1. HABERLER

  2. RÖPORTAJ

  3. HEDEF TÜRKİYE’YE KAZANDIĞI GÜCÜ KAYBETTİRMEK!
HEDEF TÜRKİYE’YE KAZANDIĞI GÜCÜ KAYBETTİRMEK!

HEDEF TÜRKİYE’YE KAZANDIĞI GÜCÜ KAYBETTİRMEK!

Suriye Türkmen Birliği Başkanı Samir Hafez, Avaztürk’e verdiği özel röportajda “Suriye’nin kuzeyindeki bölgeler bombalanıyorsa Bayırbucak’ın da unutulmaması ve korunması gerekiyor” derken Halep konusunda önemli bir vurgu yaptı. Hafez, “İsrail’in masaya ko

A+A-

Arzu Erdoğral/ Mihriban Türk

 

Bir canlı yayın çıkışı… Avaztürk Yazarı Mihriban Türk ve ekipten Gazeteci Hicran Kıvanç ile program sonrası hızımızı alamayarak konuğumuz Suriye Türkmen Birliği Başkanı Samir Hafez ile sohbete devam ettik. Sorularımız da bitecek gibi değildi. Kendisinin de tüm samimiyetiyle sorularımıza yanıt vermesi sonrası vardığımız nokta saygıdeğer eşi hanımefendinin Türk kahvesini içmek oldu. Tabi ziyarete de gitmişten Avaztürk için özel bir röportaj yapmak da artık kaçınılmazdı.

Biz sorduk Suriye Türkmen Birliği Başkanı Samir Hafez yanıtladı…

 

 

HALEP TAMAMEN ELE GEÇERSE KATLİAM SEYREDERİZ!

-Öncelikle son durumla ilgili, bölgeye dair söyleyeceklerinizle başlayalım…

Bugün en önemli nokta, acaba ateşkes olacak mı  olmayacak mı o konuyla başlamak gerekiyor. Bölgede ateşkes olacağını sanmıyorum. BM Genel Sekreteri  Staffan De Mistura ‘da bunun  olmayacağını söylüyor, Suriye’nin ABD eski büyükelçisi Robert Ford ‘da ateşkes olmayacak diyor.

Her ne kadar Beşar Esed “ Ben ateşkese hazırım, siz silah vermeyin”  dese de biz bu açıklamalara güvenmiyoruz.  Çünkü kendilerinin böyle bir ateşkesi fırsat bilip saha üzerinde daha fazla ilerlemeye çalışacakları artık bellidir. Biz diyoruz ki bizim çok doğal ve karara bağlanan bir isteğimiz var, BM’den çıkan 2254 sayılı kararnamenin 12 ve 13.fıkrasında… “Hemen Suriye’de abluka içine alınmış kasaba ve bölgelere gıda desteği girmesi, ikincisi hiç değilse tutuklu çocuk ve kadınları serbest bırakılması” gerekiyor. Bu iki konuyla ilgili zaten BM Güvenlik Konseyinden karar çıktı. Yani bir şart değil.  Biz bunları en azından bir şart olarak değil alınmış kararların yerine getirilmesini, iyi niyet göstergesi olarak görmek istiyoruz ama maalesef Esed hiçbir iyi niyet göstermedi ve sanki  yarışır gibi ayın 25’ine kadar ne kadar daha fazla toprak elde edebilirim diye saldırılara devam ediyor.  24 hastanemiz yıkıldı, halkımız sıkıntı içinde, sürekli bombalanıyor ve göç etmeye başladı. Halep’te zaten tam olarak ele geçirildiği zaman hem oradaki katliamı seyredeceğiz, hem göç olacak hem de açlık başlayacak. Bu son durum çok vahim bir durum ve artık son demlerine geldi. Bakalım bundan sonra ABD nasıl bir tavır alacak, çünkü sadece seyrediyor. ABD Dışişleri Başkanı John Kerry, sanki kendilerinde bir inisiyatif yok gibi Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov’un sözüyle kararlar veriyor. Ben artık bunun Obama’nın başkanlıktan ayrılmadan önce ABD askerlerini savaşa sokmayacağı sözünü verdiği için bu hale geldiğini düşünüyorum. Ama yine de şunu söylemek istiyorum; Suriye halkı bu kadar kötü şartlar, her yerde Rusya’nın acımasız bombardımanı  ve büyük bir saldırı altındayken bile yine de mukavemet gösteriyor, yine savaşıyor, yine kaybettiriyor.

