1. YAZARLAR

  2. SHENI HAMID/Londra

  3. İran ile Almanya’nın art niyeti yok aslında!
SHENI HAMID/Londra

SHENI HAMID/Londra

Avrupa ve Londra Temsilcisi
Yazarın Tüm Yazıları >

İran ile Almanya’nın art niyeti yok aslında!

A+A-

‘Yahudi, kanımızı emiyor ve bizleri mutsuz kılıyor. O bir Yahudidir diye, suçlu olan biz miyiz? Varlığıyla, bizi suçlu olarak gösterdiği için, asıl Yahudi suçludur. Her nereden geldiyse orada kalsaydı; ya da onu gazla boğsalardı; bugün daha rahat uyuyabilirdim. Onu, gazla boğmayı unuttular. Bu bir şaka değil; bu, içimdeki en derin düşünce.’

 

Alman film prodüktörü Rainer Werner Fassbinder, 1975’te Alman yazar Gerhard Zwerenz’in kitabından esinlenerek yazdığı tiyatro oyununun ırkçılık yüklü senaryosuyla, küresel alanda büyük tepkiler uyandırdı. O dönemde yasaklanmış oyunun gösterimine, Almanlar yakın geçmişte tekrar izin verdi. Bu atılımdaki amaç, ‘ırkçılık mantalitesinin olumsuz etkilerine dikkat çekmek ve konunun, insan hakları kavramıyla alakalı önemini vurgulamak’ kapsamında ilan edildi. Küresel alanda tekrar büyük tepkiler uyandıran oyun, bahsigeçen ülkede, aylar boyunca kapalı gişe sattı.

 

Almanlar’ın bu çağdaş  ve demokratik atılımına ilaveten, geçenlerde bir araya gelen Avrupa Birliği (AB) ülkelerinin parlamento üyeleri ‘insan hakları ve ırklar arasındaki eşitlik öneminin, dünya kamuoyuna tekrar hatırlatılması’ gerekliliğine karar verdi. Aralarına Alman temsilcilerin de dahil edildiği 265 parlamento üyesi, toplantı akabinde vardığı sonuç itibarıyla ‘İran üzerinde yeni ambargoların uygulanılmasını öneren’ bir bildirge yayınladı. Sebep, İran’ın Ortadoğu’da yarattığı kargaşalar ile insan haklarını ihlal eden politikalarıydı. İran’ın İslamic Revolutionary Guard Corps (IRGC)’unun bölgede sayısız huzursuzluklar yarattığına dair dikkat çekerken AB temsilcileri; sözü edilen ülkenin 2016 yılında uyguladığı resmi idam cezaları alanında -yeryüzündeki tüm ülkeler arasından- yüzde 55 oranına varmış bir öncülük taşıdığını duyurdu. Hatta İran, Ortadoğu’da yarattığı kargaşalar; bölgedeki Hizbullah’a sağladığı destek; Afganistan’dan kabul ettiği mürtecileri ISIS(DAEŞ) terör örgütü adına yetiştirmesi ile başta İsrail’i hedefleyen tüm terör gruplarını desteklemesi dolayısıyla, artık kontrol altına alınmalıydı.

 

Fakat, kendi parlamento koltukları arasından yükselmiş politik uygulama çelişkilerini görmezlikten gelen AB yönetiminin, halen pek çok emperyalist üyesinin bulunduğu kesinlikle unutulmamalıdır. Örneğin, bankacılık, finans ve yatırım alanında İran ile sıcak ilişkiler yürüten Almanya bugün, İran’ın Avrupa’daki en büyük ticaret partneridir. Resmi tutanaklar uyarınca geçtiğimiz yıl iki ülke arasında gerçekleştirilmiş ticaretin finans değeri 3 Milyar Euro civarında gösterilmektedir ve bu rakamın giderek artması beklenilmektedir.

