Muhammad Jamal Network, Ajnad Misr Teror grubu;  Pakistan’daki Tehrik-i -Taliban; Suriye’deki Ahrar al-Sham, Jaysh al-Islam; Jabhat al-Nusra (Jabhat Fateh al-Sham)… terör örgütleri yine aynı cihadi amaç doğrultusunda hareket etmektedir ve tüm bu örgutlerin genel bir idare tarzını değerlendirmeye hazır bulunduğu, geçmişteki ISIS destekçiliğindeki mesajlarından da anlaşılmaktadır.

 

Hatırlanacağı üzere, ABD askeri güçlerinin 2011’de Irak’tan çekilmesiyle, ISIS terör örgütünün çıkış zeminini sağlamlaştırmıştı. Bilhassa, batı devletleri tarafından, dönemin Al-Maliki hükümetine (Irak’ın demokratikleştirilmesi niyetiyle) yapılmış ‘yüzbinlerce milyar Dolarlık’ finans yardımlarının ortadan kayboluş sebeplerini artık hiç kimse sormazken; ABD tarafından eğitilmiş bazı Irak’lı savunma güçlerinin hangi şartları takiben ISIS’e (DAEŞ) katıldığıysa elbette anlaşılmıştır.

 

Bu kritik safhada asıl mesele şudur ki, cihad veya hilafet ideolojisiyle hareket etmekte olan tüm terör grupları, ABD ile varlıklı AB ülkelerinin Ortadoğu’da yapacağı taktik hatalarını da değerlendirerek ivme kazanmaktadır.

 

Doğru, ISIS’in gücü Irak’ta hafifletilmiş; Irak’taki Kürdistan bağımsızlığı sorunu -şimdilik- kontrol altına alınabilmiş; Suriye’deki iç savaş duraksamış; Hamas ile Hizbullah yepyeni bir politik döneme doğru girmiş… olabilir ama, batının Ortadoğu üzerinde emperyalizm kurma egosu dizginlenmediği sürece, masumlara zulüm eden kargaşa, Khorasan’ın idari sistemi zayıf ülkelerindeki kökenini tekrar tekrar sağlamlaştıracaktır.

Yazıların her türlü yasal sorumluluğu Yazarın kendisine aittir. Kaynak gösterilse dahi yazının tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan yazının bir bölümü, alıntılanan yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.