1. YAZARLAR

  2. ZİHNİ ÇAKIR

  3. FETÖ'nün operasyonel kumpas kabiliyeti tam gaz!
ZİHNİ ÇAKIR

ZİHNİ ÇAKIR

Yazarın Tüm Yazıları >

FETÖ'nün operasyonel kumpas kabiliyeti tam gaz!

A+A-

Bu bir "Ergenekon Avukatının yellenmesiyle yayılan FETÖ kokusu bir 'kamyon soğan' kokusunu nasıl bastırdı" yazısıdır...

Size kamuoyunun gözünden kaça(ırıla)n çok önemli bir ayrıntıyı aktaracağım. Öyle ki; Fetullahçı Terör Örgütü/PDY ile mücadele konusunda görevli MİT dahil herkesin kendini sorgulaması gereken noktada olduğumuzu gösteren skandallar silsilesi...

Malum; örgütün TSK dahil sızmadığı, egemenlik alanı bulmadığı yer yok. Bu alan avantajıyla MİT Tırlarına düzenlediği operasyon hala ülkenin en öncelikli konusu.

Yine malum olduğu üzere; Türkiye’yi, üstelik batının kendi elleriyle kurup, bölgedeki kontrolünü kalıcı kılmak için izlediği kontrollü gerilim ve çatışma stratejisinin en önemli ayağı olan terör örgütlerine silah yardımı yapmakla suçlatan bu operasyonun sorumluları hakkında devam eden bir yargı süreci var.

MİT Tırlarına operasyon, Türkiye’deki “ihanet ittifakının” da çıplak gözle görülmesini sağlayan bir süreçti.

Fetullhçısı, Ergenekoncusu, Ulusalcısı, PKK’lısı, DHKP-C’lisi ve CHP’lisi…

Hiçbir ayrım gözetmeden tüm bu şebekeler aynı safta yer aldılar ve Türkiye’yi batı nezdinde itibarsızlaştırma ve uluslararası mahkemelerde yargılatma algısına hizmet ettiler.

Türkiye kamuoyu, MİT Tırlarına düzenlenen operasyonun bir ihanet girişimi olduğunu çok geçmeden anladı. Soruşturma ve yargılama sürecinde bu ihanetin vehameti ve boyutları daha net bir şekilde ortaya çıkıyor.

İşte tarihin gördüğü o en büyük ihanet ittifakı, operasyonda eli olan herkese uzanabilecek yargı sürecini itibarsızlaştırmak için şeytanın bile aklına zor gelecek bir başka operasyonun merkezinde şimdi.

Sözde “mahalle medyasının” üç maymunu oynarken, mütareke medyasının Yeni bir “MİT Tırı” operasyonuna dönüştürmek istediği ama aslında MİT Tırlarına operasyon düzenleyenlerden hesap sorması beklenen yargı sürecini itibarsızlaştırmayı amaçlayan olayı tek tek aktarayım sizlere…

Geçtiğimiz Eylül ayında Şanlıurfa’nın Akçakale ilçesinde, Yalçın K. isimli şoför denetimindeki bir kamyon durdurulur. Kamyonda yapılan aramada soğanla kamufle edilmiş infilaklı fitil bulunur.

Yapılan araştırmalarla, kamyonda bulunan mühimmatın Afyon’daki sivil bir patlayıcı deposundan çıkarıldığı anlaşılır. Dahası bu depodan 100 ton civarında patlayıcı kayıptır ve depo sahibi de ortalarda yoktur.

Şanlıurfa Cumhuriyet Savcısı İhsan Güngör, yakalanan kamyondaki patlayıcıların terör örgütü DAEŞ’e gittiği iddiasıyla soruşturma başlatır. Elde, şoför Yalçın K. ve başka bir araçla kamyona eskortluk yaptığı iddia edilen Doğan G.’nin suçlamaları dışında başka kişilerin patlayıcıyla bağlantısını kurabilecek delil de yoktur.

