1. YAZARLAR

  2. NURAY BAŞARAN

  3. İvanka Ve Jared, Beyaz Saray’dan Ayrılıyor
NURAY BAŞARAN

NURAY BAŞARAN

Yazarın Tüm Yazıları >

İvanka Ve Jared, Beyaz Saray’dan Ayrılıyor

A+A-

ABD ve Başkan Donald Trump ile ilgili yazılarımıza, Washington’dan da tepkiler ve yorumlar gelmeye başladı. Ana akım medyanın ancak internet sitelerinden takip edebildiği, dünyadaki olayların ve gelişmelerin planlandığı ABD hakkında yeterli bilgiyi ana akım medyadan öğrenemediğimiz bugünlerde, bu konudaki önemli gelişmeler hakkında buradan bilgi sahibi olabileceksiniz.

Hemen sıcak bir gelişmeyi açıklayarak başlamak istiyorum. Trump sonrasında Beyaz Saray'da konumlanan Donald Trump'ın kızı İvanka ve damadı Jared, 2018 ortalarında Beyaz Saray’dan ayrılmayı düşündüklerini yakın çevrelerine açıklamışlar. Bunu, İsrail’in en önemli gazetelerinden Haaretz haberleştirdi.

Öte yandan Washington’da Cumhuriyetçi milletvekilleri ve senatörlerin kapalı kapılar ardında, ‘biz bu kişilerden nasıl kurtuluruz ‘toplantıları yapmaya başladıkları konuşuluyor. Anar Memedov ve İvanka arasındaki, Trump’ın İran bağlantılı gizli finans ilişkileri ise çoktan deşifre edilmeye başladı. Görüştüğüm kişiler, parasal konularda Anar Memedov ve İvanka Trump arasındaki ilişkilerin deşifre edilmesinin İvanka’yı rahatsız ettiğini söylüyor. Anar’ın babası olan Azerbaycan eski Ulaştırma Bakanı Memedov ve Aliyev’in damadı Emil Agalarov ile finansal ilişkileri olduğu iddiası, İvanka için rahatsız edici bir sürece işaret ediyor. Anar’ın Bakü’ye dönemediği, Londra’da ünlülerin oturduğu bir yerde 250 milyon Dolarlık bir mülkü olduğu ve İvanka ile buluşma noktalarının da burası olduğuna dair sabit iddiaların Washington’da konuşulmaya başlamasının da İvanka’nın Beyaz Saray’dan ayrılma kararında etkili olabileceği dile getiriliyor. ABD’de ‘KIZ ve DAMAT’ döneminin yakın zamanda biteceği dile getiriliyor.

Kaldığımız yerden Vatikan konusuna devam etmeden önce, bir konuyu araya katacağım. Vatikan yazılarımdan sonra arayan bazı okurlarımız, Vatikan ve Cizvitler konusunda biraz daha bilgilendirme yapmamı istediler. Bu konuda ansiklopedik detaya girmek istemiyorum. Ancak, daha önce belirttiğim gibi, Vatikan, dünyayı hem finans hem inanç yönünden yöneten, aynı zamanda büyük bir istihbarat örgütüdür diyebilirim. Vatikan'daki her büyük değişim, dünyayı değiştirir. Hatta bu değişim, ülkeleri ve ülke yönetimlerini de değiştirebilecek etkilere sahiptir. Masum biçimde bakınca ise Vatikan ya da Vatikan Şehir Devleti, İtalya'nın Roma şehrinde bulunan, Hıristiyanlık dininin Katolik mezhebinin yönetim merkezi olan kent devletidir. Yerleşik nüfusu 500 civarında olan Vatikan'ın dünyanın en güçlü dinsel yapısı olduğu görülmektedir.

