1. YAZARLAR

  2. ZİHNİ ÇAKIR

  3. HD(PKK)'nın açık ya da örtülü bir ittifak bileşenine dönüştüğü yerde 31 Mart elbette 'BEKA SEÇİMİ'DİR
ZİHNİ ÇAKIR

ZİHNİ ÇAKIR

Yazarın Tüm Yazıları >

HD(PKK)'nın açık ya da örtülü bir ittifak bileşenine dönüştüğü yerde 31 Mart elbette 'BEKA SEÇİMİ'DİR

A+A-

31 Mart 2019 Mahalli İdareler Seçimi ile ilgili “beka meselesi” tanımlamasına şiddetle karşı çıkıyorlar.

“Hepi topu çöp toplayacak, kanal açacak, asfalt dökecek Başkan seçiyormuşuz, beka bunun neresindeymiş”…

“Beka” bu tayfa için ne ifade ediyor bilmiyorum ama bu seçimlerin bir beka meselesi olduğuna dair örnekler o kadar çok ki!

PKK ile organik ilişkisi bulunan HDP kontrolündeki belediyelerin, terör örgütü PKK’nın ekipman, mühimmat ve finansman üssü haline geldiği herkesin malumu…

Bu belediyelerin, yatırım için gönderilen paraları taşeron işçilere ödenmiş gösterip PKK'ya aktardığı ortaya çıkmıştı.

Yine HDP'li belediye yetkililerinin, bazı köy muhtarları ile işbirliği içine girerek dağda bulunan PKK'lılara, silah, malzeme ve eleman temin ettikleri, finansman sağladıkları ve belediye imkanlarını PKK için kullandıkları, tanık beyanları ve delilleriyle mahkeme dosyalarına yansımıştı.

Aynı Belediyelerin, PKK’nın hendek teröründe, hendek kazmak için kepçe gönderip örgüte yiyecek ve içecek verdiği bizzat örgüt mensupları ve belediye çalışanları tarafından anlatılmış, bunları destekleyen deliller hendek operasyonları sırasında bir bir ele geçirilmişti.

PKK’nın düzenlediği bombalı saldırılarda HDP kontrolündeki belediyelere ait kamyonların kullanıldığı, bu belediyelere ait araçlardan polis ve askere ateş açıldığı görüntüleriyle ortaya çıkmıştı.

Mesela; teröristlerin, 9 Temmuz 2016'da Artuklu'daki Cevizli Jandarma Karakolu'na düzenlediği bomba yüklü araç saldırısında Mazıdağı Belediyesi'ne ait 47 AS 012 plakalı kamyon kullanılmış, bu hain saldırıda 2'si asker 3 kişi şehit olmuş, 38 kişi yaralanmıştı.

Bu şekilde sıralanabilecek yüzlerce örnek var.

Devlet, belediyelerin örgütün lojistik ve finansman üssü haline gelmesi üzerine düğmeye basıp belediye yönetimlerini kayyumlara devrettiğinde, bölge derin bir nefes almış ve bu karara karşı tek bir sivil eylem gerçekleşmemiş, bölge insanından tek bir itiraz gelmemişti.

Belediyeler örgüt için o kadar önemliydi ki; Mardin Büyükşehir Belediyesi’ne Mardin Valisi Mustafa Yaman Kayyum olarak atandığında, örgütün belediye çalışanlarından birine sayın Yaman’ı öldürme emri verdiği, bu kadın tetikçinin son anda kıskıvrak Belediye’de çalıştığı birimde yakalandığı henüz hafızalarımızdan çıkmış değil.

Malum olduğu üzere o süreç bölge insanı ile örgütün emir ve talimatlarıyla hareket eden HDP arasındaki makası da açmıştı.

Bugün, emir ve talimatları PKK’dan alan, iradesini Kandil’e ipotekleyen bu “siyasi anlayış” ile 31 Mart için açık ve örtülü ittifaka girişenler, HDP’nin hendek terörü ve belediyeler üzerinden PKK’ya finans, insan kaynağı ve ekipman sağlayarak bölge insanı nezdinde kaybettiği itibarını kurtarıyorlar.

HDP’yi siyasi denklemin bir parçası haline getirerek bölge insanı ile HDP arasında açılan makası yeniden kapatmaya öncülük ediyorlar.

Çok daha önemlisi ve tehlikeli olanı; İstanbul, İzmir, Ankara, Bursa, Adana, Mersin, Hatay, Kocaeli, Şanlıurfa gibi merkezlerde HDP’den aldıkları desteğin karşılığı olarak meclis üyeliği listelerine örgüt sempatizanlarını serpiştirirken, bazı yerlerde HDP hayranlığını hiç gizlemeyen hatta kayyum kararını işgal olarak değerlendirenleri aday göstererek çok tehlikeli bir sürecin yapı taşlarını döşüyorlar.

31 Mart için HD(PKK) ile kurulan kimi yerde açık kimi yerde gizli ittifakın İzmir, İstanbul, Ankara, Mersin, Hatay, Adana, Kocaeli, Şanlıurfa gibi merkezlerde hendek terörü olarak yansıma tehdidi apaçık ortadayken, 31 Mart’ın aynı zamanda bir “beka seçimi” olmadığını iddia etmek eğer gaflet değilse açık ve aleni ihanettir.

Sadece İzmir örneğini irdeleyecek olursak;

Hendek terörünü İzmir ve sahil şeritlerine taşımayı amaçlayan teröristlerin İzmir’i kana bulama planına gövdesini siper ederek engel olup şehadete yürüyen şehit Polis Fethi Sekin’i unutup, hendek terörü nedeniyle kayyum atanmasını “işgal” diye nitelendirerek örgüt söylemlerini kullanan, bununla da yetinmeyip bizzat bölgeye giderek örgütün karşı eylemlerinde saf tutan birinin İzmir’den Büyükşehir Belediye Başkan Adayı gösterildiği bir yerde 31 Mart seçimi tam anlamıyla bir “beka seçimi” değil de nedir?..

 

Yazıların her türlü yasal sorumluluğu Yazarın kendisine aittir. Kaynak gösterilse dahi yazının tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan yazının bir bölümü, alıntılanan yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.