1. YAZARLAR

  2. HAKAN POLAT

  3. Gökçek’in vazgeçilmez Bit’i Anfa da peyzaj işleri nasıl yürür?
HAKAN POLAT

HAKAN POLAT

Yazarın Tüm Yazıları >

Gökçek’in vazgeçilmez Bit’i Anfa da peyzaj işleri nasıl yürür?

A+A-

Peyzaj, bahçe düzenleme işlemlerinin bir sanat, bir meslek dalı haline gelip disipline edilmesi olarak da adlandırılır. Kısaca çevre düzenlemesi diyebiliriz.

İnsan topraktan geldiği için her zaman doğanın bir parçası olmuştur. Her ne kadar beton yığınlarının içinde yaşasak da her zaman bahçede, çiftlikte toprakla ve ağaçla haşır neşir olmak istemişizdir.

Belediyelerin görevlerinden birisi de yaşadığımız şehri düzenlemek, yeşillendirmek kısacası insanların kullanımı için ve bir nebze olsun o güzelim doğadan istifade ettirebilmektir. Sadece bu kadar mı?

Asfaltın sıcağı içerisinde bunalmış şehir hayatı yaşayan insanları bir nebze olsun rahatlatmak ve göz zevki de işin cabası elbette. Hele ki Ankara, İstanbul ve İzmir gibi büyükşehirlerde yaşıyorsan o trafik keşmekeşinde arabanın içinde saatlerce beklerken, kavşaktaki bir yeşillik, kırmızılar içindeki bir refüj, yaya geçidinden geçerken farkında olmadan bir ağacın yapraklarının bedenine değmesi çok mutluluk verici.

İşte tabi bunlar belediyeler açısından çok maliyetli işler.

Bunların ekilmesi, ekilecek toprağın düzelmesi, ektiğini büyütmek ve onları sulamak ve daha sonrada korumak. Artı bunları İtalya’dan Brezilya’dan gemilerle tırlarla getirmek, tabi çok büyük sorun.

Ama eğer vatandaşın oyuna talipsen ve illa 25 değil 50 sene bu şehri ben ama sadece ben yöneteceğim diyorsan bunu elbette ki, tek başına yapamazsın.

Ankara koskoca bir şehir ve hala 25 senedir senden önce kalan yönetimin borcunu ödüyorsun ama şehre para yetiştiremiyorsun ve düşünsenize hazine bıkmadan yılmadan senin borcunu siliyor, sen tekrardan hizmet yapmak için aslanlar gibi borçlanıyorsun. Burada ki tek amaç vatandaşın takdirini kazanmak, tabi kıymetin bilinirse.

Neyse siyaset yapmayıp konumuza dönelim. Sistem gene şöyle çalışıyor.

Ankara Büyükşehir Belediyesi Ankara’nın yeşillendirilmesi, çiçek ve ağaçların ekilmesi amacıyla yasal kurallar çerçevesi içerisinde bir ihale açar, Allah’ın işine bak Türkiye de sular kurumuş gibi Anfa’dan başka kimse bu ihaleyi alamaz. Bu bir kısır döngüdür, otoparkta da, hafriyatta da, yol bakım, kaldırımda da hep böyledir.

Bitler devreye girer kanı emmeye başlar.

Neyse bit mit bizi ilgilendirmez biz hizmete bakarız.

İşi alan Anfa ihale açmaya gerek duymaz çünkü o bir Bit(Belediye İştirakleri Teşekkülü)tir.

Onunda taşeron Bit’leri vardır.

Hemen küçük minik Bit’lerini çağırır ve işler taşere edilmeye başlanır.

Yalnız enteresandır, bu taşere Bitler mobilyacı, tavukçu, yemekçi, inşaatçı olabilir peyzajdan anlamalarına gerek yoktur. Anlamaları gereken verilen emirleri yerine getirmek,  verdikleri taahhütü yapmaktır.

Şöyle ki Ankara Büyükşehir atıyorum 580 milyonluk bir peyzaj işini yasal ihale sonucu Anfa’ya verir. Anfa ise bu işleri kısmi kısmi böler.

A firmasını çağırır toplamda bir milyona bitecek işi 8 milyona verir. Bunun karşılığında 4 milyonunu peşin olarak önden ister. Bu peşinatı önden veren işi alır. Sonuçta 1 milyonu harcar 3milyon da taşere Bitimiz kazanır. Adam 4 milyon vermiş harbi 1 milyonda işi yapmış. 3 milyonda kazanmasın mı be mübarek adam? Kazanamazsa ATO’da(Ankara Ticaret Odası) nasıl şirketler kurulacak, nasıl ATO yönetimini indirmek gibi bir kutsi amaç etrafında birleşecek?

Bir de enteresandır, Türkiye de mevsim şartlarına uygun bir sürü ağaç varken ve ayrıca ticari manada bunları yetiştirebilecek birçok üretici firma varken, bu ağaçların bir kısmı yurtdışından getirilir. İtalya biçilmez kaftandır bu konuda. Demek ki daha sağlam bu ağaçlar. Veya Ankara’nın tropikal iklimine uygun palmiye ağaçları dikilir ama bir türlü tutmaz bu bozkır topraklarda.

Sayın okuyucum,  çok anlayışsız çıktın, bu kadar da olmaz canım dediğinizi hissediyorum. Olmaz diye bir şey yok. Bal gibi olur. Kolay mı öyle her sene “Avrupa da Yılın Başkenti” seçilmek. Nasıl oluyor bu işler sanıyorsunuz.  Babanızın hayrına mı Ankara yeşil alan konusunda Bursa’yı bile geçti, bunu unutmamak ve kadir kıymet bilmek lazım.

@hakanpolat006

hakanpolat006@gmail.com

 

 

Yazıların her türlü yasal sorumluluğu Yazarın kendisine aittir. Kaynak gösterilse dahi yazının tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan yazının bir bölümü, alıntılanan yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.