1. YAZARLAR

  2. SHENI HAMID/Londra

  3. ‘Kimyasal Silah Gerçekleri’ Açıklandı -2-
SHENI HAMID/Londra

SHENI HAMID/Londra

Avrupa ve Londra Temsilcisi
Yazarın Tüm Yazıları >

‘Kimyasal Silah Gerçekleri’ Açıklandı -2-

A+A-

Hitler ile Stalin’in bir barda oturmuş karşılıklı laflaştığı sırada, içeri bir müşteri girer.

Barmene yaklaşan genç müşteri, şaşkınlıkla ‘Bunlar Hitler ve Stalin değil mi?’ diye sorar.

Barmenin ‘Evet’ cevabı üzerine, Hitler ile Stalin’e yaklaşan genç ‘Selam Hitler, Stalin’le kafa kafaya vermiş ne konuşuyorsunuz böyle?’ sorusuyla, lafa karışır.

Hitler hemen, ‘3. Dünya savaşını planlıyoruz.’ diye yanıtlar.

Genç adam, heyecanla atılır: ‘Sahi mi, peki neler olacak savaşta!?’

Hitler: ‘Bu kez, 15 Milyon Yahudi’yi ve de bir bisiklet tamircisini öldüreceğiz.’ Yanıtını verir.

- ‘Bir bisiklet tamircisi mi?’ sorusuyla, şaşkınlığını gizleyemeyen adamı işaret eden Hitler, Stalin’e dönerek der ki: ‘Bak işte, sana kimsenin 15 Milyon Yahudi’yi takmayacağını söylemiştim’.

… …

Ne yazık ki fıkra tebessümlerinde kalmayarak, güncelliğe dökülmüş uygulamaların, bazı ülke yöneticileri tarafından halen ‘din-dil-ırk ayrımı yapılmaksızın’ yerine getirildiğine şahit olmaktayız. Birkaç barışçıl anons dahilinde kamuoyuna dayattırılır verilen yıkıcı kararlar akabinde ise ‘casualties of war -savaş şehitleri-‘ sıfatıyla ziyan edilen masumlar, haber manşetlerinden öteye varır pek fazla önem de görmemektedir.

Konumuza dair en sağlam örneklerden birini, Sir John Chilcot'un Irak Savaşı ile ilgili soruşturma raporunda bulmak mümkündür. Bahsıgeçen bazı kayıtsızlıklar -Hitler-Stalin fıkrasına yakışır çağrışımlar bile uyandırırken- dönemin UK Başbakanı Toni Blair ile ABD Başkani G. Bush arasında gönderilmiş 2001- 2007 notlarında su yüzüne çıkmaktadır.

Mesela Irak’a demokrasi getirerek(?), masumları kitlesel imha silahlarına karşı korumayı amaçlayan(!) niyet, yani ‘2003-2011 dönemindeki savaş’ (Sir Chilcot raporu uyarınca) Blair ile Bush arasında açıkça tartışılmıştır.

İşte size bu tarihi yazışmalardan bazı satırlar:

….’Saddam'dan kurtulmak doğru olan tek şeydir. Ve rejim muhtemelen, Kuzey Kore'nin olası istisnasıyla faaliyet göstermektedir’…

….’Sebeplerimiz: Saddam'ın ABD'ye ve/veya kendi insanlarına karşı kimyasal silahlar kullanması; İsrail'e yönelebilir bir Saddam saldırısı; petrol kuyularının Saddam idaresi tarafından imhası; rakip grup ve kabilelerin Irak’ta eşit hakka sahip bulunmayışıdır’…

….’Temel hedefimiz özgürlük, demokrasi, hoşgörü ve hukuk üstünlüğüne dair değerlerimizi yaymaktır’…

….’Ancak dünyayı birleştirmeye ve elde etmeye yönelik geniş tabanlı bir gündeme ihtiyacımız vardır. İşte bu yüzden, Irak'taki Kitle İmha Silahlarının imha edilmesi gerekçesi, uygun bir ifadedir’.

… diye yazmış-çizmiş Blaır ile Bush.

