1. HABERLER

  2. RÖPORTAJ

  3. Orakoğlu: Yeniden bir terör tanımı ortaya konmalıdır!
Orakoğlu: Yeniden bir terör tanımı ortaya konmalıdır!

Orakoğlu: Yeniden bir terör tanımı ortaya konmalıdır!

İstanbul Beyoğlu İstiklal Caddesi'nde meydana gelen patlama sonrası Emniyet İstihbarat eski Daire Başkanı Bülent Orakoğlu, AVAZTÜRK’e konuştu.

A+A-

AVAZTÜRK Haber Müdürü Arzu Erdoğral’ın sorularını cevaplandıran Emniyet İstihbarat eski Daire Başkanı Bülent Orakoğlu, “Türkiye’nin iç ve dış politikalarını, birliğini bozmaya çalışan yabancı ülkeler deşifre edilip, hesabı sorulmalıdır” dedi. Orakoğlu, “Sayın Cumhurbaşkanının sözlerine tamamen katılıyorum. Türkiye terör ile terörü destekleyen teröre öyle veya böyle bir şekilde destek veren, açıklama yapan, bildiri yayınlayan kişiler ile ilgili yeniden bir terör tanımı ortaya koymalıdır” ifadelerini de kullandı.

TERÖRE DESTEK VEREN ÜLKELERDEN HESAP SORULMALI!

-Taksim’de yine hain bir terör saldırısı gerçekleşti. PKK ile birlikte bazı terör örgütlerinin birleşmesi sonucu saldırıların artması dikkat çekerken uluslar arası güçlerin desteği söz konusu. Değerlendirmeniz ne olur?

Türkiye Ankara’daki Kızılay Güvenpark’ta yapılan bombalı terör saldırısından sonra İstanbul Taksim yeni  bir terör saldırısı ile karşılaştı. Burada yaralıların 3’te 1’nin yabancı uyruklu olduğu açıklandı. Şimdi tabi baktığınız zaman Sultanahmet’te bir saldırı olmuştu. Belki bu saldırı hem kaymakamlık hem de Türkiye’de turist olarak bulunan kişileri de hedef almış olabilir. Çünkü burada baktığınız zaman zaten 21 Mart Nevruz öncesi Türkiye’de PKK etrafında birleşen, DAİŞ gibi terör örgütlerinin metropollerde eylem yapacağı bilgisi bütün istihbarat birimlerimiz tarafından Emniyet Müdürlüklerine bildirilmişti ve uyarılmıştı. Tabi bu tür terör saldırılarının önlenmesi yani yüzdeye vurduğunuz zaman çok az. Bu konuda dünyada en başarılı ülkelerinden birisi Türkiye olarak görülüyor. Bu eylemi yapan örgüt henüz açıklanmadı. Ya DAİŞ’tir ya da biraz önce söylediğiniz gibi 10 tane PKK etrafında birleşen örgütün eylemi olabilir PKK başta olmak üzere. PKK daha ağırlıklı gibi gözüküyor. PYD çıkma ihtimalide büyük! Veya TAK… Bu TAK dediğimiz örgüt hakkında çok çeşitli spekülasyonlar yapılıyor. Bu örgütün PKK ile ilgisi olmadığını iddia edenler de var. Biz bu örgütü 2006-2007 yıllarından biliyoruz. O dönemde bu örgüt Kürdistan Ulusal Kurtuluşçuları ismiyle ortaya çıkmıştı. Bunların sözde  PKK’nın özel kuvvetleri olduğu iddiası da ortaya atılmıştı. Bu TAK dediğimiz örgüt 2006-2007 yıllarında turistik bölgeleri hedef aldı. Burada birçok yabancı uyruklu insanda saldırılar sonucunda vefat etmişti. O bakımdan PKK yabancı ülkelerin batılıların kendisine verdiği desteği keseceğini düşünerek bu TAK, KCK çatısı altında PKK’nın bir kolu olduğu halde bunun kendileri ile bir ilgisi olmadığını iddia ettiler o dönemde. Yabancı ülkelerin tamamen PKK’nın desteklenmemesini engellemeye yönelik bir şeydi bu. Ama özellikle söyleyelim, TAK dediğimiz örgüt  PKK’nın bir kolu. O yapılan diğer tüm spekülasyonların hepsi bana göre PKK’yı koruma altına almaya ve batılıların  desteğinin kesilmemesine yönelik bir takım psikolojik harekatlar…

Öte yandan bu eylemi gerçekleştiren PKK’nın zaten üst düzey yöneticileri. Kandil’den Avrupa’dan birçok şekilde bu PKK terör örgütünün kırsal alandan metropollere kayacağını, 21 Mart öncesinde Türkiye’nin büyük illerinde canlı bomba saldırıları olmak üzere birçok eylem gerçekleştireceğini söyleyerek Türkiye’yi tehdit etmişlerdi. Genel anlamda anladığımız kadarı ile ispat etmeye çalışıyorlar. Ankara Güvenpark’taki saldırıdan sonra  bir hafta bile geçmeden 6 gün sonra yapılan bir saldırı.

