1. HABERLER

  2. RÖPORTAJ

  3. Reis’in dava arkadaşı Ahmet Yenilmez, Avaztürk’e konuştu
Reis’in dava arkadaşı Ahmet Yenilmez, Avaztürk’e konuştu

Reis’in dava arkadaşı Ahmet Yenilmez, Avaztürk’e konuştu

Yapımcı, yönetmen ve oyuncu Ahmet Yenilmez, ölüm yıldönümünde dava arkadaşı rahmetli Muhsin Yazıcıoğlu’nu AVAZTÜRK Haber Müdürü Arzu Erdoğral’a anlattı.

A+A-

Hakk’a yürüyeli 7 yıl oldu…

UNUTULMADI!

25 Mart 2009 tarihinde mahalli seçim çalışmaları kapsamında Kahramanmaraş’ta gerçekleştirdiği miting sonrası Sivas’a dönerken bindiği helikopterin şüpheli bir şekilde düşmesi sonucunda şehit olmuştu Muhsin Yazıcıoğlu…

BBP eski Genel Başkanı olan Muhsin Yazıcıoğlu, adam gibi bir adamdı. Herkesin onunla ilgili söyleyeceği çok şey var. Milli ve her zaman ülke menfaatlerinin yanında yer alan bir siyasetçi olmasının yanında insandı. En çok vefasını, alçak gönüllülüğünü ve hangi konumda olursa olsun hiç değişmeyen tavrını çok sevdim.  Her onu hatırladığımda burnumun direğini sızlatacak kadar insan olan Muhsin Yazıcıoğlu’nu bugün Yapımcı, yönetmen ve oyuncu Ahmet Yenilmez ile konuştuk.

Yenilmez’in de dediği gibi en ümitsiz olunan anlarda tebessüm etmesi bile insana bir rahatlama veren Muhsin Yazıcıoğlu anlayacağız bir başka adamdı!

Yapımcı, yönetmen ve oyuncu Ahmet Yenilmez

YERİ DOLDURULAMADI!

Rahmetli Muhsin Yazıcıoğlu’nun bugün ölüm yıldönümü… Onunla ilgili söyleyecekleriniz ne olur?

İnsanlar vardır, elbette ki kişilerin hayatına etki eder, ilişkide olduğu tanıştığı, beraber olduğu insanlar tanınmaz… İnsanlar vardır yaşarken, hayatı boyunca çırpınır, bağırır çağırır, dolaşır hiç oturmaz. Fark edilir ama kahir ekseriyetinin sağduyusu ile hareket eder ama an gelir O insan için hak vaki olduğunda boşluğu öyle bir hissedilir ki, doldurulamaz. Merhum Muhsin Başkan için yaşadığımız hali en güzel ifade edecek olan budur. Yani evet hepimiz fark ediyorduk tanışık olsun olmasın onun efendiliğini, insani yönünü, imanını, şuurunu, vefasını… En öncelikli olan da vefasıydı. Kaybettiğimizde öyle anladık ki hakikaten yeri doldurulamaz bir insan. O ifadenin Muhsin Başkan için tam oturduğunu anlıyorum. Evet ben şahıs olarak da, ülke olarak da, Türk Dünyası ve İslam Alemi olarak da yerinin doldurulamadığı görüyorum. Hassas bir süreç geçiriyoruz. Mesela düşünüyorum; Muhsin Yazıcıoğlu şu 7 yılda hayatta olsaydı ülkemizin yaşadığı birçok şey acaba böyle mi olurdu? Bayır Bucak böyle mi olurdu? Hatta terör örgütünün yaptığı bu vahşet böyle mi olurdu? Başka bir bakış açısı mı açardı? Toplum olarak da birey olarak da sıkıntılı anlar çok yaşadık, ne konuşabildik ne bir şey yapabildik, işte o anları rahatlatma ismiydi Muhsin Yazıcıoğlu…  En ümitsiz olunan anlarda tebessüm ederek bir şey derdi, rahatlardınız.

