1. YAZARLAR

  2. HAKAN POLAT

  3. Laboratuvar Kürtleri
HAKAN POLAT

HAKAN POLAT

Yazarın Tüm Yazıları >

Laboratuvar Kürtleri

A+A-

Minorsky ve Nikitin!

Laboratuvarda,  Rusların siparişi üzerine  yoktan millet var etmeye çalışan mübarek insanlar...

Şeref Han’ın 20 yy’daki bilimsel cücükleri…

Maymundan geldiğimizi iddia eden papaz Darwin Efendinin teorileri gibi ispatlanamayan teorilerini öne sürüp, sonradan bir kısmından vazgeçen ve  kendileri ile bile çelişkiye düşen insanlar bunlar.

Bunlar, yazdıkları kitap ve teorilerle, ne yazık ki Kürtçülerin ipine sımsıkı sarıldığı, tezlerini her geçen gün gerçekmiş gibi bu topraklara dayatmaya, bilgisiz ve cahil beyinlere zerketmeye çalıştığı bölücü ideolojinin baş mimarları.

1856 Paris Antlaşmasıyla Osmanlı'nın Avrupa gücü olarak tescilinden sonra sıcak denizlere inme umudunu bir süreliğine kaybetmişlerdi. Ama bu tarihten 4 yıl sonra yani 1860'ta Petersburg Üniversitesi'nde Kürdoloji bölümü kurdular. Sonra Erzurum Konsolosluğuna ve Urumiye Konsolosluğu’na bu ve bunun gibi adamları değişik zamanlarda, Kürtleri, Kürtler’in geleneklerini, dillerini, giyimlerini, şivelerini incelemek ve araştırmak için yolladılar. Yani adamlar sıcak denizden vazgeçmiyor arkadaş...

İşlerini de garanti altına almak için her olasılığı düşünüyorlar.

Amaç ne?

Kürtleri kontrol altına almak...

Balkanlar’da Slav devletler oluşturmak için ne yaptılarsa, aynısını Kürtler üzerinde uygulamaya çalışmak, Doğu Anadolu’nun kuzeyinden, İskenderun ile Basra körfezinden güneye, sıcak sulara açılmak... 

Ortadoğu’da Sümerler, Akadlar, Babilliler, Asurlar, Mısırlılar, Hititliler, Urartular, Medler, Kassitler, Kimmerler, İskitler, Elamlar, Persler, Bizanslılar yaşamışlar, devletler kurmuşlar.

Tarihte hep devamlılık olmuş; bu topluluklar hep birbiri ile savaşmış. Bazen yenmiş, bazen gerilemiş, ama bugün Mezopotamya denilen yerde hep birbirlerinin üzerine devlet kurmuş ve karşılıklı olarak birbirlerinin kültür ve dillerinden etkilenmişler.

Kendi paralarını bastırmışlar, kendi mimarilerini oluşturmuşlar, kil tabletlere yazılarını yazmış, duvarlara kabartmalar yapmışlar. Heykellerini dikmişler. Medeniyeti başlatıp yazıyı bulan, günümüz tarihine büyük eserler bırakan, matematikte, astronomide, felsefede dünya tarihini başlatan, ilk kanunları koyup toplumsal hayatı düzenleyen bu kadim uygarlıklar yok olmuşlar. Yaşayan hiç kimse kalmamış ama ne hikmetse, konar göçebe şeklinde ve ilkel komün halde ana erkil olarak yaşayan Kürtler 21.yüzyıla ulaşmışlar.

Tarihinin hiçbir noktasında, kendi kurdukları devletin ne bir parası, ne fermanı, ne yazıtı, ne çanak çömleği bile bulunamamış; ama Kürt Enstitüleri ve Minorsky, Nikitin gibi  sözde bilim adamı kisvesindeki 2’nci kuşak Kürtçü ve Rusçu casuslar tarafından Ortadoğu’nun en kadim uygarlığı diye ilan edilmişler.

Hatta önce Medler Kürtlerin atasıdır demişler. Bakmışlar Medler Turani özellikler taşıyor, Minorsky 8 yıl sonra bu iddiasından vazgeçmiş, bu defa, “yok bunların atası Kardular, olmadı Gutiler” demişler. Ama yine ve de yine her ne hikmetse ne Kardulara ne Gutilere ait en ufak bir yazı, belirteç, imza bulunamadığı gibi bu yok olmuş kavimlerin, herhangi bir dayanağa yaslamadan  ve kaynakça göstermeden Kürtçe konuştuklarını savunmuşlar.

Zaten Anadolu’yu Selçuklu Türkleri Bizanslılardan almış ve ne enteresandır ki; 1000 yıllık Bizans tarihinde bir tane Kürt ayaklanmasından söz edilmez. Nerededir ki bu Kürtler de, Bizans Türkler’i görene kadar istediği şekilde at oynatmış bu topraklarda?

Yoktan var etmek Allah’a mahsustur.

Emperyalizmin sömürü düzenini daha işlevsel hale getirebilmek için ortaya attığı Oryantalizm ve yetişen Şarkiyatçı bilim adamları Kürtle de Türkmenle de Arapla da hiçbir zaman ilgilenmemiş, petrolün ve değerli madenin peşine düşmüştür. Kurdukları laboratuvarda da yapay devletler oluşturmak için tarihte adı sanı kalmamış milletlerden yeni etnisiteler oluşturmaya çalışmışlar.

Ne diyor Karakeçili Türkmenler ‘’özümüz Türk, giysimiz Arap, adımız Kürt’’.

Kıssadan hisse; anlayana tabi...

Yazıların her türlü yasal sorumluluğu Yazarın kendisine aittir. Kaynak gösterilse dahi yazının tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan yazının bir bölümü, alıntılanan yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.