1. HABERLER

  2. ÖZEL HABER

  3. Sayın Kılıçdaroğlu, ya siz de "AT KOŞTURAN" bir AJAN veya PROJEYSENİZ!
Sayın Kılıçdaroğlu, ya siz de "AT KOŞTURAN" bir AJAN veya PROJEYSENİZ!

Sayın Kılıçdaroğlu, ya siz de "AT KOŞTURAN" bir AJAN veya PROJEYSENİZ!

Gazeteci Emre Erciş, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun, Ankara'da meydana gelen son patlama sonrasında, hükümeti ve devleti eleştirmek adına kullandığı "Yabancı ülkelerin gizli servis ajanları Türkiye'de at koşturuyor" sözlerinin izini sürdü. Erciş

A+A-

Ankara Kızılay'da yaşanan bombalı saldırının ardından CHP Genel Başkanı sayın Kemal Kılıçdaroğlu, Merkez Yönetim Kurulunu (MYK) olağanüstü toplamış. Toplantının ardından düzenlediği basın açıklamasında da TBMM Başkanı'na, "Maclisi harekete geçirme" çağrısında bulunurken, "Yabancı ülkelerin gizli servis ajanları Türkiye'de at koşturuyor" diyerek, “böyle bir yönetim boşluğunu Türkiye kabul etmemeli” ifadelerini kullanmış.

Evet, Kılıçdaroğlu Türkiye'de "At koşturan" gizli servis ajanları konusunda çok haklı. Benimde en çok yakındığım, yakınmakla kalmayıp ısrarla üzerinde durarak yazmaya çalıştığım en önemli konu tam da bu konu!

Türkiye'de "At koşturan" ajanlar ve "Gizli Servisler".

Bu gizli servislere hizmet eden en önemli örgütlerin başında American Israel Public Affairs Committee yani (AIPAC) geliyor.

AIPAC, NATO'nun egemenlik planlarına entelektüel güç sağlaması ve ABD ile İsrail'in güvenliğini arttırmanın yollarını aramak için, ABD Gizli Servisi CIA'nın propaganda kuruluşu "Freedom House" bünyesinde 1951 yılında kuruldu.


AIPAC'ın en önemli özelliği, 200 aşkın üniversitede stajyer öğrenci programı uygulaması ve başarılı olan öğrencileri, ABD Dışişleri'nin istihbarat ve siyasal bürolarına yerleştirmesi.  

AIPAC aynı zamanda Pentagon ve İsrail arasında bir köprü vazifesi gören Jewish Institute for National Security Affairs (JINSA) ile doğrudan ilişki içinde. Arap-İsrail savaşından sonra 1973 yılında Washington'da kurulan JINSA'nın misyonu, ABD ve İsrail'in çıkarlarını korumak ve bu doğrultuda hizmet vermek.


 

JINSA'nın danışman ve yönetici kadrosunda yer alan kişilerin kimlikleri, örgütün sıradan bir "Düşünce Kuruluşu" olmadığını gözler önüne seriyor. ABD Hava Kuvvetlerinden 8, Deniz Kuvvetlerinden 6, Deniz Piyadelerinden 3, Kara Kuvvetlerinden 7 emekli General, JINSA'nın Danışma Kurulunda yer alan isimler arasında bulunuyor.


JINSA, her yıl düzenli olarak emekli ABD subaylarını İsrail'e götürüyor. Deniz Harp Akademisi'nden, West Point Harp Akademisi'nden ve Hava Kuvvetleri'nden öğrenciler ve subaylar için İsrail'de eğitim programları, seminerler düzenliyor. JINSA, aynı zamanda ABD Güvenlik uzmanlarına, Savunma Bakanlığı'na, ABD Kongresi'ne, medyaya "İstihbarat değerlendirme" raporları hazırlıyor.

JINSA'nın Türkiye ilişkisi, 1995'te İsrail ile yapılan işbirliği anlaşmasıyla resmi olarak başlarken, 1999'da İsrail-Türkiye savunma sanayi işbirliği anlaşmasıyla birlikte daha da güçlendi. Dönemin Genelkurmay 2. Başkanı Org. Edip Başer, Nisan 2000'de Washington'a gittiğinde JINSA Yönetim Kurulu ve JINSA üyesi emekli ABD'li generallerle bir toplantıda buluşarak, Türk Ordusu'nun yeniden yapılandırılması hakkında çok önemli kararlar aldı. Ne kadar ilginçtir ki; Gülen Cemaati koordinesinde gerçekleşen Ergenekon operasyonlarının ilk adımı da bu yıllarda atıldı. (Bu süreci ve 2001 yılında Tuncay Güney ve Ümit Oğuztan'ın ortak işyerlerinde ele geçirilen 6 çuval belgeyi bir başka yazımda uzun uzadıya paylaşacağım)

O yıllarda JINSA ile birlikte faaliyet yürüten ve yine AIPAC'ın üst düzey yöneticileri tarafından 1985 yılında kurulan önemli bir örgüt daha var.