İSRAİL’İN MASAYA KOYDUĞU PLAN BÖLÜNMÜŞ BİR ORTADOĞU

Uçaklar geliyor 6 km’den vuruyor, bizim elimizdeki silah 1981 senesinden… Silahların menzili 2,5 km.  ve biz eğer bunları almaya kalksak yasaklıyorlar bize vermiyorlar.  Bu yüzden biz çok mazlum bir halk haline geldik. Silah istiyoruz verilmiyor ya da engelleniyor ondan sonra da bizim her şeyimizi çiğneyerek orada kalmamızı istiyorlar. Bence batının hedefi  parçalanmış bir Suriye görmek  ve İsrail’in masaya koyduğu plan bölünmüş parçalanmış bir Ortadoğu.  Ben bunu 2011 senesinde Suriye’den ayrılırken eski Cumhurbaşkanı, yardımcılarıyla , bakanlarla ve eski politikacılarla da  sık sık yaptığımız toplantılarda dile getiriyor , altından Suriye’nin parçalanma isteği çıkacağını belirtiyordum. Nitekim de maalesef böyle oldu.

HEDEF TÜRKİYE’YE KAZANDIĞI GÜCÜ KAYBETTİRMEK!

-Bölgede ABD olsun, Rusya olsun, İran olsun v.s birçok devletin emelleri var… Peki, Suriye’de bu devletlerin birleştiği ortak nokta neresi?

Bu çok ilginç bir soru. Biliyor musunuz ortak olarak birleştikleri nokta Türkiye. Hedef, Türkiye’ye 10-12 sene içerisinde kazandığı gücün kaybettirilmesidir. Artık Suriye’de bir hedef kalmadı ki vurulacak. Bunların amacı tamamen güçlü bir Türkiye görmek istememek.  Neden görmek istemiyorlar?

Ben bir çalışma yapmıştım… Bu çalışmayı yayınlamadım… Kürt davası ile 100 sene önce Osmanlı zamanındaki Suriye’nin ve Lübnan’ın güneyindeki Dürzi’lerin ayaklanması ile şimdiki durumun bir kıyaslamasıydı. Kıyaslamada şuydu; Dürzi’ler güneyde ayaklanıyorlardı. Osmanlı idare etmeye çalışıyordu. O bölgedeki valiye sen onları idare et deniyordu… Dürziler kervanlara saldırıyorlardı, evlere baskın yapıyorlar, adam kaçırıyorlardı , adam öldürüyorlardı yine idare et deniyordu. Bu arada İngiltere ne yapıyordu? Osmanlı’ya sürekli idare et diye telkin ediyorlardı. Ama o dönem Osmanlı o kadar zayıftı ki ayaklanan Dürzi’lere karşı gelemiyordu.  Sonrasında Osmanlı artık yeter dedi ve valiyi değiştirdi yeni bir vali atadı. Şam valiliğine bir asker gönderdi ayaklanmayı bu şekilde bastırdı. İngiltere o zamanlar “bakın Osmanlı çok küçük bir gruba hak vermiyor bir de öldürüyor” diyordu.

