1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. Kameralar Mengü'nün yalanı ortaya çıkardı! Rezil oldular...
Kameralar Mengü'nün yalanı ortaya çıkardı! Rezil oldular...

Kameralar Mengü'nün yalanı ortaya çıkardı! Rezil oldular...

Gazeteci Nevşin Mengü'nün kardeşi avukat Burak Mengü, kendilerini polis olarak tanıtan kişiler tarafından Cihangir’de zorla kaçırıldığını iddia etmişti. İncelenen kamera kayıtları gerçeği ortaya çıkardı.

A+A-

Twitter hesabından açıklama yapan Burak Mengü şunları yazmıştı:

“Polis kimliği gösterilmeden gözaltı kararı gösterilmeden sivil ekiplerce gözaltına alındım. Nereye diyorum kimse söylemiyor. Kim aldı bilmiyorum neden aldı onu da bilmiyorum.”

Burak Mengü'nün paylaşımın ardından Gazeteci Nevşin Mengü de twitter hesabından bir paylaşım yaparak şunları yazmıştı:

"Bir grup polis olduğunu söyleyen kişi, gün ortasında bir avukatı alıp götürüyor. Tepki gelince tartaklayıp yol ortasında bırakıyor. Emniyetin içerisinde kanun tanımaz bir grup, bir yapı mı var?"

KAMERALAR GERÇEĞİ ORTAYA ÇIKARDI

Twiterdeki paylaşımından sonra emniyete başvurarak, kendisini kaçıranları polise şikayet eden avukat Burak Mengü'nün yalanı kameraları inceleyen polis tarafından ortaya çıkartıldı.

Yalan söylediği tespit edilen Avukat Burak Mengü'ye suç uydurmaktan işlem yapıldı.

Asayiş Şube Gasp Büro tarafından yapılan inceleme sonrası yapılan açıklamada, Burak Mengü'nün kaçırıldığını söylediği gün bir müvekkili ile buluştuğu, Ümraniye'ye gittiği ardından da saat 19.00 sıralarında aynı kişi tarafından Levent'te bırakıldığı tespit edildi.

Emniyetten yapılan açıklamada Burak Mengü’nün şikayetini geri çektiği de bildirildi.

KAÇIRILARAK DARP EDİLDİĞİNİ İDDİA ETMİŞTİ

Konuyla ilgili polise şikayette bulunan Burak Mengü polis kimliği gösteren kişilerce gözaltına alınmak üzere araca bindirildiğini ve Avrupa yakasından Anadolu yakasına götürüldüğünü, araç içerisinde darp edildikten sonra Ümraniye, Dudullu’da boş araziye bırakıldığını söyledi. Oradan da toplu taşıma aracı ile döndüğünü iddia etti.

KAYITLAR İNCELENDİ


Asayiş Şube Gasp Büro Amirliği ekipleri, Avukat Burak Mengü’nün gözaltına alındığını iddia ettiği gün, kaçırıldığını söylediği güzergahtaki tüm kameraları inceledi. Polisin verdiği bilgiye göre Nişantaşı’ndaki evinden çıkan Burak Mengü, bir müvekkilinin aracına bindi. Buradan Anadolu yakasına geçti. Daha sonra müvekkiliyle birlikte Zincirlikuyu’ya döndü. Adım adım incelenen görüntülerde darp edilme ve boş araziye bırakılmaya rastlanmadı. Bunun üzerine ifadesi alınan Mengü’nün müvekkili de polisin yaptığı incelemeleri doğruladı. Müvekkil H.K.T, “Bütün gün beraberdik. Neden öyle bir şikayette bulunmuş anlamadım” dedi. Aynı gün Burak Mengü şikâyetini geri çekti. Polis, Mengü hakkında, ”Suç uydurmaktan” işlem yaparak dosyayı savcılığa gönderdi.

Olayın ortaya çıkmasından sonra gazeteciler tarafından aranan Burak Mengü telefona cevap vermedi.


NEVŞİN MENGÜNÜN YALANLARI
Burak Mengü’nün kardeşi Nevşin Mengü bugün Birgün gazetesinde yayınlanan yazısında olayla ilgili şu ifadeleri kullanmıştı:

"Bundan birkaç ay önce, bir grup polis ya da polis olduğunu sanıyoruz diyelim, Burak’ı duruşma arasında, ifadenizi alacağız diyerek Silivri’den aldı; Vatan caddesindeki Emniyet Müdürlüğü’nde bir avukat görüşme odasına götürdü. Avukat görüşme odalarında kamera olmadığını hatırlatmış olayım. O odadan çıktıktan sonra Burak günlerce kan işedi, yürüyemedi. Sorgusuz sualsiz, hakkında bir gözaltı kararı vb. olmadan, bir grup, polis olduğunu sandığımız kişi tarafından darp edildi.

Burak, o dönem sessiz kalmayı tercih etti. ‘Olur böyle şeyler geçer, büyütmeyelim’ dedi. Ama bu son olay, yaşananların olup geçecek gibi olmadığını gösterdi. Burak cumartesi öğleden sonra bana “eve geldiler” diye mesaj attı. Polis mi? diye sordum, “evet” dedi. Burak’a bir tür rozet gibi bir şey göstermişler. Burası aslında bana sorarsanız ilginç, Burak’ın telefonunu almadılar. Hyundai Accent tipi bir arabaya bindirip yola koyuldular. Burak, davaları nedeniyle gerginliğe alışkın ama bu sefer farklı hissettiğini yazdı bana “galiba beni öldürecekler bu sefer” diye mesaj attı. Ben hep Burak’ı sakinleştirmeye çalıştım. “Vatan’a gitmiyoruz ikinci köprüden geçtik” deyince, hemen tweet atmamız gerektiğini söyledim. Olay sosyal medyaya taşınınca siyasilerin haberi oldu, milletvekilleri araya girdi, İstanbul Emniyet Müdürü’ne ulaşıldı. O sırada Burak bana mesaj attı “tartakladılar attılar” diye. Dudullu civarlarında bırakmışlar. Sırtına kemerle birkaç kez vurmuşlar.

KAMERANIN ÇALIŞMADIĞI ORTAYA ÇIKTI

Olay duyuldukça büyüdü, bana sorarsanız iyi ki de büyüdü. Emniyet Müdür Yardımcısı Ali Tuna Coşkun, beni de bizzat aradı, Burak hakkında bir gözaltı kararı olmadığını, bu kişilerin polis olamayacağını, belki de para koparmak peşinde olan bir grup olabileceğini söyledi.. Burak’ın Gayrettepe’ye gelip şikâyetçi olmasının en doğrusu olduğunu söyledi. Burak, Tuna’nın dediği gibi yaptı.

Burak’ı “almaya gelen” üç kişinin Burak’ı aldığı yerde UKOME kamerasının çalışmadığı ortaya çıktı. Bırakıldığı yer UKOME kameralarının kör noktasına denk gelmiş. Burak’ı alan araç, İstanbul’u adım adım takip edebilen kameralarda bulunamadı. Buna rağmen Burak ifadesini verdi, şikâyetçi oldu."

YASAL UYARI: Yayınlanan haberin tüm hakları AVAZ MEDYA Grubu'na aittir. Kaynak gösterilse dahi haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.