1. YAZARLAR

  2. NURAY BAŞARAN

  3. Milli Eğitim’de Neler Oluyor?
NURAY BAŞARAN

NURAY BAŞARAN

Yazarın Tüm Yazıları >

Milli Eğitim’de Neler Oluyor?

A+A-

Aslında söze, Milli Eğitim’de neler olmuyor diye başlamak daha doğru olur. 2017-2018 öğretim yılı açılırken, Milli Eğitim’de 15 yıldır birikmiş sorunların patlaması yaşanıyor. Ben buna, 15 yıllık birikmiş sorunların veya gazın sıkışması diyorum. Ak Parti, Cumhuriyet tarihinin (Atatürk sonrası) en uzun süre iktidarda kalma rekorunu kırmıştır. Bu durum, eğer yenilenme ve işinin ehli kadrolar ile değişim yapılmazsa metal yorgunluğunu kaçınılmaz olarak yaratacaktır. Yaşanan da işte budur.

AK Parti öncesinde değişen iktidarlar ile birlikte, kamuda kadrolar da değişir ve yeni gelen kadroların heyecanıyla sorunlar gün ışığına çıkar, tartışılır ve bazılarına çözüm bulunurdu. Değişim, başka sorunları getirse de diğer iktidar değişiminde de bunlar değiştirilebilirdi. En azından, değişeceği de ümit edilir ve bu beklenti de değişime zemin hazırlardı. Erdoğan’ın sözünü ettiği "metal yorgunluğu",  böylelikle gerçekleşmeden önlenir ve ileriye dönük tedbirler alınırdı. İktidardaki ve yönetim kadrolarındaki değişim, metal yorgunluğunu önlerdi. Ama şimdi, durum farklıdır ve gerekli önlemler alınmadığı için AK Parti ve devlet kadrolarında metal yorgunluğu, metal çürümesi noktasına ulaşmıştır. Bu noktadan bakınca; durum sadece farklı değil, daha da vahimdir. 15 yıllık AK Parti iktidarı döneminde yenilenme süreci durup iktidar da değişmeyince , tıkanmayı önlemek amacıyla arada sırada Bakanların değişimi yöntemi benimsenmiştir. Erdoğan, ‘yorulanları’ aslında kendine göre  sahadan çekiyordu.  Tıkanma ve yorgunluk sorununu böyle çözmeye çalışıyordu. Milli Eğitim Bakanlığı’nda da 15 yılda 7 bakan değişti. Tüm bakanlar, sanki farklı partilerin bakanıymış gibi, bir önceki bakan hakkında adeta soruşturma açtılar. Bugünkü Milli Eğitim’in en önemli gerçeği budur. Peki, bu soruşturmaların akıbetleri ne oldu? Kimse bilmiyor. En azından, kamuoyu bilmiyor. İşte sorun burada başlıyor. Ak Parti, kendi içinde bu kişilere belki bir daha bakanlık koltuğu vermeyerek tedbir aldı, ancak  ‘devlet’ dediğimiz mekanizmada bu soruşturmaların farklı karşılıkları ve yaptırımları olduğu unutuldu. Bu durum, ileride gündeme gelince, suçu kimin üstleneceğini göreceğiz.

Aklımıza gelen ve hatırladığımız bazı bakanlara bir bakalım. Soruşturma açılan bakanlardan birisi, Erkan Mumcu'dur. Mumcu, Ak Partililer için (daha sonra partiden istifa ettiği için) neredeyse ihanet ederek gitmiş kabul edildi. Çoğu Ak Partiliye göre Mumcu,  ‘parti ruhu’ taşımıyordu. Kulislerde, Mehmet Ağar’ın DYP'si ve ANAP’ın Ak Parti’ye karşı birleşme sürecinde birleşmeyi önlediği için Mumcu’ya  bakanlığın siyasi bir ödül olarak verildiği konuşulmuştu. Buna rağmen,  Mumcu ile Ak Parti ile kan uyuşmazlığı olmuş ve  Kültür ve Turizm Bakanı yapılmasına rağmen daha sonra partiden ayrılmıştı. Ancak, bakanlıktan alınan  ve partiden istifa eden Mumcu, yine de giderayak TRT Türk’ün adeta gizli hamiliğini  teslim almıştı. Bu durum, ayrı bir yazı  ve merak konusudur.

Hüseyin Çelik, adeta ‘şaibeler’le anıldığı bir dönem yaşattı Milli Eğitim Bakanlığı'na. Kitap kırtasiye işlerinden tutun, kardeşlerinin bakanlıktaki tayin işlerine karışmasına kadar usulsüzlüklerle ilgili dedikodular gündeme geldi. Yine aynı dönemde, Bakanlık, FETÖ ile ilintili bir sendikaya teslim edildi. Hem içerik hem de teşkilatlanma, FETÖ'cü sendika eliyle yapıldı. Hüseyin Çelik sonrasındaki bakan, tüm bunlara soruşturmalar açtı. Soruşturmaların sonucu mu? Kimse bilmiyor.

Milli Eğitim Bakanlığı'nda Ömer Dinçer dönemi ve Nimet Çubukçu dönemleri yaşandı. Daha sonra ise Nabi Avcı dönemi. Müfredat ve tüm sınav sistemleri her bakan geldiğinde değişime uğradı. Kulislere göre, Nabi Avcı hiç bakanlık yapmadı, Müsteşarı Yusuf Bey tüm Bakanlığı idare etti. Nabi Avcı, Erkan Mumcu gibi, Kültür ve Turizm Bakanlığı'na kaydırıldı.  Ama bu süreçlerde "kültür"de yok oldu. Çünkü gelen bakanlar, bakanlığın mali kaynak (para) içeren kısmı,  yani ‘Turizm’ bölümüyle  yoğun olarak ilgilendikleri için kültürün esamesi okunmadı. Bir milletin kaderi olan kültür ve eğitim, böylece rafa kalkmış oldu.

Kültür ve Turizm ile diğer bakanlıkları yazmaya devam edeceğiz.

 

Yazıların her türlü yasal sorumluluğu Yazarın kendisine aittir. Kaynak gösterilse dahi yazının tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan yazının bir bölümü, alıntılanan yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.