Bakın aynı senaryo şimdi bu dönemde uygulanıyor. Türkiye PKK ile mücadelesinde bir süreç belirledi. Ve bu sürece barış yani “çözüm süreci” dedi.  Ama onlar ne yaptı? Ailesiyle dolaşan bir albayımızı çocuklarının gözleri önünde infaz ettiler, araçları yaktılar. Provokasyon amaçlı yapılan bu eylemlerde onların aleyhinde Türkiye’ye “Hadi vur niye zayıflık gösteriyorsun, bak PKK ortalığı bu kadar karıştırıyor ama Türkiye karşı koyamıyor” denildi. PKK ile mücadele ettiğinde ise “ Bak Türkiye’ye ne kadar kötü bir devlet ki kendi halkını öldürüyor” dediler. Bunları söylemelerinin asıl sebebi şuydu;  Arap Alemi olsun, Müslüman Alemi olsun, mazlum Alemi olsun bir ara Türkiye’yi önlerini açacak bir çıkış yolu olarak görüyorlardı. Kahraman gözüyle bakıyorlardı.  Ama batı, Türkiye’yi kahraman gibi görenlere ne dedi  dünyaya hangi mesajı verdi  “Bak Türkiye’yi  biz  küçük bir olayda batırabiliyoruz, Türkiye PKK’nın bile üstesinden gelemiyor!

Bakın ilk yaptıkları hareket 7 Haziran seçimlerindeydi… AK Parti iktidarı oy kaybına uğrayıp tek başına iktidar olamadı, hemen o gece PKK saldırılara başladı. Neden o gece? Çünkü şöyle düşündüler  “Türkiye zayıfladı, başlayalım!” Dünya’ya verilen mesajda şuydu “Bakın siz Türkiye’yi örnek alıyordunuz biz onu bir gecede bitiriyoruz”  Burada amaç TÜRKİYE.

İRAN BU ŞEKİLDE DAVRANARAK İSLAM’I DA BÖLÜYOR

Siz bana şunu soruyorsunuz neden Rusya , Amerika, Almanya, Batı, İran vs… Bende diyorum ki; Ben düşmandan her şeyi beklerim ama maalesef bu oyuna  İran’ın düşmesi beni üzüyor.Müslüman olmayan diğer ülkelerin Müslüman ülkeler güçlenirken karşı çıkmasını beklerim ama İran’ın buna fırsat vermesinden üzüntü duyuyorum. İran bu şekilde davranarak İslam’ı da bölüyor, İslam’ın hedeflerini de bombalıyor ve Müslüman Alemini dünyada kötü gösteriyor. İran zannediyor ki kötü olan biziz ama maalesef onlar İslam’ın üzerinde kötü bir intiba bıraktılar. Allah’a nasıl bir hesap verecekler merak ediyorum.

RUSLARI İSTEMEYEN İRANLI KOMUTANLARI DA SUİKASTLA ÖLDÜRDÜLER

-Esed,  İran’a teşekkür ediyor yaptığı katliamlara destek verdiği  için bu konuda ne söylersiniz?

Teşekkür de ne demek Esed diyor ki İran’a  “Az yaptın, öldürmeme, katliam yapmama yardım et  devam et!” Çünkü kendisi tek başına bir şey yapamıyor artık.  Bakınız Suriye’de rejime karşı hayır diyenlerin hepsi infaz edildi.  Meşhur bir olay var. Genelkurmay Başkanı Hasan Türkmen olayı,  yine Savunma Bakan Yardımcısı Asıf Şevket olayı var. Onlar Esed’in ne yapabileceğini bildikleri için bir toplantı esnasında Esed tarafından hepsi öldürüldü. Ama enteresan olan İran’ın Suriye’ye karışmasını, girmesini istemeyen kim varsa suikast sonucu rejim tarafından öldürüldü. Bir o kadar da enteresan olanı Ruslar geldiği zaman İranlılar’da istemedi. Rusları istemeyen komutanları da suikastla öldürdüler.  Biliyorsunuz İranlı Tuğgeneral Hüseyin Hemedani vardı öldürüldü  ve onun yanında başka bir İran’lı komutan olan Süleymani’nin ölüp ölmediğini de bilmiyoruz ortada yok. 30 küsur komutan infaz edildi.Bunlar Rusya’nın Suriye’ye girmesini istemeyen İranlı komutanlar. Ama öyle bir durum ki Suriye’nin İran’a karşı konuşacak bir şeyi kalmadı teşekkür etmekten başka… Peki siz İran’a teşekkür ettikten sonra  Rusya’yı bölgeden çıkartabilecek misiniz? Rusya’da artık Akdeniz ülkesi oldu. Önümüzdeki günlerde beni Danimarka’ya konuşma yapmam için davet ettiler. Ben orada şu soruyu soracağım... Eskiden size yakın olmayan Rusya artık Akdeniz ülkesi oldu siz buna hazır mısınız? Rusya neden hep sivil olan yerleri vuruyor? Sivil yerleri vuruyor çünkü Türkiye artık mülteci konusunda kendi kapasitesini zorluyor ve bu durumda mülteciler Avrupa’ya geçip Avrupa’yı sarsacak... Avrupa sarsılıyor ve Rusya seyrediyor. Bunun sebebi sadece Rusya. Ama hala farkında değiller.