… …

Söz konusu misaldeki kitle imha silahlarının, ‘yine aynı bölge ve civarındaki kitlelerin de imha edilmesiyle’ etkisiz hale getirildiğini anımsamadan geçemezken; benzerlik içinde tekerrür eden senaryoların kesişen çağrışımlarında her nedense ‘Suriye’yi düşünmeden de edemiyoruz’.

Yani dün ya da bugün fark etmeksizin, sahne aynı, oyuncular aynı, senaryo aynı fakat… lakin… ama… sütten ağzı yananlar, yoğurdu kaşıkla yiyor sadece. Parmakla değil. Aynı itibarla ilerleyen bazı ‘yüksek yaptırımlı ülke ile yapılanmalar’ böylece, kimyasal silah üretim-muhafaza ve kullanım yönlü ‘duyarlılıklarını’, aşağıda özetleyeceğim gerçek satır ayrıntılarında muhafaza etmektedir:

 

ABD:

1917’de başlayan ABD Kimyasal Silah Programı, ülkenin 1993’de Chemical Weapons Convention-Kimyasal Silah Anlaşması (CWC)’ı imzalamasıyla doruk noktasına ulaşmıştır (ABD, 1985’ten beri biriktirilmiş olunan kimyasal silah stokunu -halen- imha etme yönünde faaliyet göstermektedir).

Şimdiye değin (açıklanmış) ABD Kimyasal Silah stokları, ülkenin sekiz askeri ünitesinde muhafaza edilmiştir:

1-Tooele Army Depot (TEAD), Utah (42.3% toplam stok)

2-Pine Bluff Arsenal (PBA), Arkansas (12%)

3-Umatilla Depot Activity (UMDA), Oregon (11.6%)

4-Pueblo Depot Activity (PUDA), Colorado (9.9%)

5-Anniston Army Depot (ANAD), Alabama (7.1%)

6-Aberdeen Proving Ground (APG), Maryland (5%)

7-Newport Army Ammunition Plant (NAAP), Indiana (3.9%)

8-Blue Grass Army Depot (BGAD), Kentucky (1.6%).

Geri kalan 6.6% miktarındaki stok Johnston Atoll-Pacific Ocean’da bulunmuştur.

 

Bununla beraber, ABD, kimyasal silahların kullanımı ile ilgili politika uygulamalarında, misilleme hakkını saklı tutmaktır.

 

United Kingdom (UK-Birleşik Krallık):

UK nükleer, biyolojik ve kimyasal silahlar dahil olmak üzere, çeşitli kitle imha silahlarına sahip bulunmuştur. Ülke, Nükleer Silahların Yayılmasını Önleme Antlaşması kapsamında beş resmi nükleer silah devletinden biridir ve bağımsız bir nükleer caydırıcılığa sahiptir. Uk’ın toplam 120 aktif nükleer savaş başlığı stoku ve 215 nükleer savaş başlığına sahip olduğu tahmin edilmektedir. Öte yandan krallık, 1956'da kimyasal ve biyolojik silah kullanımından vazgeçmiş ve daha sonra genel stoklarını tahrip etmiştir.

UK geçmiş tarihte bir dizi zehirli gaz, örneğin chlorine, phosgene, diphosgene ve mustard gas kullanmıştır. İngiliz nükleer silahları, UK Atomic Weapons Establishment tarafından tasarlanmış ve geliştirilmiştir.

9 Nisan 1930'da Cenevre Protokolünü onaylayan krallık, 13 Ocak 1996 tarihinde ise Kimyasal Silahlar Sözleşmesi'ni imzalamıştır. (Fakat ülke, Cenevre Protokolü'nü imzalanmasına rağmen, 1930'ların başından gelen kimyasal silahların kapsamlı testini gerçekleştirmiştir).

 

EU (Avrupa Birligi, AB):

AB'nin 2003 kitle imha silahlarının çoğalmasına karşı stratejisine uygun olarak alınan kararı, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin 1540 sayılı kararının uygulanmasını da desteklemektedir.

