1. YAZARLAR

  2. SHENI HAMID/Londra

  3. Jerusalem Fitnesi ve Papazın Genelevleri
SHENI HAMID/Londra

SHENI HAMID/Londra

Avrupa ve Londra Temsilcisi
Yazarın Tüm Yazıları >

Jerusalem Fitnesi ve Papazın Genelevleri

A+A-

Kendi camiasında epey meşhur bir papaz, beraberindeki heyeti dahilinde, sınırları içerisindeki genelevlerine dair sorunlarıyla ün yapmış bir ülkeye, resmi ziyarette bulunmak üzere gitmiş.

Yaşlı din adamının uçağı söz konusu ülke topraklarına değer değmez, Havaalanı’nda sabırsızlıkla bekleyen kalabalık bir gazeteci ordusu, uçak kapısı açılarak kendisinin kapıda belirişinin hemen ardından, papazı soru yağmuruna tutmuş. Ve işte o esnada, gazetecilerden biri, papaza seslenivermiş: ‘Sayın din adamı, bu memleketteki genelevlerin akıbetine dair görüşleriniz nedir?’.

Bu beklenmedik soru karşısında afallayan yaşlı papaz isteksizce cevaplamış basın mensubunu ardından: ‘Bu ülkede genelev mi var ki?’ …

… Velhasıl… Ertesi gün yayınlanan pek çok gazete manşetinde değinilen konu, şöyle duyurulmuş: MEŞHUR PAPAZ UÇAKTAN İNER İNMEZ GENELEVLERİ SORDU!

….

Basın-Yayın’ında okumuş sayısız meslektaşım hatırlayacaktır, sunduğum fıkranın benzer versiyonları, öğrenciler arasında anlatılırdı. Sebep: Medya organlarında sunulan haberlerin doğruluğu ile o haberlerin sunuluş üslubunun, kamuoyu algılaması ve tepkisi üzerinde nasıl bir etkisinin bulunacağına dair, hatırda kalır bir örnek göstermek.

Elbet meşhur papazın kıssası gerçekten de hayali bir anlatıya dayanırken; ne yazık ki günümüzde, karşıt görüşlü çoğunluklar tarafından meydana getirilen -hatta farklı ülkeler arasındaki grupları ‘çatışmaya dahi itebilir’ tarzlarla sunulan pek çok haber etkisine şahit olmaktayız.

 

Örneğin, Amerikan Büyükelçiliğini İsrail’in Kudüs Şehrine taşıyan ABD Başkanı Donald Trump’ın uygulaması, uluslararası basın-yayın organları tarafından iyi ya da kötü temalarla hala işlenmektedir. Hatta rengi her ne olursa olsun, dünya kamuoyu üzerinde inişli-çıkışlı tepkilere yol açan duyurular devam ederken, Türk medyası ‘yörede mağdur vaziyette bırakılmış Filistinlileri yalnız bırakmayan sesini cesurca yükseltmiştir’. Sağduyulu iletişimcileriyle beraber, değil sadece Filistinliler, Ortadoğu konusu kapsamında haksızlığa uğramış tüm kardeşleri için barışçıl çözümler bulmaya çalışan TC böylece, yine aynı yolda ilerlerken, dost yanında sayısız düşman da kazanmıştır. Hatta Arap Ligi’nin bazı üyeleri bile, Ankara idaresini konuya dair kınamıştır (-ki bu yergilerin temelinde yatan asıl sebepleri artık hepimiz çok iyi biliyoruz). Gene de tahmin edileceği üzere, Türkiye’nin Ortadoğu’da barış sağlama girişimlerine yönelik en büyük tepki ise İsrail tarafından gösterilmiştir.

 

Türkiye Hakkında Neler dediler?...