İSLAM BİRLİĞİNE ENGEL OLAN SADECE LİDERLERDİR

Özellikle Suriye üzerinden İslam Birliğine bakacak olursak, İslam Birliğinin önündeki en büyük engel nedir sorusuna ne yanıt verilebilinir?

İslam Birliği’nin önündeki en büyük engel maalesef İslam ülkelerinin başındaki kişilerdir. Onlar koltuklarını kaybetmekten korktukları ve direktif aldıkları yerlerden çekindikleri için böyle bir adım atmaktan hepsi geri duruyor. Hiçbiri bunu yapamaz.  İslam Birliğine engel olan sadece liderlerdir.  Yoksa halk artık bir çıkar yol bulmak için sarılacak bir ip arıyor. Ve sonunda anladılar ki bu ip sadece Allah’ın verdiği bir ip.  Müslüman Alemi o yüzden Türkiye’yi bir güç görüyordu. Müslüman olmayan kesim o yüzden Türkiye’yi bütün gücüyle zayıflatmak istiyor. Çünkü böyle bir İslam Birliği’nin kuruluşunu Türkiye’den bekliyorlardı.  Enteresan olan İslam Alemi ve devletleri de bu liderliğin Türkiye’den geleceğine inanıyorlar. O yüzden Mısır’da Mursi’yi uzaklaştırıp yerine Sisi’yi getirdiler. Çünkü biliyorlar ki Türkiye Sisi’yi istemeyecek. Şimdi bu durum bölünmeye yol açıyor. İran ile ABD arasındaki bir nükleer anlaşma 10 sene sürdü.  Bunca yıl süren bu anlaşmada kaç nükleer bombası kaç dereceyle üç ile mi yirmi ile mi olacağını mı konuştular yoksa Ortadoğu’yu nasıl paylaşacaklarını, İran’a ne vereceklerini mi? Bu anlaşma kısa sürede bitebilirdi ama 10 yıl sürdü. ABD biliyor ki İran kendisine karşı gelemez ve hiçbir zaman İran tarihinde batıya karşı çıkmadı.  O yüzden bu fırsatı çok iyi kullandı. ABD askerini korumak için Rusya’ya yeşil ışık yaktı. “Suriye’ye gir” dedi. Rusya Suriye’ye girdiği zaman kim zarar gördü? Maalesef biz.  Bizler eziliyoruz.  İran sistemi Suriye’yi uzun vadeli göremedi. İran battı ,uzaklaştırıldı ve sürekli kaybediyor. Ortadoğu’da bazı kesimlerin Türkiye’yi kıskanmasınlar diye ben diyorum ki güçlü bir Suudi Arabistan, güçlü bir Katar, güçlü bir BAE, çok güçlü bir Mısır, 80-90 milyonluk halk, onun yanındaki  Libya, Tunus, Irak, Suriye vs.  düşünün bu güç dünyaya meydan okuyabilecek bir güç olur birleştiğinde. 1973 yılındaki savaşta hatırlarsanız bir petrol sıkıntısıyla sanayi çökmüştü,  Japonya , Almanya çöktü kendilerini zor kurtardılar. O yüzden o günden bugüne batı ülkeleri  6 aylık, 1 senelik petrol stokları yapıyorlar. Herhangi bir petrol sıkıntısında 6 ay, 1 sene ayakta durabilmeleri için!

BİZE TARİHİ ANLATANLAR EĞİTİLMİŞ KİŞİLER!