Konumuza dönersek, Cizvitler, Hristiyan Aleminin en önemli tarikatıdır. Günümüzde Fransiskenler'den sonra Hristiyanlığın 2. büyük tarikatı olan Cizvitler, Kilise'nin yeniden tanıma kavuşturulmasına ve onun modernleştirilmesine öncülük etmişlerdir. Cizvitler, çağın şartlarına uyabilmek ve hareket özgürlüğü kazanabilmek için dinî hayata birçok yenilik getirmiş; zorunlu oruç, pişmanlık duaları, tek tip giysi ve korolu ayin gibi Orta çağ uygulamalarına son vermişlerdir. Onlar ayrıca, kadınların tarikata girmesini yasaklamış, Papa'ya boyun eğmenin erdemini vurgulamaya çalışmışlardır.

16. yüzyılın ortalarında kurulan Cizvit tarikatı, Asya'daki faaliyetlerinde Çin ve Hint dinlerinin Kutsal Kitap’ın öğretisiyle örtüştüğü düşüncesiyle bu yönde bir eğitimin ilk sistemli uygulayıcıları olmuştur. Bu anlamda Cizvitler, bir misyon tekniği olarak diğer dinlere olumlu bakış sergileyen ilk Hıristiyan hareketidir.

İlk Cizvit Papazının da Çin’de Saklıkent’te veya benzer bir yerde Çin İmparatoru'nun yanında mezarı olduğu söylenir. Bu yüzden, Çin ve Cizvitler arasında yakınlık vardır. Bugünkü Vatikan yönetimi, Çin’e destek amacıyla ilk kez Dalay Lama’yı davet etmedi ve destek vermiyor.

Bu bilgiler ışığında daha önce de ifade ettiğim gibi, Vatikan’ın her iki kesimiyle yani liberal Cizvit ve Opus Dei dahil, muhafazakâr sağ kanadı ile daha önce Gülen grubu üzerinden çevrelenmeye çalışılan, ancak tam anlamıyla sağlıklı kurulamayan ilişkilerin ve diyaloğun kurulmasına ihtiyaç var. Bunu kimin gerçekleştirebileceği ise bir muamma.

Dünyada sınırlar yeniden çizilmeye hazırlanırken, küresel masa yeniden kuruluyor ya da kuruldu bile. Bu masada ülkemizi ilgilendiren konular da konuşulacak. Küresel masada sınırımızda kurulmak istenen "KÜRT DEVLETİ, KIBRIS gerçeği, Ortadoğu’daki enerji kaynakları" konusunda yeni söylem ve politikalar ile yola çıkmalıyız. Anlaşmanın yolu, karşı tarafın çıkarlarına uygun yeni politikalar üretmekten geçer. Elbette bu politikalar, sizin çıkarlarınıza da uygun olmalıdır.

Dünyada kurulan planlar ve küresel projelerin, küresel sermaye ve onların yönettiği ülkeler için birer oyun ve iş olduğunu kabul etmeliyiz. Bu süreç, onlar için bir İŞ ve TİCARET'tir günün sonunda. Bugünkü TV kanallarına ve medyanın her kanalına yansıyan Türkiye ile ABD-AB gerginliği, kontrollü bir gerginliktir ve biz de bunu iyi algılayıp oyunumuzu ona göre kurmalıyız. Örneğin, KIBRIS konusunda sorunun bir SU Sorunu olduğunu bilip bunu siyasi ve mali unsurlarıyla bir anlaşma haline getirmeliyiz.

Yarın, Bayram yazısında buluşacağız. Sonrasında, başta Kıbrıs’taki son durum olmak üzere bölgeyi ve iç siyasetteki gelişmeleri yazmaya devam edeceğiz. Meral Akşener’i, Devlet Bahçeli’nin yan odalarındaki kavgaları ve Ak Parti’deki değişim dengelerini merak edenler, takipte kalsınlar. Şimdiden, İyi Bayramlar.

Yazıların her türlü yasal sorumluluğu Yazarın kendisine aittir. Kaynak gösterilse dahi yazının tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan yazının bir bölümü, alıntılanan yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.