“YA ÇOCUK BİZİM SEVDALARIMIZ HİÇ OLMADI MI?”

-Rahmetli Muhsin Yazıcıoğlu ile ilgili TRT’de yayınlanacak olan bir belgesel yaptınız. Belgesel ile ilgili yapmış olduğunuz bir açıklamada ise “Sağ tarafta ise sanatsal noktadaki insan azlığından dolayı bir anlatım eksikliği vuku buldu” cümleniz dikkatimi çekti. Bunları kendisiyle de konuştuğunuzu da belirtmişsiniz. Ve bugün dediğim gibi Yazıcıoğlu’nun belgeselini siz yaptınız. Belgesel bitip oturup izlediğinizde ne htiniz?

Cezaevinden çıktığında onu ilk ben anons etmiştim. Yine MÇP’ye katılım töreninde ben anons etmiştim, partiden ayrıldığında ve parti kurduğunda ben anons etmiştim. Yine TRT’nin mikrofonlarına son yolculuğunda da yine ben anons ettim onu ve ben anlattım cenazeyi… Yolculuklarımızda hep konuşurduk… “Ya çocuk derdi, bir dizi yapılıyor, bir şey yapılıyor, bizi hep eli tespihli, kötü sakallı, mesnetsiz insanlar olarak tanıtıyorlar. Bu benim zoruma gidiyor. Biz hiç mi aşık olmadık, biz hiç sevmedik mi, bizim sevdalarımız olmadı mı?” Ve ben İzmir’den İstanbul’a geldiğimde Sayın Cumhurbaşkanımız o zaman İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanıydı. Ona bir rica da bulunmuştu. Deli Yürek dizisinde oynuyorum diye anlatmadığı insan bırakmamıştı. Gecenin 1’inde 2.sinde Şırnak’tan falan arardı beni. O çok giderdi orada çocuklarla atari oynardı. Bak Deli Yürek’den Sabri’nin benim arkadaşım olduğuna inanmıyorlar, konuş bunlarla derdi. Ekmek Teknesi’nden sonra da “bu iş oldu artık çocuk, biz de sanat aleminde varız” dedi. Belgesel bittiğinde arkadaşlar ile izlediğimizde benim odamda sağ yanımda onun fotoğrafı vardır. İnşallah anlatmışızdır.

MECLİSİN AVLUSUNDAN TEKBİRLER İLE UĞURLANDI

-Maalesef halen rahmetli Muhsin Yazıcıoğlu’nun ölümü ile ilgili karanlık noktalar var. Bu noktadaki değerlendirmeniz nedir?

Ben belgeselde de bu konuya girmedim. Devletimizin boynuna borç olduğuna inanıyorum. Devleti idare edenlerinde onu en az benim kadar sevdiklerine inanıyorum. Buna birebir de şahidim. Çok hassas ve bulanık bir dönem geçti. Evimizde en mahremimizi açtığımız bir kesim çoluğumuzun çocuğumuzun mahremini bir yerlere servis etmişler. Ben bulanık bir dönem yaşamamızla birlikte devletin en üst kademesinden en alt kademesine kadar çok kısa bir zaman içerisinde bu hususta da önemli bir gelişme yapacaklarına inanıyorum. Bu hususta beklentilerim, gördüklerim ve htiklerim var. Bu işi sadece şununla anlıyorum. Muhsin Yazıcıoğlu ilk aday olduğunda inançlarımızı meclise taşıyacak diye alkış yapmıştık, meclisin avlusundan tekbirler ile uğurlandı. Aldığı oyun 3 katı insan vardı. Allah kime nasip eder böyle bir cenaze törenini… O nedenle benim hiçbir ağabeyim döşekte ölmedi. Devletime ve adaletime güveniyorum. Ama Allah’ın adaleti var ona şeksiz şüphesiz güveniyorum. Allah’ın adaleti hiçbir şeyi gizli bırakmaz. 

YASAL UYARI: Yayınlanan haberin tüm hakları AVAZ MEDYA Grubu'na aittir. Kaynak gösterilse dahi haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.