1. HABERLER

  2. SİYASET

  3. Külünk: PKK ve HDP’Yİ muhatap alıp süreç başlatmak hata değil ihanet olur!
Külünk: PKK ve HDP’Yİ muhatap alıp süreç başlatmak hata değil ihanet olur!

Külünk: PKK ve HDP’Yİ muhatap alıp süreç başlatmak hata değil ihanet olur!

AK Parti İstanbul Milletvekili Metin Külünk, twitter hesabından “Terör bitecek” başlığı ile yayınladığı açıklamasında önemli noktalara vurgu yaptı.

A+A-

AK Parti İstanbul Milletvekili Metin Külünk  twitter hesabından “Terör bitecek” başlığı ile yayınladığı açıklamasında “ikinci kez örgütü ve siyasi uzantısını muhatap alıp bir süreci başlatmak hata değil ihanet olur” dedi

 

PKK VE HDP HAİN ÇIKARLARI İÇİN SÜRECİ SUİSTİMAL ETTİ

 

AK Parti İstanbul Milletvekili Metin Külünk,  yayınladığı açıklamasında  hem parti açısından hem de Sayın Cumhurbaşkanı’nın  siyasi kariyeri açısından son derece riskli bir adımı göze alarak kangren haline gelen Kürt sorununu çözmek ve iç barışı sağlamak için tarihi bir adım attığını ve  çözüm süreci diye bilinen projeyi başlattığını vurgulayarak  PKK ve legal uzantısı HDP’nin süreci kendi hain çıkarları için suistimal ettiğini söyledi.

 

DEVLET, DEVLET OLMANIN GEREĞİNİ YAPTI

 

Külünk, bu dönemde HDP ve PKK’nın tüm bölgeyi adeta cephaneliğe dönüştürüp, savaş için devasa bir hazırlığa girdiklerine,  tuzaklamadıkları ne bir sokak ne de bir bina kalmadığına,  hazırlıklar bitince de, savaşı resmen başlattıklarına dikkat çekerek  “Devlet devlet olmanın gereği olarak uluslar arası hukuk normları çerçevesinde müdahalede bulundu, terör örgütüne darbe üstüne darbe indirdi, tüm özgürlüklerin temeli olan kamu otoritesini yeniden tesis etti, sahada hakimiyeti tekrar sağladı” dedi.

 

HALK DEVLETTEN, PKK VE HDP’Yİ HİÇBİR ŞEKİLDE MUHATAP ALMAMASINI İSTİYOR

 

Bölgede yaptıkları gezi sonrası edindiği izlenimleri de paylaşan Külünk,  bölge halkının kamu otoritesinin yeniden tesis edilmesinden çok memnun ve operasyonların devamından yana olduğunu belirterek  “sürecin tekrar başlatılmasına yönelik tüm demeç ve girişimler bölge halkının bu konudaki tedirginliğini iyice arttırıyor, devlete olan güven sarsılma tehlikesi yaşıyor” ifadelerini kullandı.

AK Partili Külünk,  halkın devletten, PKK ve HDP’yi hiçbir şekilde muhatap almamasını, masanın yeniden kurulmamasını ve terörle mücadelenin kararlılıkla sürdürülmesini beklediğini de söyledi.

 

PKK ve HDP’Yİ MUHATAP ALIP SÜREÇ BAŞLATMAK HATA DEĞİL İHANET OLUR

 

Çözüm sürecinin yaşanması gerektiğini, yaşandığını ve halkın devlet ile yeniden buluşması açısından önemli ve faydalı olduğunu vurgu yaptı ama “ikinci kez örgütü ve siyasi uzantısını muhatap alıp bir süreci başlatmak hata değil ihanet olur” dedi.

AK Partili Külünk yaptığı açıklamanın tamamında ise şu sözlere yer verdi;

AK Parti ve Sayın Cumhurbaşkanımızın kangren haline gelen Kürt sorununu çözmek ve iç barışı sağlamak için tarihi bir adım atmış, çözüm süreci diye bilinen projeyi başlatmıştı.  Bu hem parti için hem de Sayın Cumhurbaşkanımızın siyasi kariyeri açısından son derece riskli bir adımdı.

Sayın Cumhurbaşkanımız, ülke ve milletimizin çıkarları parti ve kişisel çıkarlarımdan önce gelir diyerek bu tarihi riski alsı, elini değil adeta tüm bedenini taşın altına koydu ve süreci başlattı. Sonuç hepimizin malumu. PKK ve legal uzantısı HDP, süreci kendi hain çıkarları için suistimal etti. Devletin şevkat elini zafiyet olarak gördüler, de facto olarak sahada terör diktası oluşturdular.