 Bu saldırının iki hedefi var. Birincisi Devlet. İkincisi de Türkiye Cumhuriyeti’nde yaşayan tüm insanlar. Devletin askerini, polisini ,güvenlik görevlilerini yıldırma amaçlı ve Türkiye’yi belki de batılı ülkelerin istemiş olduğu birtakım şartlara getirmeye çalışıyorlar. Ama hiçbir zaman için Türkiye Cumhuriyet tarihinde Türkiye Cumhuriyeti terör örgütünün terör kartı kullanılmak suretiyle politikalarını hiçbir sebeple değiştirmemiştir.

İkincisi burada Türkiye’de yaşayan vatandaşlar hedef alınıyor. Dikkat ederseniz sosyal medya platformlarında algı operasyonları yapılıyor. Terör ile birlikte hareket eden ve destek veren unsurlar var. Bunlar sanki bomba İstanbul’da patlamış ama bütün Türkiye’de böyle terör olayları olacağı, işte İstanbul’un A bölgesinde B bölgesinde C bölgesinde veya Türkiye’nin birçok yerinde böyle canlı bombalar olduğu yalanlarını uydurmak suretiyle halkı terör ile korkutmak istiyorlar.

Bu asimetrik bir tehdit zaten. Amerika’daki 2001 ikiz kuleler saldırısı sonrasında da en önemli şey bu olmuştur. Burada Cumhuriyet Savcılıkları’nın yayın yasağı getirmesi ölenlerin görüntülenmemesi ile ilgili bu algı operasyonlarının başarıya ulaşmaması adınadır. Mesela bakın Paris saldırılarında Türkiye bir tek ölen kişiler ile ilgili ceset, bir kan görememiştir. Terörün amacı masum insanları öldürmek, kan dökmek ve medya vasıtası ile kendi propagandalarını yapmaktır. Savcılıklar bu algı operasyonlarını önleyerek Türk insanının terör tehdidi ile korkutulmamasını, terörün insanları yaşayamaz hale getirmemesini sağlamaya çalışıyorlar. Hem Ankara saldırısı hem bu saldırıda buna kısmen uyulduğunu görüyoruz. Mesela bir programdayken orada bir gazeteci arkadaşa kafası kopuk bir resim atmışlar, telefonuna. Resim montaj gibi gözüküyor. Kafası kopuk, yüzünde bir şey yok. Bana göre bu da bir algı operasyonu.

Dünyada bugün uluslararası terör ile mücadele etmenin iki yönü var. Birincisi Türkiye’nin birlik beraberlik içerisinde olup kamuoyu desteğinin devletin yanında yer alması. Türkiye Cumhuriyeti Devletine düşen görevler var, fertlere düşen görevler var. Devlete düşen en önemli görevde terörü oluşturan terör kartını kullanmak suretiyle Türkiye’nin iç ve dış politikalarını, birliğini bozmaya çalışan yabancı ülkeleri deşifre edip hesabını sormaktır diye düşünüyorum.

YENİDEN BİR TERÖR TANIMI ORTAYA KONMALIDIR!

-Özellikle hükümetin bu tür saldırılarda yetersiz kaldığı söylenerek istihbarat zafiyetine vurgu yapılıyor ama bu terörü gerçekleştirenler bazı kesimlerce hiç dillendirilmiyor. Öte yandan dokunulmazlıkların kaldırılması konusu gündemde. HDP’nin hem PKK ile ilişki içinde olup terörist cenazelerine gitmesi hem de bu saldırıları kınaması ikiyüzlülük olarak görülüyor. Sizin bu konudaki düşünceniz nedir?

Bir kere bakın Sayın Cumhurbaşkanı bunu dile getirmişti. Dünyanın her yerinde bu böyledir. Hem siyasi parti şemsiyesi altında olup hem de teröre destek veremezsiniz. Teröre destek verirseniz dünyanın her ülkesinde demokratik hukuk devletlerinin hepsinde teröre destek veren unsurlar parlamento da olsa mecliste de olsa bunlar derdest edilir haklarında hukuki işlemler yapılır.