 

Gerçekten de liberal Adam Smith’in dediği gibi ‘Bırakınız yapsınlar, bırakınız geçsinler’ anlayışıyla, hareket eden Almanya, geçtiğimiz yıldan itibaren İran ile arasındaki ilişkileri ustalıkla pekiştirdi. Özellikle, 2016 sonunda Almanya’nın en büyük petrolium ve doğalgaz üretici firması Wintershall, Rusya’nın Gazprom’u ile ortaklık içerisine girerken, aralarına İran’ın da katılımıyla yapılacak çeşitli petrol ve doğalgaz projelerinin yürütülmesi amaçlı bir karara vardı. Yani bundan böyle Alman Wintershall ile İran’lı National Iranian Oil Company (NIOC) doğuya dair projelerinde beraberce ilerleyecektir. Gelişmelere ilaveten 2017 yılı başında, Almanya’nın diğer büyük petro-kimya ve doğalgaz firmaları arasından BASF, Iran petrol sektörüne 12 milyar Dolarlık bir yatırım yapmayı amaçladığını ilan etti. Açıklamanın hemen akabinde ise SIEMENS, İran’dan sipariş almasıyla ‘doğalgaz sondajında kullanılacak makina parçalarının üretimi için’ faaliyete geçti.

 

Aynı dönemde, Alman Dışişleri Bakanlığından verilen güvenceye göre, ‘Berlin hükümetinin, İran’a yeni teknolojilerin transferini sağlayabilmek niyetiyle yatırım yapılması konusunda hevesli olduğu ve hükümetin bu alanda elinden gelen tüm desteği göstereceği’ bildirildi. Güvenceyi takiben, İran Khodro (IKCO) ile Alman araba üretici firması Mercedes-Benz, araç üretimi alanında ortaklaşa gerçekleştirilecek çalışmalarına başladı.

 

Öte yandan, Heidelberg’deki Athos Solar GmbH, Tahran yakınlarındaki on hektarlık bir alana döşediği doğal enerji üretim platformlarıyla, bu alanda İran hükümeti için de bir ilki başlattı. Hatta, Almanya’nın çelik, alüminyum ve bakir endüstrisi devlerinden SMS Group 400 Milyon Dolar değerinde yaptığı sözleşmeyle, üretim akışını İran’ın Mobarakeh Steel şirketine odakladı.

 

Aradan çok geçmeden, ekonomik ilişkilerin sağlamlığı ve her iki ülke arasında yoğunlaşan trafik üzerine hareket eden  Alman Havayolları Lufthansa, Iran Havayollarıyla ‘uçak bakim-onarımı, pilot eğitimi ve yiyecek-içecek servis hizmetleri sağlama’ alanında çeşitli sözleşmeler imzaladı.

 

Uzun lafın kısası, AB Parlamentosu’nda ‘insan hakları kavramının öneminden’ alabildiğince bahsedilip durulsun. Hatta, kamuoyuna ‘İran üzerine ambargoların uygulanabileceği’ ister açıklasın ister açıklamasın; bu arada Almanya, soykırım ve eşitlik fikirlerini de yorulmaksızın getirsin gündeme ama… Böyle öneriler artık, AB içerisindeki Birleşik Krallık, Fransa, Avusturya dahil bazı üyelerin -konu itibarıyla ise Almanya’nın- ‘insan haklarına dayandırdığı ticaret özgürlüğü(!)’ anlayışını asla değiştiremez. Çünkü, ok yaydan çıkmış bir kere, nafile!..

 

Adaletten bahsedecek kim ne derse desin, riyakar tutarsızlıkları birbirine ekleyerek görmesini bilen herkes için, ülkelerin uluslararası politika uygulamalarında tek bir gerçek mevcuttur: Ekonomik yayılmacılık ayrı, sosyal demokrasi ayrı; cihad ayrı, soykırım ayrı; insan olmak ayrı… Hele… İnsan hakları kavramı, apayrı bir mesele.

Yazıların her türlü yasal sorumluluğu Yazarın kendisine aittir. Kaynak gösterilse dahi yazının tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan yazının bir bölümü, alıntılanan yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.