AB stratejisi, dünya çapında kitle imha silahlarını önlemek, durdurmak ve mümkünse ortadan kaldırmak üzere tasarlanmıştır. Stratejinin temel ilkelerine göre:

-Uluslararası yayılmayı önleme mekanizmalarının güçlendirilmesi ve sistemlerin geliştirilmesi için çalışmak,

-Çok taraflı anlaşmalarda ortaya konan kural ihlallerini doğrulamak,

-Silahsızlanmayı teşvik etmek ve tüm AB politik, diplomatik ve ekonomik faaliyetlerinde nükleer silahların yayılmasını önleme hedefini dahil etmek için programları güçlendirerek, bölgesel ve uluslararası alanda istikrarlı bir ortamı teşvik etmek…

…gibi maddeler başta gelmektedir.

(Fakat halen, pek çok ikinci/üçüncü dünya ülkesine kimyasal silah yapımında kullanılacak hammadde, işgücü vb imkanlar sağlayan bazı Avrupa ülkelerinin ise, yukarıdaki kararlara adapte olmada zorlandığı dikkatlerden kaçırılmamaktadır).

 

‘ABD, Rusya veya NATO gibi önemli ortaklarla yakın işbirliği yapmak ve AB üyesi olmayan ülkelere yardımcı olmak’ ilkeleriyle de AB, 2008'de Kitle İmha Silahlarının (KİS) yayılmasını önleme konusunda yeni adımlar benimsemiştir.

AB ile iççice işleyecek BM Güvenlik Konseyi'nin 1540 sayılı kararı diğer taraftan, imzacılarını bahsi geçen ürünlerin geliştirilmesi, edinilmesi, imalatı, sahipliliği, nakliyesi, aktarılması dağıtımı veya kullanımı konusunda yaptırım altında tutmayı amaçlamaktadır. 1540 kapsamındaki alanlarda faaliyet gösterecek komitenin görev süresi 2021 yılına kadar uzanacaktır.

İlaveten, BM'in Silahsızlanma Bürosu, projelerin teknik olarak uygulanması yönünde, Avrupa Güvenlik, İşbirliği Teşkilatı, Afrika Birliği, Amerikan Devletleri Örgütü ve Arap Devletleri Cemiyeti ile işbirliği içinde, uygun şekilde sorumludur.

 

Rusya:

Rusya, CWC'ye beyan edilmiş en büyük kimyasal silah stoğuyla girmiştir. Örneğin 2010 yılında ülke, Gorny (Saratov Oblast) ve Kambarka (Udmurt Cumhuriyeti)'da bulunan yıkım tesislerinde 18.249 tona ulaşmış, kimyasal stoğu imha etmiştir. O tarihten itibaren 2016 yılına gelindiğinde ise Rusya, kimyasal silahlarının yaklaşık %94'ünü imha etmiş ve arta kalan stoklarının tamamını 2018'in sonuna kadar imha edeceğini bildirmiştir.

Rusya’nin nükleer silah stoklarını değerlendiren Amerikan Bilim Adamları Federasyonu'na göre ‘ülke, 2017 yılı itibariyle, toplam 7.300 nükleer savaş başlığına sahiptir ve bu başlıklardan 4500'ü stratejik olarak faaliyet göstermektedir’.

13 Ocak 1993 tarihinde Kimyasal Silahlar Sözleşmesi'ni imzalayan ülke, aynı anlaşmayı 5 Kasım 1997'de onaylamış ve yine aynı sene 39.967 ton kimyasal silah cephanesi varlığı ilan etmiştir. Akabinde 27 Eylül 2017'de OPCW, Rusya'nın tüm kimyasal silah stokunu yok ettiğini açıklamıştır.

 

Kuzey Kore:

Kuzey Kore, CWC anlaşmasını imzalamamış ve de hiçbir zaman CW programının varlığını resmi olarak kabul etmemiştir. Bununla birlikte, ülkenin ciddi bir kimyasal silah stokuna sahip bulunduğuna inanılmaktadır. Uluslararası Kriz Grubu mutabakat uzmanlarının görüşü uyarınca, Kuzey Kore 2009 yılında bile, hardal gazı, sarin ve VX dahil diğer sinir ajanları olmak üzere, yaklaşık 2.500 ila 5.000 ton civarında kimyasal silah stokuna sahip bulunmuştur.

2003 yılından itibaren Kuzey Kore, Nükleer Silahların Yayılmasını Önleme Antlaşması'na (NPT) artık taraf olmadığını açıklamıştır.