Şoför’ün, ifadelerinde tarif ettiği ise; Özel Kuvvetler Komutanlığı’nda görevliyken Albay Levent Göktaş liderliğinde yürütülen FETÖ yapılanmasına yönelik kapsamlı istihbarat çalışmasında görev almış, bu ortaya çıktıktan sonra “çete üyelerine istihbarat ve gayri nizami harp dersi verdiği” gerekçesiyle FETÖ’nün ilk kumpas girişimlerinden biri olan Sauna Çetesi’ne sokularak tasfiye edilmiş Yüzbaşı Nuri G.B’dir.

AFYON/DAZKIRI SAVCILIĞI DA DEVREYE GİRER

Soğan kamyonundaki vahim nitelikli patlayıcılarla ilgili soruşturma Şanlıurfa Savcısı İhsan Güngör tarafından sürdürülürken, Afyon Dazkırı Savcılığı da Evciler/ Taşlıburun Köyü’ndeki, Trend Madencilik Şirketi’ne ait depodan kaybolan patlayıcılarla ilgili soruşturma başlatır. Dazkırı savcısı Kadir Çakmak, bu kapsamda Şanlıurfa’da yürüyen soruşturmanın da şüphelisi olan Mehmet O. İçin gözaltı kararı çıkartır. Gözaltına alınan Mehmet O. Sorgusunun ardından tutuklanır. Savcı Çakmak, Mehmet O.’nun ifadeleri ile bu kez Jandarma’da görevli bir Üsteğmen için de tutuklamaya yönelik gözaltı kararı verir. Ancak Ankara’dan inzibat eşliğinde Dazkırı Savcılığı’na getirilen Üsteğmen Adli Kontrol şartıyla serbest kalır.

Savcı Kadir Çakmak, geçtiğimiz günlerde mahkemeye verdiği iddianamesinde, Afyon’daki depodan çıkan patlayıcılardan bir bölümüne yönelik Şanlıurfa 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yürüyen Davadaki veriler ışığında, kayıp patlayıcıların, “Suriye ve Irak’ta faaliyet gösteren IŞİD gibi terör örgütlerine gönderildiğinin kabul edilebileceğini” ifade eder. Bu arada jandarma Üsteğmene atfedilen suçlamalara dair araştırmanın sürdüğü bu nedenle isminin iddianamede yer almadığı öğrenilir.

PATLAYICIDAN YARGILANAN ÜSTEĞMENE MÜHİMMAT BÖLÜK KOMUTANLIĞINA ATAMA

Üsteğmen, vahim nitelikli patlayıcı suçlamasında Adli Kontrol şartıyla serbest bırakılırken, kurumunda Bölük Komutanlığından başka bir Bölük Komutanın emrine veriler.  Mobbing uygulanmaya başlanır. Sonra da ilginç bir şekilde, Jandarma Mühimmat Depo Komutanlığı’nda Mühimmat Bölük Komutanı olarak görev yapmak üzere atanır. Ancak İçişleri Bakanlığının müdahalesiyle görev yeri değiştirilir. Çünkü Jandarmada bu atama Üsteğmen’e yönelik yeni bir kumpas hazırlığı olarak değerlendirilir ve olay İçişleri Bakanlığına kadar intikal eder. Bakanlık da müdahil olur.

Bu arada ilginç bir şekilde, Afyon ve Şanlıurfa’da devam eden iki yargı sürecinde de hem FETÖ hem de PKK işbirlikçisi medya organlarında ön plana çıkarılan isimler Yüzbaşı Nuri G.B ile bu jandarma Üsteğmendir.

ESKİNİN HIZLI ERGENEKON SAVUNUCUSU ŞİMDİNİN FETÖ KUMPASI AVUKATI DEVREDE

İşin, rutin bir yargı sürecinin dışına çıktığının ilk işaretini ise, bir dönemin hızlı Ergenekon savunucusu şimdi FETÖ’nün devlete kurduğu MİT Tırları operasyonu sanıklarının avukatı Vural Ergül verir. Avukat Vural Ergül, Üsteğmen Ahmet Y.G’nin, MİT Tırları soruşturmasının “Alpaslan” isimli gizli tanığı olduğu iddiasında bulunur.

