1. YAZARLAR

  2. NURAY BAŞARAN

  3. Merkezi Devletler Birliği mi, Batı Asya Birliği mi?
NURAY BAŞARAN

NURAY BAŞARAN

Yazarın Tüm Yazıları >

Merkezi Devletler Birliği mi, Batı Asya Birliği mi?

A+A-

Son zamanda Türk Dış Politikasındaki değişimde,  cevabı bulunamayan sorular her geçen gün artıyor. Özellikle kuzeyimizde kurulması planlanan olası ‘Kürt Devleti’ yapılanmasının ‘devlet aklı’ ile lağv edilmesiyle birlikte, bölgedeki müttefiklerimiz ve birlikteliklerimiz konusunda merak edilenler her geçen gün artıyor. Bugüne kadar Türkiye’ye biçilen role, son zamanlardaki itirazlarımız ve yaptıklarımız bir türlü uymuyor ve örtüşmüyor. Sanki Türkiye ya batı ya da Asya kampında olmak zorundaymış gibi yanlış bir düşünce ile yola çıkınca, çözüm yolu bulmak zorlaşıyor.

Nasıl mı?

Türkiye’nin sadece Asya’nın değil, Avrupa'nın da bir parçası olduğu, tarihin ve coğrafyanın her iki kıtayı bağladığını ve ülkemizin kıtalar arası önemli bir köprü olduğunu unutmamak gerekmektedir. İki kıtanın tam ortasındaki Türkiye, merkezde güçlenmek mecburiyetindedir. Türkiye'nin yeri, bulunduğu yerdir yani merkezdir.

Barzani referandumu ve ABD’nin Büyük Ortadoğu Projesi ile yapmaya çalıştığı eyaletlerden oluşan devletler birliğinin temelleri yıllar önce atılmıştır. Bu süreçte, PYD ve PKK yaratılmıştır. Şimdi de PKK’nın uzantılarıyla bize karşı bölgenin yapılandırıldığı görülüyor. Küresel stratejinin hedefinde,  ‘Kürtler ile Türkiye Cumhuriyeti'ni savaştırmak, Rusya Federasyonu'nun dağıtılması projesi vardır. Dıştan destekli bölücü terör ile öne çıkartılan KÜRTÇÜLÜK akımının artık bölgede kendi üniter yapısını oluşturma hevesi de bundandır.  Küresel sermaye, Kürtleri kullanarak Türkiye Cumhuriyeti'ni ortadan kaldırma planları yaparken, ‘devlet aklı’nın bunun bir ileri adımın görüp Rusya, İran ve bölge devletleri ile yaptığı anlaşmalar, Barzani’nin istifasına kadar uzanmıştır. Rusya Federasyonu içinde yer alan Kafkasya, Tataristan, Kırım ve Türkmenistan bölgelerinin Türkiye haritası içinde sunulması gibi hayali projelere Türkiye çoktan tavrını koymuş ve küresel güçlerin bize sundukları hayali haritalara, devlet aklı ‘DUR’ demiştir. Rusya ise bu haritalar karşısında yine oyunu görüp Avrasya Birliği’ni ilan ederek Avrasya ülkeleriyle yakın işbirliği ve dayanışma içine gireceğini çok önce ilan etmiştir.

Öte yandan söz konusu gelişmelere paralel olarak Türkiye’yi Avrasya ya da Avrasyacılık politikasına mahkûm etmeye çalışan bir grup küresel güç işbirlikçilerine şunu hatırlatmakta fayda vardır. Türkiye’yi bir Avrasya gücü olarak ilan etmek, Türkiye üzerinden Çin, İran ve Rusya’ya meydan okumak anlamına gelir. Bu da sadece Türkiye’yi yakın komşularına karşı karşıya getiren bir başka tuzaktır. Küresel güçlerin ‘Yeni Hazar Senaryosu’, tıpkı  'Yeni Osmanlı’ senaryosu gibi hayalden olmaya mahkûmdur. Bunlar gibi bölge devletlerini birbirine düşürmeyi hedefleyen planlar çoktan deşifre olmuştur.

Ortadoğu’da özellikle İngiltere ve İsrail ağırlıklı projeler çerçevesinde değerlendiren bazıları, Atatürk ve Cumhuriyeti tam anlamamış ve bağımsız bir plan yokmuş gibi Türkiye’yi Batı Asya’da konumlandırmıştır. Türkiye’yi bütünüyle Avrupa’dan koparacak böylesine bir proje, kurucu önder Atatürk’ün öncelikle gündeme getirmiş olduğu Balkan bölgesi ile Türkiye’nin ilişkisini keseceği için kurucu iradenin ortaya koymuş olduğu plana ters düşmektedir. Türkiye, eğer bölgesel bir plana yönelecekse, bu yalnızca tek bölge olamaz. Türkiye’nin etrafını çevreleyen diğer bölgelerin de dikkate alınması gerekir. Türk devletini bir Asya Birliği içine almak, aynı zamanda ülkenin merkezi coğrafyasındaki jeopolitik duruma da terstir. Bunları çözmek ve anlamak,  'sözde değil, özde' Atatürk’ü özümsemekten geçmektedir. Hatta biraz daha ileri giderek, Osmanlı’nın dağılması sürecinde Cumhuriyetin nasıl kurulduğu ve o dönemdeki kurucu önder Atatürk’ün yaptıklarına bakmakta fayda vardır. Kim bilir, belki de son zamanlardaki ‘Cumhuriyet’ ve ‘Atatürk’ vurgusu, bu çabaların ürünüdür.

Yazıların her türlü yasal sorumluluğu Yazarın kendisine aittir. Kaynak gösterilse dahi yazının tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan yazının bir bölümü, alıntılanan yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.