Günümüzde pek çok ülke Kuzey Kore’den balistik füzeler satın almakta ve kendi sınırları içerisinde yerel füze üretimini kurmak üzere Kuzey Kore'den yardım edinmektedir: Suriye, İran, Mısır, Birleşik Arap Emirliği, Pakistan, Yemen, Libya, Vietnam, Nigeria söz konusu ülkeler arasında önde gelmektedir.

Geçenlerde New York Times’ta yayınlanan haber uyarınca, Pyongyang'ın, Suriye’ye hem askeri hem de sivil amaçlar için kullanılabilecek malzeme gönderdiği öngörülürken; Birleşmiş Milletler halen, ‘Kuzey Kore'yi Suriye'de kimyasal silah kullanımıyla alakalandıran bir rapor ayrıntılarından habersiz bulunduğunu’ vurgulamaktadır.

İroni bu ya, başka bir Birleşmiş Milletler raporunda ise ‘2018'de, Kuzey Kore'nin, aside dayanıklı fayanslar, vanalar ve termometreler dahil olmak üzere, ülke kimyasal silah programına yardımcı olmak üzere Suriye'ye teknik yardım ve malzeme göndermiş olduğu’ iddia edilmiştir.

 

Süregelen Anlaşmalar…

Daha evvel de değindiğim ve 1993’te imzalanan Chemical Weapons Convention (CWC), uluslararası hukukun gücünü gösteren en önemli ‘silah kontrol’ anlaşmasıdır. Bu anlaşma, kimyasal silahların üretimini, stoklanmasını ve kullanılmasını yasaklamaktadır. İşlevsellik, Lahey merkezli bağımsız bir kuruluş olan Kimyasal Silahların Yasaklanması Örgütü (OPCW) tarafından yönetilmektedir.

OPCW, küresel nüfusun %98'ini temsil eden CWC'nin 192 imzacısının şartlarını denetlemektedir. Kısacası dünya çapında, 4.732 endüstriyel tesis CWC hükümleri uyarınca süregelen bir denetime tabidir.

CWC şartları uyarınca kimyasal silah stoku-imhası bildiriminde bulunan başlıca ülkeler: Albania, Angola, China, Cuba, Egypt, Ethiopia, India, Iran, Iraq, Israel, Japan, Libya, Myanmar (Burma), North Korea, Pakistan, Russia, Serbia and Montenegro, South Korea, South Sudan, Sudan, Syria, Taiwan, Turkey, United States, Vietnam’dır.

Buna rağmen 2017 itibarıyla, sadece Kuzey Kore ile ABD’nin hala kimyasal silah stoğu muhafaza ettiği açıklanmıştır.

 

İyileştirme Yönlü Küçük Adımlar…

ABD, ‘Üçüncü Dünya ülkelerinin kimyasal savaş ürünlerini elde etmesini önlemek niyetiyle ve işbirlikçi bir çaba içerisinde, diğer Batı ülkelerine katılmıştır. Batı işbirliğindeki ilk amaç, imalat ekipmanlarının satışı ve kimyasal maddelerin üretiminde gerekli olan kimyasal ön maddelerin tedariki ile ilgili kontrolleri içermektedir. İkinci amaç ise, mevcut kimyasal stoklarını ortadan kaldıracak silah kontrol girişimlerinin önerilmesidir.

 

Ama tekrar hatırlayacak olursak kimyasal silahların üretilmesinde kullanılan teknolojinin çoğu, başta Batı Avrupa Ülkeleri, ABD, İsrail, Rusya, Kuzey Kore veya Japonya'dan sağlanmaktadır.

Dolayısıyla, gelişmiş ülkeler timsah gözyaşları dökedursun ,demokrasi-bilim ve teknoloji nimetleri duyarlılıkla kullanılmadığı sürece’ el atılan hiçbir yerde yaşam kolaylaşmayacaktır.

Kitle imha silahları mevcut olsun olmasın.

 

Yazıların her türlü yasal sorumluluğu Yazarın kendisine aittir. Kaynak gösterilse dahi yazının tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan yazının bir bölümü, alıntılanan yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.