Türkiye’de bugün terör seviciliği dediğimiz, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı gitsin diyen bir ekip var. Bu açıkça baktığımız zaman Karayılan’ından tutun, PKK terör örgütünün kandil sorumluları Almanya’daki veya batılı ülkelerdeki sorumluları hep bir ağızdan Cumhurbaşkanı’nın gitmesini istiyorlar. AK Parti’nin iktidardan ayrılmasını istiyorlar. ABD’nin eski iki tane büyükelçisi Edelman ve Abramowitz Erdoğan gitsin diyorlar! Neden dolayı Erdoğan gitsin diyorlar. PKK terör örgütünün söylemi ile Türkiye’de elçilik yapmış iki Amerikan büyükelçisinin söylemleri örtüşüyor. Bir bakıyorsunuz aynı şekilde Cumhuriyet, bu 28 Şubat medyası veya merkez medya diyebileceğimiz bazı medya gruplarında da aynı söylemler yapılıyor. Şimdi bakın geçmiş dönemlerde DHKP-C terör örgütünün şehit ettiği Çağlayan’daki savcı Sayın Kiraz’ın olayına baktığımız zaman bunu gördük. Teröriste DHKP-C’li teröristlere “terörist” diyemeyen bir medyamız var. Hepsi için söylemiyorum tabi. Bombayı patlattınız İstanbul’da şurada burada Türkiye’nin bir yerinde ama bununla birlikte algı operasyonları ile çeşitli şekillerde akademik bildiriler ile teröre destek verip teröristlerin önünü açmaya çalışan insanlar var. Bu insanlar suç işliyorlar. Yani benim olaya bakış açım… AK Parti’ye bugüne kadar destek vermiş kamuoyunu etkileyen bir takım yazar-çizer takımı da geçen gün bir televizyon seyrettim inanamadım. Orada diyor ki efendim yani Paris’te iki tane bomba arka arkaya patladı, ne oldu Paris olağanüstü hal ilan etti. Niye ilan etti? Acayip bir şekilde güvenlik dengesini bozdu. Güvenlik ağırlıklı çok ciddi tedbirler aldı. Bırakın Paris’i bütün Avrupa ülkeleri o PKK’lılara stant açan Bürüksel dahi çok ciddi şekilde kanunlarında terör örgütlerine cezalar ve yapılacak işlemler ile ilgili  ağırlaştırılmış maddeler getirdiler hiçbir terör eylemi olmadığı halde! Şimdi Türkiye 2015 senesinde 4 tane canlı bomba intihar eylemi ile karşılaştı. 2016 senesinde ikisi Ankara bir İstanbul olmak üzere 3  oldu .Onun dışında baktığımız zaman Sur’da bu özyönetim ilan edilen bölgelerde ciddi bir şekilde güvenlik güçlerimiz şehit oluyorlar.Her gün bir saldırı ile karşılaşıyor.Dünyada hiçbir ülke yoktur ki bu kadar terörist faaliyetler ile terör kartı ile terbiye edilmeye çalışılan bir ülke olsun.Burada ben Sayın Cumhurbaşkanının sözlerine tamamen katılıyorum.Türkiye terör ile terörü destekleyen teröre öyle veya böyle bir şekilde destek veren, açıklama yapan, bildiri yayınlayan kişiler ile ilgili yeniden bir terör tanımı ortaya koymalıdır.Bu Türkiye’nin meşru müdafaa hakkı ile doğrudan ilgilidir açık konuşayım.Bu akademisyenler ile ilgili Sayın Cumhurbaşkanı’nın çok yakınında olan bir yazar diyor ki; “3 tane akademisyen serbest bırakılsın” Bu ne biçim bir şey böyle bir şey olabilir mi? 2015 – 2016’yı çıkarttığınız zaman her gün bir saldırı var güvenlik güçlerine. Her gün polis veya asker lojmanları basılmaya çalışılıyor. O bakımdan Türkiye’nin toprak bütünlüğü ile ulusal güvenliği tehdit altına girmiş. Böyle bir durumda ülke bulamayacaksınız, ülkeniz tehdit altındaysa ben özgürlük güvenlik dengesi bozulsun demiyorum. Türkiye Cumhuriyet tarihinde, dünya tarihinde ilk defa uluslararası hukuk çerçevesinde hareket ediyor. Bugün geçmiş dönemden Milli İstihbarat Teşkilatına verilen yetkilere muhaberat yetkileri diye karşı çıkanlar var. Bunlar kasıtlı işlemler.Bu bahsettiğimiz Türkiye’de terör oluşturan, terörü destekleyen  unsurları destekleyen batılı veya küresel ülkeler aynı şekilde teröre destek veren medyayı da destekliyorlar.O bakımdan bunlar ile ilgili sonuna kadar gereğinin yapılması lazım. Bilhassa bu HDP’lilerinde terör ile ortak olanlarının dokunulmazlıklarının kaldırılması lazım.Süratle işlem yapılması lazım diye düşünüyorum.

ARZU ERDOĞRAL/AVAZTÜRK

YASAL UYARI: Yayınlanan haberin tüm hakları AVAZ MEDYA Grubu'na aittir. Kaynak gösterilse dahi haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.