PKK ve HDP ikircikli bir söylem geliştirdiler, batıda elde saz, çiçek, böcek, barış edebiyatı yaparken doğuda elde keleş savaş propagandası yaptılar.  Bu dönemde tüm bölgeyi adeta cephaneliğe dönüştürüp, ilerde verecekleri savaş için devasa bir hazırlığa girdiler, tuzaklamadıkları ne bir sokak ne de bir bina kaldı.  Hazırlıklar bitince de, savaşı resmen başlattılar.

Devlet devlet olmanın gereği olarak uluslar arası hukuk normları çerçevesinde müdahalede bulundu, terör örgütüne darbe üstüne darbe indirdi, tüm özgürlüklerin temeli olan kamu otoritesini yeniden tesis etti, sahada hakimiyeti tekrar sağladı.

Bölgede yaptığımız gezi sonrası edindiğimiz izlenimler şu yönde;

Bölge halkı kamu otoritesinin yeniden tesis edilmesinden çok memnun, operasyonların devamından yana, sokakta devletin gücünü tekrar gören bölge halkı yeniden devletinin yanında, terör örgütü PKK’ya sırt çevirmiş durumda. Bölge halkı PKK’ya sırtını dönmüş vaziyette ama diğer taraftan halk, devlet, PKK ve HDP’yi muhatap alarak süreç tekrar başlatılır mı ? sorusu var. Sürecin tekrar başlatılmasına yönelik tüm demeç ve girişimler bölge halkının bu konudaki tedirginliğini iyice arttırıyor, devlete olan güven sarsılma tehlikesi yaşıyor.

Halk devletten, PKK ve HDP’nin hiçbir şekilde muhatap alınmamasını, masanın yeniden kurulmamasını ve terörle mücadelenin kararlılıkla sürdürülmesini bekliyor. 

Bu milletin bağrından çıkmış bir vekil, bir Anadolu evladı olarak şu tarihi tespitlerde bulunmak zorundayım;

Durum son derece hassas, süreç yaşanması gerekiyordu, yaşandı halkın devlet ile yeniden buluşması açısından önemli ve faydalı oldu. Ama ikinci kez örgütü ve siyasi uzantısını muhatap alıp bir süreci başlatmak hata değil ihanet olur.  Adına ne derseniz deyin hiç önemli değil bundan sonra yeni bir süreç şehitlerimizin kanıyla tesis edilmiş kamu otoritesini yeniden bozacak ve tüm bölgenin kaybedilmesine neden olacaktır.  Olası bir ikinci çözüm süreci bölgede terör örgütünün Türkiye Cumhuriyeti üzerine zaferi olarak algılanacak, alandaki PKK varlığını tarihinde hiç olmadığı kadar güçlendirecek, devletin yanında yer alanlar bile güç dengesi yüzünden PKK’ya yanaşmak zorunda kalacaktır. Bunu bölgede Anadolu’ya sadık insanlar yüksek sesle söylüyorlar.

Hasıl-ı kelam, böyle bir adım, sonuç itibariyle, devletin bölgedeki hakimiyeti açısından telafisi imkansız hatalardan öte gücün tamamen PKK’ya kaymasına neden olacaktır.

Bende, Sayın Cumhurbaşkanımızın defaatle ifade ettiği gibi, ülkem, devletim, milletim ve özellikle de bölgedeki Kürt kardeşlerim adına, masanın yeniden kurulmasına, sürecin tekrar başlatılmasına şiddetle karşıyım. Bunların isimlerinin telaffuz edilmesinin bile çok büyük hata olduğu görüşündeyim. Sokak asla bunun adının dahi alınmasına tahammül etmiyor.

 Evet ümmetçe ve milletçe çok sıkıntılı bir dönemden geçiyoruz, adeta küresel bir saldırı altındayız. Verdiğimiz mücadele sıradan bir siyasi parti mücadelesi değil bu Erdoğan liderliğinde yedi düvele karşı verilen bir istiklal ve istikbal mücadelesidir.

Umutsuzluğa kapılmayın, devletimiz son 400 yılın  en güçlü dönemini yaşıyor, Erdoğan liderliğindeki devletimizin tarihinin bu en büyük krizini aşacak hatta onu avantaja dönüştürecek güç ve devlet aklına sahiptir.  Yeter ki biz ferasetimizi, irfanımızı ve cesaretimizi kaybetmeyelim. 

AVAZTÜRK

YASAL UYARI: Yayınlanan haberin tüm hakları AVAZ MEDYA Grubu'na aittir. Kaynak gösterilse dahi haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.