-İslam Birliğinin ne yazık ki önündeki en büyük engellerin liderler olduğundan bahsettiniz… Ama bazen öyle bir noktaya geliniyor ki etnik farklılıkları ve mezhepleri de kullanarak İslam Birliği’nin önüne engeller çıkarılıyor. Bunu aşmanın yolu ne sizce?

Bunu aşmanın yolu; fikirleri, düşünceleri gerçekleri halka iyice anlatmak gerekiyor. Bugün mesela İran’a karşı hiç ciddi bir medya kanalı yok ki İran’a gerçekleri anlatsın. Birkaç tane kanal var sürekli İslam üzerine, din üzerine ama orada çok seküler bir halk var ve bıkmış durumda. Bizim onlara hitap edecek bir kanalımız olmadı. İran halkı neler olduğunun farkında değil. Mesela Müslüman ülkelerinin karşısında kim var? Mesela Hizbullah... Hizbullah ile iyi bir diyalogla iyi bir görüşme yapılırsa, bazı konularda fedakârlıklar yapılması gereken noktalarda küçük ya da büyük fedakârlıklar yapılsa bence birleşilebilir. Halkı aydınlatmak gerekiyor. Hiçbir zaman geç kalmış değiliz. Belki biz beş, otuz, yetmiş sene geç kaldık… Çünkü ayırdılar bizi.  Ben Suriye’de tarihimizi yazan mason sisteminin Türkiye düşmanlığı ile büyüdüm. Artık bunu değiştirmek gerekiyor. İnanın ki hala tarihi bize anlatanlar Osmanlı’nın ve Türkiye’nin zulüm yaptığı konusunda eğitilmiş kişiler. Müslüman Alemi diyemem ama Arap Aleminde okutulan Osmanlı karşıtı inanılmaz tarih kitaplarımız var. Sanki hepsi bir ağızdan gelmiş… Hepsi  Osmanlı’yı kötülüyor…Yahu 400 yıl içinde hiç mi refah içinde ve güçlü değildiniz? Yalnız bu noktaya mı değindiniz? O yüzden halka çok iyi anlatmak gerekiyor. Medyaya çok iş düşüyor. Türkiye’nin bu konuda eksikleri var ve anlatmak için gecikiyor. Mesela Türkiye’deki bakanların, özellikle Dışişleri Bakanlığında kaç kişi Arapça konuşuyor? Ben sorduğumda 6 kişi dendi. Olacak iş değil… Bakın İran’ın yalnız Şam’daki personel sayısının 6000 olduğunu biliyor musunuz? 6000 personel sayısı var Şam’da.  Sırf kendi düşüncelerini, doğrularını, fikirlerini empoze edip Şam’ı  kaç kişi olursa olsun Şiileştirmek istiyorlar. Hadi bunu bir yana bırakalım biz bir şey yaptık mı Türkiye olarak?

HİZBULLAH SADECE SURİYE HALKINI ÖLDÜRDÜ

-Onlar şunu söylüyor; “Hamas’a silah yardımı yapan biziz. Eğer Şii-Sünni kavgası yapıyor olsaydık Hamas’a silah yardımı yapmazdık…” İkinci olarak da Suriye muhalefetinin kendilerini tekfir ettiğini bu nedenle Suriye’de bulunduklarını iddia ediyorlar. Ve yine İran’ın üçüncü bir iddiası da normalde İslam Birliğinden yana ve tek dertlerinin Filistin davası olduğu... Bu gösterilmek istenen bakış açısı üzerinden ne söylersiniz?

