1. YAZARLAR

  2. HAKAN POLAT

  3. ŞAPKAN NERDE LAN?
HAKAN POLAT

HAKAN POLAT

Yazarın Tüm Yazıları >

ŞAPKAN NERDE LAN?

A+A-

Cuma kod Cemil Bayık, askeri ve pratik alanda zayıftır ama bana bağlıdır. Birey olarak çok öne çıkarsa genelde perspektif verebilir. Dar bir sahada pratikleşmesi zayıftır. Genelde cephe gerisinde kalır. Eğitimlerde yararlı olur, savaş içerisine girmez.1992 yılında bir mağarada 17 kadroyu yaralı oldukları ve ele geçmemeleri için karargâhta 13 kadroyu ise disiplini sağlamak için öldürtmüştü. Bu yüzden yoğun eleştiriler almıştı.

Abbas kod Duran Kalkan, pratik alanda güçsüz, eğitim ve ideolojik söylemde güçlüdür, yaşam gücü ve eğitimlerde çok başarılıdır. Hakurki bölgesinde kalabilir. Tecrübeleri çok güçlüdür. Cephe içi ve gerisinde yer bulabilir.

Cemal kod Murat Karayılan, Suruç-gediki köyündendir. Eski kaçakçıdır, becerikliliği huduttaki mayınları sökmesidir. Çok cesurdur ve olgundur ama köylü özellikleri hâkimdir. Derin bir askeri anlayışı olmamasına rağmen saygınlığı vardır. Kayıplarından ders çıkarır, dürüsttür, benim yakalanmamdan dolayı yıkılmazsa patlama yapabilir.

(Teröristbaşı ve bebek katili Abdullah Öcalan'ın 21 Şubat 1999 yılında verdiği ifadeden)

Ormanda tilkiler tavşanı dövmeye karar vermiş. Gene de nolur nolmaz diye gidip ormanlar kralı aslandan destur almışlar. Neyse tavşanla karşılaşınca tavşana sormuşlar, “şapkan nerde lan?”

Tavşan, ormanda ne şapkası abi demeye kalmadan paldır küldür sopayı yemiş.

Aradan zaman geçince tilkilerin canı sıkılmış tavşanı dövecekler, bahane lazım tabi, demişler ki bu tavşanı çevirelim sigara ver diyelim, filtreli verirse niye filtresiz içmiyon, filtresiz verirse niye filtreli içmiyon diye plan yapmışlar.

Tavşan bu planı duymuş, cebine her iki cinsten sigaraları koyup, rahat rahat yürürken tilkiler çıkmış karşısına,

“sigara ver lan bize “ deyince iki paket birden uzatıp, abi filtreli mi filtresiz mi diye sormuş,

tilkinin biri şaşkın şaşkın bakarken, diğer tilki tavşanın kafasına şaplağı yerleştirmiş.

“Şapkan ner de lan?”

Amerika ödülü koydu bakalım. Gökten üç elma düşmüş. Bir Bayık'ın biri Kalkan'ın biri Karayılan'ın başına.

Amerika Apo'yu Türkiye'ye teslim ettikten sonra bu üçlü PKK'yı bir şekilde yönetti.

Amerika'nın Ortadoğuda strateji değiştirmesiyle beraber işi biten her terörist gibi kullanıldıkları ülkeler tarafından tarihin çöplüğüne itildiler. Zaten bu adı geçen üç zevat basını, medyayı öyle seviyorlardı ki -tabi bizim yalak basınımızın da habercilik yapıyoruz ayağına bunlara hizmet ettikleri unutulmamalıdır- röportaj veriyor ve yorumda bulunuyorlardı. Çoktan beri sesleri çıkmamakta. Muhtemelen tutuklu halde, Türkiye'ye teslim edilecekleri günü bekliyorlar. Aslında Türkiye'ye teslim edilmek onlar için bir kurtuluş, yoksa hükmettikleri PKK tarafından öldürüleceklerini, arkalarından da devrimin ve kürdistanın şanlı kahramanları diye söyleneceğini kısaca bok yoluna gideceklerini biliyorlar.

