1. YAZARLAR

  2. GÖNÜL AKKUŞ

  3. İMAM ALİ’NİN SOYU
GÖNÜL AKKUŞ

GÖNÜL AKKUŞ

Yazarın Tüm Yazıları >

İMAM ALİ’NİN SOYU

A+A-

Hicaz’ın en önemli şehri Mekke’dir. Yerleşime elverişli olmamasına rağmen seçilip planlanmasında belirleyici en önemli unsur merkezinde yer alan Kâbe’dir. Mekke ile Kâbe’nin tarihi iç içe olup birini diğerinden ayırmak mümkün değildir. Âl-i İmran (3/ 96) ayet Kâbe’nin dünyanın yaratılışıyla var olduğunu işaret etmektedir. Bununla birlikte çeşitli kaynaklarda daha önce melekler, Hz. Adem oğlu Şit daha sonra Hz. İbrahim ve oğlu Hz. İsmail tarafından yapıldığı rivayet edilir. Hacer’in oğlu İsmail’in ayağının dibinde fışkıran su kaynağının (Zemzem) ortaya çıkışı ile kervanlar Mekke’de daha çok konaklamaya başladılar. Bu kabilelerden Yemenli Cürhümlüler Zemzemden faydalanmak için Hacer’den izin aldılar. Cürhümlülerden Arapça öğrenen İsmail bu kabileden bir kızla evlendi. Böylece Cürhüm kabilesinin bazı kollarının da göç etmesiyle Mekke’de sürekli ikamet başladı. Bu şekilde Mekke’ye iskânın hızlanmasına sebep olan Zemzem, Hz. İbrahim ve oğlu İsmail tarafından temelleri yükseltilen Kâbe ile bütünleşerek en önemli mekanlardan biri oldu. Hz. İsmail’ den sonra Cürhümlüler, Huzaâlılar’ dan Mekke idaresi ve Kâbe hizmetleri Kureyş kabilesinin eline geçti. Hz. İsmail’in torunlarından olan Adnan’ın soyundan gelen, Kureyş’e adını veren Fihr (Kureyş) b. Mâlik’in altıncı kuşaktan torunu ve Hz. Peygamber’in beşinci kuşaktan dedesi Kusay b.Kilab’ın (ö.480) Mekke tarihinde çok önemli rol üstlendiği görülür. Kâbe ve Mekke ile ilgili hizmetlerin tamamını elinde toplayarak şehrin yönetimini üstlendi. Kabe’yi tamir ederek, Cürhümlüler’in gömdükleri hacerülesved’i Kâbe’deki eski yerine koydu. Mekke halkının ve misafirlerin su ihtiyacını karşılamak için kuyular kazdıran Kusay, Kâbe’nin etrafına koydurduğu deriden havuzlara su doldurtarak sikâye hizmetini başlattı. Kusay, yaşlanınca bu görev oğlu Abdüddâr’a geçti. Buraya ziyarete gelenlerin Allah’ın misafiri kabul edilerek onlara yiyecek, içecek hizmetinin devam etmesini vasiyet etti. Bu görev Hz. Peygamber’in büyük dedesi Hâşim’den itibaren Haşimoğullarına geçti. Arap kabileleri arasında büyük itibara sahip olan Haşim, kıtlığın hüküm sürdüğü bir yıl Şam’dan getirttiği ekmekleri et suyunda tirit yaparak hacılara ikram etti. Bundan dolayı asıl adı Amr olduğu halde, ufalayan, kıran, parçalara ayıran anlamındaki “Haşim” lakabıyla meşhur oldu. Haşim’in ölümünden sonra Rifâde görevi (İslam’dan önce hac günlerinde Kâbe’yi ziyarete gelenlerin yemek ihtiyaçlarının karşılanması ve ağırlanması) küçük kardeşi Muttalib tarafından üstlenmiş ondan da Hz. Peygamberin dedesi Abdulmuttalib’e geçmiştir. Abdülmuttalib (sikâye) su dağıtım işine kuyunun bakım ve onarımını yaparak Zemzem kuyusunu da dahil etti. Abdülmuttalib’den sonra rifâde görevi oğlu Ebu Tâlib’e onun mali durumumun bozulması üzerine Ebu Tâlib’ in kardeşi Abbas’a intikal etti. Mekke’nin fethi ile Peygamber tarafından bir kamu hizmeti haline getirilen bu görevi, Veda Haccı’nda Peygamber bizzat üstlendi. Hz. Ali Soy olarak Hz. İbrahim’den devam eden bir zincirin halkası olarak Hz. Muhammed ve devam eden Ehli-Beyt’ e soy bağı ile bağlıdır. Hz. Ali Hz. Muhammed’in amcası Ebu Talip’in oğludur. Annesi ise Esed’in kızı Fatıma’dır. 599 yılında Mekke’ de Kabe’nin içinde doğdu. İslam’a ilk inanan ve Hz. Muhammed ile ilk namaz kılan kişidir. Hicretten sonra Hz. Fatma Ana ile evlendi. İmam Hasan, İmam Hüseyin, Hz. Zeynep ve Ümmü Gülsüm adlı dört çocukları oldu. Kısa süre yaptığı halifelik günleri sıkıntılı geçti. 661 yılında Ramazan ayında zehirli bir hançer ile şehit edildi. Kabri Necef’tedir. On İki İmamların İmamı yol göstericisi Hz. Ali’dir. Bu kutsal soy kendisi ve Hz. Muhammed’in kızı Hz. Fatma’nın nuru ile devam etmiş ve etmektedir.

Hz. Ali’nin Hz. Muhammed’den devraldığı İslâm’ın tertemiz özünü yaymak ve yerleştirmek için çaba ve gayretleri, halifelik meselesinde İmam Ali’nin devlet başkanlığının gasp edilmesi, Muaviye ve oğlu Yezid’in başa geçmesi, 10 Ekim 680 Kerbelâ Vakası İslâm’ın önemli kırılma noktaları ile geri dönülmez şekilde kapanmıştır.

Yazıların her türlü yasal sorumluluğu Yazarın kendisine aittir. Kaynak gösterilse dahi yazının tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan yazının bir bölümü, alıntılanan yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.