Bunu yalnız bize değil bir de İran halkına açıklamamız lazım. Bugün İslam Alemini bölen kim? İslam Alemini birbirine çatıştıran kim? İslam Alemi küçük bir bölge olan Gazze için şimdiye kadar hiç İsrail’e baskı yaparak ablukayı kaldırın dedi mi? Kim dedi bunu ? Türkiye dedi! Gazze’ye para veriyor, silah veriyor ama bu ölüme götürüyor. Madem ABD ile 10 sene nükleer anlaşması için oturdunuz konuştunuz bütün gücünüzü kullanarak bir şart koyamadınız mı? Gazze halkının üzerindeki abluka için... Bunu herhangi bir şekilde ele aldılar mı? Hiç.  Yani Gazze diyorlar ama Gazze için tek yaptıkları ; “Al parayı, silahı da al” ve biliyorlar ki Gazze hiçbir zaman İsrail’i yok edemez.  O yüzden de tek bir şey söylüyorlar “Biz Filistin’i tutuyoruz…” Peki şimdiye kadar Hizbullah İsrail’e karşı ne yaptı? Hizbullah sadece Suriyeli halkını öldürdü. Yalnız Suriye halkını aç bıraktı.   

HANGİ TEKFİRCİLER?

-Onların iddiası biz tekfircilerle savaşıyoruz…!

Hangi tekfirciler? Biz " La İlahe İllallah, Muhammedün Resulullah " diyoruz.. Bizde nerede tekfir? Tekfirci onlar o zaman! Ama ben bunu söylemek istemiyorum fitne sebebi olmamak için… Ama ne yaptılar hiç. Hizbullah geliyor hangi devlette Şii varsa o devleti tepetaklak etmeye çalışıyor. Bahreyn’de ne sıkıntı var ki Sünni ve Şii arasında… Neden ayaklandırıyorsun… İkincisi Yemen’deki Husi’ler Husiler küçük bir grup. İran gemi gemi silah taşıdı Husi’lere sırf Yemen’i yıkmak için. Eskiden zalim dedikleri, zalim saydıkları Devlet Başkanı Abdullah Salih’le şimdi onlar iş birliği yapıyorlar.  Demek ki bu yapılanlar sadece bir ideoloji için değil!

İRAN TAMAMEN “FARİSİ” BİR İMPARATORLUĞUN PEŞİNDE!

O halde Suudi Arabistan neden Husiler ile savaşıyor?

Suudi Arabistan baktı ki sistem yıkılacak. Yemen giderse Bab'ül Mendep Boğazı’da gider. Yani Kızıldeniz’in girişindeki boğaz.  Onları bir kıskaç altına alacaklar. İkincisi İran Suudi Arabistan şehri Ahsa’yı kuzeyde kaldıracak. İranlı bir imam idam edildi ya o yüzden bunu durdurmaları gerekiyor. Şiileri ikiye ayırmak gerek. Bir Arap Şii’si var bir de İran Şii’si. İran Humeyni ve Hamaney ile Arap olanlar daha fazla Sistani.  Suudi Arabistan Hamaney’in üzerine gidiyor. Çünkü tehlike oluşturuyorlar.  O yüzden tekrar tekrar üstüne basa basa diyorum ki  İran ne Şiilikle ne Safevilik ile hareket ediyor. İran tamamen “Farisi” bir İmparatorluğun peşinde.  Bunu yaparken İslam’ın ve Şiiliğin adını kullanarak onu alet ediyorlar. O yüzden İran halkını bizim gerçekten aydınlatmamız gerekiyor. Ve bizim yapmamız gereken İran’a karşı bu meseleleri İran halkına anlatabileceğimiz kanallar bulmak. Ama maalesef bir TV kanalımız dahi yok İran’da. Televizyonda İran’ı kötülemek, karalamak değil ama halkı hele de İran da yaşayan Seküler halka, Sünni halka, Türkmen halka, Azeri halka  gerçekleri anlatıp onlara hitap etmemiz gerekiyor.

BATI, ABD VE MOSSAD BU FİTNEYİ ÇOK İYİ KULLANDI

-El Kaide üzerinden yanlış bir hareketle Sünni Müslümanları İran’a karşıymış gibi gösterip, sanki bütün teröristler Sünni Müslümanlarmış ve kargaşa istermiş gibi algılatılmak isteniyor. Bunu maalesef bizim içimizde de yapanlar var!