Amerika ne yapmaktadır?

PKK'yı terör örgütü olarak kabul etmekte ama PKK uzantısı YPG/PYD'yi ise kurtuluş ve özgürlük hareketi olarak dünyaya lanse etmekte, DAEŞ'a karşı medeniyeti koruyan kahramanlar olarak sunmaktadır. Tabi petrole ve güce tapan Amerika, ne oldu da birden bire bu üç zevatı tutukladı?

Yeni bir Ortadoğu hamlesine geçen ABD , PKK içinde lider kadroda yer alan Türkiye de yetişmiş, Türkiye'nin okullarında okumuş, Türkiye'nin ekmeğini yemiş kadroyu tasfiye etmiştir. Çünkü bu kadroya bir noktadan sonra bir şey yaptıramayacağını veya gönülsüz hareket edeceklerini bildiklerinden dolayı bilahare İran'a karşı yaptırımlarda bu kadroyu tam manasında kullanamayacakları için tasfiye etmenin en doğru hareket olduğunu görmüşlerdir.

Pkk ve uzantıları Marksist-Leninist olarak, emperyalizme karşı duran bir örgüt olarak çıktığı bu yolda evrim geçirmede Darwin'in maymunlarını bile geçmiştir. Artık karşımızda emperyalizmin bekçiliğini köpeklik olarak yapan bir örgüt vardır.

Bu saatten sonra PKK uzantısı PYD/YPG'nin başına kendi Kürt ama ruhu john, corc veya hans olan biri geçecektir. Çünkü Amerika, tonlarca silah, tırlarca bomba ve füze vermesine rağmen bu üç zevatla yoluna devam edemeyeceğini anlamıştır.

Öngörüm, Karayılan ve Bayık'ı Türkiye'ye teslim edilecekleri, Kalkan'ı ise infaz edilecekleridir.

Böylece Türkiye'ye şirin gözükülecek, stratejik ortaklığa devam edilecek, öte yandan petrol bekçiliği, Türkiye terör yoluyla kontrol altına alınması, büyük İsrail planlarının uygulanması, Araplara kırbacın vurulması hep bu yolla devam edegelecektir.

Türkiye içerisinde sırtını, arkasını YPG/PYD'ye dayayacak yeni işbirlikçiler her daim bulunacak, üst kadrolara ise Türkiye'de yetişmemiş ermeni asıllı Kürtler getirilecektir.

Planları bozmak ise gene Türkiye'ye ve yöneten kadrolara farzdır.

Lakin seçimler yaklaşırken iktidarın bu oyuna nasıl refleks göstereceği ise bir bilinmezden ibaret duruyor. Her ne kadar PKK'ya karşı son dönemde amansız bir mücadele verilse de, Amerika'ya tavizsiz davranışlar gösterilse de, basın açıklamalarında kınamalar yapılsa da bakalım hükümetin kırmızı çizgileri nerede bitecek?

Görünen şu ki, andımız ve Türkçe ezan tartışmaları arasında bu stratejik açıklamalar güme gidecek ve kamuoyu gazı alındıktan sonra sanki Türkiye'de yaşayan bütün Kürtler HDP veya PKK'lıymış gibi hareket mi edilecek, bunu da hep beraber göreceğiz.

Amerika'ya ve batı emperyalizmine bu coğrafyada tek dersini verecek, planlarını bozacak tek ülke Türkiye'dir. Bunun içinde milli birlik ve beraberlik üzerinden hareket etmemiz gerekmekte olup, rabia işaretinde ki tek milletin ne olduğunu, bu milletin adının ne olduğunu da anlamamız lazım.

Sorunun cevabını biz biliyoruz da , bir de yetkili ağızlardan duymak istiyoruz.

Bu birlik ve beraberlik olmazsa biri gelir kafamıza şaplağı vurur.

“Şapkan nerde lan?”

Yazıların her türlü yasal sorumluluğu Yazarın kendisine aittir. Kaynak gösterilse dahi yazının tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan yazının bir bölümü, alıntılanan yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.