1. YAZARLAR

  2. BÜLENT KARAYEL

  3. NEDİR BU TOHUM GERÇEĞI?
BÜLENT KARAYEL

BÜLENT KARAYEL

Ziraat Yüksek Mühendisi
Yazarın Tüm Yazıları >

NEDİR BU TOHUM GERÇEĞI?

A+A-

Tohumlar, toplumumuz ve bireysel olarak bizler için oldukça önem taşıyan bir konu. Ve bu konuda her gün basında yazılar çıkıyor. Bir kısmı bilinçli olarak yayılan, bir kısmı da farkında olmaksızın oluşan bir bilgi kirliliği var. Bu bilgi kirliliğini biraz da olsa ortadan kaldırmak için bu yazıyı yazmaya karar verdim.

Hoyratça kullandığımız dünyamızda topraklarımız, sularımız hızla kirlenmektedir. Şu gerçeği hepimiz iyi bilmeliyiz dünyadaki açlık sorununu çözmeden hiçbir sorun çözülmez. Adaletin ve eşit dağılımın olmadığı dünyamızda 1,8 milyar insan her gün aç uyurken 2 milyar insanda obezite sorunu yaşamaktadır. Unutulmamalıdır ki aç insan mutsuz insandır. Aç ve mutsuz olan insanlar topluluğunun önünde hiçbir güç hiçbir hükümet, hiçbir silah duramaz. Gelecekte savaşlar petrolden, enerjiden değil açlıktan ve susuzluktan çıkacaktır.

Bu yüzdendir ki Herşey bir tohumla başlar. Peki tohum nedir biyoloji kitaplarındaki tarifi şudur ;bitki çiçeklerinin dişi organlarının tozlanma ve döllenmesinden sonra meydana gelen, embriyo ve embriyo yedek besin maddesi bulunduran generatif üreme organıdır. Bitkisel üretimin temel girdisi olan tohum, beslenme ihtiyacını karşılayan, istihdama ve uluslararası ticarete konu olan, dünya nüfusunun her geçen gün artmasıyla beraber daha da stratejik hale gelmiş bir üründür.

Tohumluk, tarım sektörünün önemli bir girdisi olmanın yanında, tarımın diğer girdilerinin verimliliğini etkileyen, ürün kalitesini doğrudan belirleyen çok büyük öneme sahiptir. Tarımsal üretimde artış ve kalitenin yükselmesi ülkelerin ekonomileri için anahtardır. Tarımda istenen gelişimin elde edilebilmesinde yüksek kaliteli tohumlukların üretimi ve kullanımı tohum teknolojisinin de odağında olmuştur. Tohum teknolojisindeki gelişmeler, tarımdaki diğer girdileri de etkilemesinden dolayı (örneğin bitki koruma, gübre, su kullanımının optimize edilmesi vb.) tüm girdilerin marjinal faydalarının arttırılması gibi sinerji yaratan katkılar sağlar.