Ergül, bu iddiasını, Jandarmanın önemli isimlerinden bir Tuğgeneral’in, MİT Tırları tutuklu sanığı Hamza Celeboğlu’nu cezaevinde ziyaretinden sadece birkaç gün sonra gündeme getirir. Üstelik Üsteğmeni gizli tanıklık için ikna eden ismin de Özel Kuvvetler’de görevliyken Sauna Çetesi’ne sokularak önü kesilen Yüzbaşı Gökhan N.B olduğunu öne sürer. Ancak Jandarmadan 3 ayrı binbaşı ile yaptığım görüşmede, Üsteğmen Ahmet Y.G’nin gizli tanık olduğu yönündeki iddiaları şiddetle reddettiğini öğrendim.

Oluşturulan fotoğraf ne kadar ilginç değil mi?

Biri Özel Kuvvetler’de görevliyken bugün ismi MİT Müsteşarlığı için anılan Levent Göktaş’ın başında olduğu FETÖ konusunda yapılan binlerce sayfalık en kapsamlı çalışmada yer alan, bunun bedelini de örgütün ilk kumpaslarından biri olarak bilinen Sauna Çetesi’ne dahil edilerek ödettirilen, üstelik MİT Tırlarına dair yargılamanın gizli tanığını ikna etmekle de itham edilen emekli Yüzbaşı, diğeri de MİT Tırlarına düzenlenen ihanet operasyonuna dair yargı sürecinde Gizli Tanık olmakla suçlanan Jandarma Üsteğmen…

MİT Tırlarına yönelik yürüyen yargı sürecini, bu iki ismi “soğan kamyonlarıyla IŞİD’e patlayıcı gönderildiği” iddia edilen bir yargılamanın merkezine oturtmaktan daha iyi ne itibarsızlaştırabilir.

İDDİANAME SAVCISI FETÖ ŞÜPHELİSİ OLARAK YURT DIŞINA ‘KAÇMIŞ’

Daha büyük bir skandal aktarayım sizlere:

“Soğan kamyonları ile İŞID’a patlayıcı taşındığı” suçlamasıyla soruşturma yürütüp iddianame hazırlayan Şanlıurfa’daki savcı İhsan Güngör’ün bundan yaklaşık 1 ay evvel yurt dışına çıkıp geri dönmediği ortaya çıkar. Savcı Güngör’ün iki kez reddedilen iddianamesinin üçüncü denemesinde kabul edilmesinden sonra hakkında FETÖ mensubu olma şüphesiyle soruşturma yürüdüğü duyumları alınca yurt dışını boyladığı anlaşılır…

İşin trajik komik boyutuysa; “358 Paralel komiserin rütbesi söküldü” diye manşetler atıp, soru çalarak komiser yardımcısı olan binlerce FETÖ’cüye kalkan olan sözde mahalle medyası, ya soğan kamyonlarının kokusundan başları döndüğünden ya da “işlerine öyle geldiğinden” bu detayları görmeyip, FETÖ soruşturması gerekçesiyle yurt dışını boyladığından şüphelenilen birinin iddialarına dayanarak, FETÖ ve PKK muhibi medyayla benzer haberlere imza atması.

İşte biz, böyle bir kumpası bile çözemeyen istihbarat, istihbaratın çözemediği bu kumpas üzerinden yürüyen yargı ve bu yargı sürecinde “denetimli bir şekilde sızdırılan” bilgileri sütunlarına taşıyıp, FETÖ’nün kumpaslarına meşruiyet kılıfı giydiren medya üzerinden FETÖ ile mücadele ediyoruz. Biz mücadele ettiğimizi zannederken de FETÖ egemen olduğu tüm alanlardaki yerini daha bir mökkemleştiriyor maalesef...

Yazıların her türlü yasal sorumluluğu Yazarın kendisine aittir. Kaynak gösterilse dahi yazının tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan yazının bir bölümü, alıntılanan yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.