Bizimde zayıf kesimlerimiz var ve bu zayıflıklarımızı da İran kullanıyor. Mesela intihar eylemleri gibi bazı eylemleri de kendileri yapıp dünyaya da şu mesajı veriyorlar; “Bakın hiç intihar eden kendini patlatan biri olur mu?” Halbuki kendilerinin gönderdiği eylemciler onlar. Hatta diyorlar ki ABD’de ve Avrupa’da bize muhalefet eden bazı Şiiler var.  Halbuki onları da kendileri gönderiyor. Ama bunların sonucunda ne oluyor? Sünni ve Şiiler arasındaki fitne büyüyor ve maalesef batı bu fitneyi çok iyi kullanıyor,  ABD çok iyi kullanıyor, MOSSAD çok iyi kullanıyor.

BAYIRBUCAK’IN DA KORUNMASI GEREKİYOR

-Bugün tüm kritik noktalar PYD ve DAEŞ’in elinde… Türkmen bölgesi tamamen rejimin eline geçerse Allah korusun, o zaman PYD’de koridoru tamamlar… Bununla ilgili neler söylersiniz?

Bu çok hassas ve acı bir durum. Bunu ben yatan bir su şişesine benzettim. Su şişesi Suriye’nin kuzeyi kapağı Bayırbucak’tır. O kapağı açtığınızda O su Akdeniz’e dökülecek. Bu güçlü bir YPG’nin kurulmasıdır.  Güçlü bir YPG kurulmasından sonra amaçları Barzani’yi de düşürmek olacak. Ondan sonra bizim başımıza daha büyük sıkıntılar çıkaracaklar. Bu şekilde Suriye’nin bölünmesinden sonra ikinci büyük hedef Türkiye. Onun için Türkmenler olarak az olsak da  bizler şişenin tıpasıyız. Bu azınlık şişenin tüm dengesini elinde tutuyor. Suriye’nin kuzeyindeki bölgeler bombalanıyorsa Bayırbucak’ın da unutulmaması korunması gerekiyor. Bunu henüz Türkiye’den gereği gibi görmedik. Ama görmeyi de ümit ediyoruz.

O KADAR UYANIKLAR Kİ!

-Türkiye angajman kurallarına göre YPG’yi bombalıyorum diyor… Bayırbucak’dan  direk gelen bir saldırı olsa durum değişir mi?

Geldi, az mı geldi az mı Yayladağı’na füze düştü? Ama O kadar uyanıklar ki, çoğunlukla bu durumda  Bayırbucak’ta aldıkları yerlerden Türkiye’ye hiçbir şey atmamaya hatta uçakları yaklaştırmamaya çalışıyorlar, bizim bunu hak tanıyıp oraya girmememiz için… Yani burada tersten çalışıyorlar.

TERCİHİM MANTIĞIN ÇALIŞMASI

-Türkiye ne yapmalı?

Bu pozisyonda ben pek de dikte eder gibi biri durumda da olmak istemem. Büyüklerimiz mutfakta ne pişirdiklerini, nerede,  ne yapacaklarını da, neresinin daha kritik olduğunu da çok iyi biliyor. Ben daha fazla bir şey söylersem mantıktan çok duygusal konuşmuş olurum. Tabi benim bir tarafım Suriyeli bir tarafım Türk…  O nedenle ben burada mantığın çalışmasını tercih ederim.

SÜRÜDEN ÇIKANI KURT KAPAR!

-Son olarak eklemek istediğiniz bir şey var mı?

Ortadoğu çok hassas bir süreç ve kaygan bir zemin üzerinde… Herkesin uyanması lazım.  Bazılarının sürüden çıkmamasını tavsiye ederim, sürüden çıkanı kurt kapar. Biz bu sürünün içerisinde var oldukça bütün güçlere karşı güçleneceğiz, güçlendikçe komşularımız ve Ortadoğu da güçlenecek. Çünkü önümüzdeki 5 yıl bana çok kötü olacak gibi geliyor. Ama böyle yaparsak ondan sonra daha yeşil bir 5 yıl gelecek.

 

YASAL UYARI: Yayınlanan haberin tüm hakları AVAZ MEDYA Grubu'na aittir. Kaynak gösterilse dahi haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.