Dünya bu gerçeği 1800 yıllarda görüp buna göre yatırımlar yaparken maalesef ülkemiz bu konuda da oldukça geri kalmıştır. Ülkemizde 1980’lere kadar devlet kontrolünde olan tohum üretimi, 1980’lerden sonra izlenen liberal politikalar ile özel sektöre kapı aralamış ve zaman içerisinde rekabetçi bir yapıya bürünmüştür. 2000’lerin ilk yarısında yasal altyapı çalışmalarında önemli adımlar atılmasının ardından özel sektör ivme kazanmış ve sertifikalı tohum üretiminde ciddi artış gözlenmiştir. Tohumculuk sektörünün kronolojik olarak gelişimine kısaca bakıldığında 1982 yılından sonra tohumluk fiyatları serbest bırakılmış ve yerli ve yabancı ortaklı işletmeler kurulmaya başlanmıştır. 1984 yılında tohumluk ithalatı serbest bırakılmış, 1985 yılında tohumluk teşvik Tohumculuk Sektörü Ulusal Strateji Raporu 73 kararnamesi çıkmıştır. Kararname’nin çıkması ve uygulamaya konulması hem özel tohumculuk kuruluşlarının sayısını hem de üretilen çeşit miktarını arttırmıştır. Islahçı haklarının tanınmasına yönelik ilk yönetmelik çalışması 1994 yılında yapılmış (Tescilli Çeşitlere Ait Islahçı Haklarının Korunmasına İlişkin Yönetmelik) ve devamında 1997 yılında yeni bir yönetmelik çıkmıştır. 2004’te ise UPOV’un 1991’deki sözleşme metni ve AB’nin Bitki Çeşit Hakları ile ilgili direktifleri dikkate alınarak “5042 Sayılı Yeni Bitki Çeşitlerine Ait Islahçı Haklarının Korunmasına İlişkin Kanun” TBMM’de kabul edilmiştir. Ağustos 2004’te ise 5042 Sayılı Kanun’un uygulanmasına yönelik “Yeni Bitki Çeşitlerine Ait Islahçı Haklarının Korunmasına Dair Yönetmelik” kabul edilmiştir. Çalışmalar AB Kanunlarıyla uyumlu bir şekilde yürütülerek 2006 yılında “5553 Sayılı Tohumculuk Kanunu” çıkarılmış ve devamında gelen yönetmeliklerle sektörün işleyişinin alt yapısı kurulmuştur. Tohumculuk Kanunu’nun ardından farklı türlere ait pek çok yönetmelik, tebliğ, talimat düzenlenmiştir. Söz konusu yasal düzenlemeler tohumluklarda kalite standartlarının oluşturulması, tohum ticaretinin geliştirilmesi ve kullanıcılara kalite güvencesi sağlamak amacıyla oluşturulmuştur. Her ne kadar yasal mevzuat konusunda Bakanlık pek çok çalışma yapmışsa da mevzuatların dağınıklığı, uygulama aşamasına geçildikten sonra mevzuat kaynaklı üretici ya da tedarikçilerin yaşadığı bazı zorluklar yasal değişikliklere gidilmesi yönünde baskı oluşturmuştur. Mevzuat açısından sıklıkla dile getirilen bir diğer görüş ise 5553 Sayılı Kanun ve yasal mevzuatın geç de olsa çıkmış olmasına rağmen sektör için çok önemli adım olarak ifade edilmiş olmasıdır. Yine 2006 yılında çıkarılan “5448 Sayılı Tarım Kanunu” ile tarım politikalarının ve tarımsal desteklerin belirlenmesi, düzenlemesi ve tarımsal araştırma geliştirme programlarına ilişkin esaslar ortaya konulmuştur. 2008 yılına gelindiğinde “Bitki Çeşitlerinin Kayıt Altına Alınması Yönetmeliği” ile tarımsal bitki türlerine ait çeşitlerin kayıt altına alınma vb. işlemler düzenlenmiş, “Tohumculuk Hizmetlerinde Yetki Devri Yönetmeliği” ile Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından yürütülen tohumculuk hizmetlerinden tohumluk sertifikasyon işlemleri ve piyasa denetimiyle ilgili yetki devri esasları belirlenmiş ve Resmi Gazete’de yayımlanmıştır. 2009’da yayımlanan Tohumculuk Sektöründe Yetkilendirme ve Denetleme Yönetmeliği’nde ise tohumlukların üretimini ve pazarlamasını sağlayan gerçek veya tüzel kişilerin yetkilendirilmesi ve denetlenmesini sağlayan hükümlere yer verilmiştir. 2010 yılında 5977 Sayılı Biyogüvenlik Kanunu ile genetik yapısı değiştirilmiş organizmalar ve ürünlerin risklerini dikkate alarak Ar‐Ge, ithalat, ihracat vb. işlemlerin nasıl yapılacağı ve denetim mekanizması belirlenmiştir

Türkiye de dünyada olduğu gibi sertifikalı tohum kullanılır ve desteklenir. Hibrit tohumların genetiği değiştirilmemiştir. Hibrit tohumlar maksimum verim için en iyi çeşitlerin çaprazlanması sonucu elde edilen tohumlardır. Ayrıca çıkarılan kanunlar ve yönetmenliklerle yerli tohumlar koruma altına alınmıştır. Genetik özelliklerinin kaybolmaması için satışı yasaklanmıştır. Türkiye de Gdo lu tohumların üretimi ve satışı yasaktır. Hiçbir şekilde gdo ya ülkemizde geçit verilmemektedir. Şunu da bilmekte fayda var gen kaynaklarımız devlet tarafından güvence altındadır.

Türkiye ,oldukça geç kalmasına rağmen uygulanan politikalarla hızla bir ilerleme kaydetmiştir. Dünyadaki tohum pazarı içerisinde henüz rol oyuncusu olmasak da geleceğimiz parlak gözüküyor. ISF tarafından yayımlanmış dünya tohum istatistiklerine göre dünya tohum ticareti yaklaşık 45 milyar dolar büyüklüğündedir. Bu veriler ışığında dünya tohumluk ticaretinin yaklaşık %27’si ABD’de gerçekleşmiştir. Bu ülkeyi Çin (%22.11), Avrupa Birliği ülkeleri (%20.69) ve Brezilya (%5.83) takip etmektedir . 2021 yılında ise küresel tohum pazarının değerinin 73 milyar doları geçeceği tahmin edilmektedir. Bu kadar önemli bir piyasadan daha fazla pay almak için daha çok çalışmalı argeye daha çok bütçe ayırmalıyız. Tarımı ziraat mühendisleri yönetirse hedeflere daha kolay ulaşılacaktır.

Yazıların her türlü yasal sorumluluğu Yazarın kendisine aittir. Kaynak gösterilse dahi yazının tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan yazının bir bölümü, alıntılanan yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
7 Yorum