Mayıs başında Israiltoday.co.il tarafından yayınlanan bir haber analizi uyarınca, Israel's Hadashot News adlı bir yayın kuruluşu ‘Türkiye’nin, Birleşik Arap Emirliği ve Sudi Arabistan ile işbirliği içerisinde bulunarak; Kudüs’ün İslamlaştırılması niyetiyle, yöreye çeyrek Milyon Dolar para akışı sağladığını’ iddia etmiştir. Sözkonusu haber ‘Temple Mount’ta yeralan ve İslami kutsal yerlerin Müslüman bekçisi olan Wakf ile İsrail'in başkentindeki bir dizi İslamcı örgütün, kendilerine resmi olarak sağlanılmış bu parayı "kurtarma" ve "yenilemeler" finansmanı başlığı altında kabul ettiğini’ belirtmiştir. Yine aynı kuruluş ‘İsrail Güvenlik Teşkilatı’nın, söz konusu paranın 14 Mayıs'ta ABD'nin büyükelçiliğini Kudüs'te resmen açılışının ardından, İsrail’de yeni ayaklanmaların yaratılması amaçlı finansmanlarda kullanılacağına dair endişelendiği’ önerisinde bulunmuştur.

Öte yandan, Kudüs Belediyesinde Arap işleriyle ilgili görev yapan belediye danışmanlarından Dr. David Koren and Ben Avrahamiiye göre, “Türkler, şehirdeki dava faaliyetlerinin büyük bir kısmını finanse ediyor’ muş… Hatta ‘malum amaç yönlü bu oluşumun başındaki kişi ise, Kudüs'ün eski müftüsü ve Müslüman Kardeşliği’nin (Muslim Brotherhood) en önemli temsilcisi Şeyh Ekrima Sa'id Sabri' imiş…

Dahası, yine aynı belediye yetkilileri uyarınca, ‘Kudüs'teki Türk faaliyetleri, bölgesel Türk hegemonyasını oluşturma planının daha da geniş bir sürecini’ göstermekteymiş. Ve ‘Bu daha da geniş süreç içerisinde, Hamas teröristleri, Hamas'ın silahlı kanadı olan İzz-a-Din El-Kassam Tugayları için para topluyormuş; ilaveten, aynı grup, Türk topraklarından serbestçe hareket ettirebildikleri kirli paraları bile aklıyormuş’.

İsrail Güvenlik Teşkilatı (ISA) öte yandan ‘üst düzey idaredeki Hamas teröristi Zaher Jabarin'in, İsrail ile savaşmak için eğitilecek yeni bir Filistin Ordusu yaratmak niyetiyle, Türkiye'deki pozisyonundan Judea ve Samiriye'deki terörist faaliyetlerini koordine ettiğini ve desteklediğini’ öne sürmektedir. Yine aynı teşkilat ‘Türkiye’nin İsrail’e karşı yürüttüğü mücadelede Hamas’la işbirliği yaptığını ve Mart ayı sonunda, İsrail'e aynı anda birden fazla cepheden saldırtmak için $175 Milyon Dolarlık bir bütçeyle, 5 milyonluk bir İslam ordusunun kurulması çağrısında bulunduğunu’ iddia etmektedir.

 

Simdi…

Bunca karmaşa içerisinde 15 Mayıs’ta TC Lideri Erdoğan ile yanyana sergilenmiş bir dayanışma tablosu gösteren ve aynı zamanda ‘Kudüs’te yaşanan haksızlıkları kınadığını’ açıklayan UK Başbakanı Theresa May’in bile anlayışını kazanmış Turkiye’yi, bazıları niçin yergiliyor? diye soranları ‘meyve veren ağaç taşlanır’ hatırlatmasıyla cevaplayacağım.

İşte bu yüzden, doğruyu söyleyenlerin dokuz köyden kovulduğu iletişim teknolojileri yardımıyla da kamuoyuna iletilen yanlı-yansız haberlerin, masum çoğunlukları, hangi amaçlar altında etkileyip ‘savaş ya da barışa yol açabileceği’ gerçeğinin kavranılması ve bazı kışkırtıcı tuzaklara düşülmemesi zamanı gelmiştir.

Böylece, aynı sebeple, her nerede yaşıyor olursak olalım, masumların hakkını koruyabilmek için Elele vermekten ve adalet yolundaki mücadeleden asla vazgeçmemeliyiz! Tıpkı, iyi niyetle faaliyet gösteren Turkiye’nin akına kara çalmaya çalışan hiçbir yıkıcılığa kesinlikle izin vermeyeceğimiz gibi.

 

 

Yazıların her türlü yasal sorumluluğu Yazarın kendisine aittir. Kaynak gösterilse dahi yazının tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan yazının bir bölümü, alıntılanan yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.