Adı: The Washington Institute for Near East Policy (WINEP)

Örgütün kurucularından Barbi Weinberg, AIPAC'ın eski başkanı Lawrence Weinberg'in eşi, Los Angeles Yahudi Federasyonu ve WINEP'in ilk başkanı. WINEP'in kuruluş aşamasında yer alan 11 komite üyesinin 6 tanesi AIPAC yönetiminden gelen isimler. WINEP'in tüm kuruluş masrafları da AIPAC tarafından karşılandı.

WINEP'in danışmanları arasında eski ABD Dışişleri Bakanlarından Warren Christopher ve George P. Shultz, CIA operatörlerinden Tuğ. Lawrence Eagleburger, Robert McFarlane, Tel Aviv Büyükelçisi Samuel Lewis, Operatör Büyükelçi Max M. Kampelman, "Karanlıklar Prensi" lakaplı Richard Perle, Paul Wolfowitz ve CIA Eski Başkanı James Woolsey bulunuyor.

WINEP'in Türkiye'ye yönelik en önemli adımı 1994 yılında gerçekleşti. Bölüm başkanlığına Alan Makovsky getirilirken, "Türkiye Araştırma Programı"nın da startı verildi. Bu program dahilinde WINEP, çok geçmeden Türkiye'nin Cumhurbaşkanı, TSK Komutanları ve Dışişleri Bakanlığı ile bağlarını güçlendirdi.

Makovsky'nin dışında WINEP bünyesinde Türkiye'de faaliyet yürüten bir diğer isim ise Mark Robert Parris. 1997'de Ankara ABD Büyükelçiliği görevini yürüten Parris, 2000 yılına kadar Türkiye'de lobi çalışması yaparken, sadece Güneydoğu Anadolu bölgesi ve "Kürt Sorunu" ile ilgilenmedi. Parris, aynı zamanda Fethullah Gülen ile de yakın ilişkiler kurdu. Hatta Gülen'in ABD'de oturum izni alabilmesi için referasn mektubu yazan isimlerden birisi oldu.

Parris, Büyükelçilik görevi dışında Türkiye'de faaliyet yürüten ARI Derneği'nin yayını, "Turkish Policy Quarterly"nin de Danışman Kurulunda görev aldı. Tıpkı, Türkiye'ye kakaladığı Kemal Derviş, Morton Abramowitz, Üstün Ergüder, Jeffrey Gedmin, Emre Gönensay, Fred Kempe, Heinz Kramer, Şule Kut, İlber Ortaylı, Soli Özel, İlter Turan, Dani Rodrik ve Osman Faruk Loğoğlu gibi…


WINEP'in Türkiye sorumlusu Makovsky'in bir önemli başarısı da Marmara Üniversitesi Ekonomi mezunu olan ve 1995'te Bilkent Üniversitesi'nde yüksek lisansını tamamlayıp, 1996 yılında soluğu George Soros'un Central European Üniversitesi'nde alan, Soner Çağaptay'ı WINEP ekibine kazandırmak oldu.


Bir kolu George Soros'ta diğer kolu ABD Gizli Servisi CIA'de olan Çağaptay'ın analist olarak görev aldığı ve AIPAC finansörlüğünde kurulan WINEP'te Çağaptay dışında şu tanıdık isimler görev aldı.

Can Kasapoğlu, Aslı Aydıntaşbaş, O. Faruk Loğoğlu, Eric Edelman, Emrullah (Emre) Uslu, Yasemin Çongar, Onur Öymen, Sedat Ergin, Süleyman Demirel, Bülent Ecevit, Çevik Bir, Cengiz Çandar, Tansu Çiller, Kemal Derviş ve Abdullah Gül.


WINEP'in kare asını ise Soner Çağaptay, Alan Makovsky, Henri Barkey ve Mark Parris oluşturuyordu.


Amerika'da yaşayan Türklerin görüşlerini yayınlayan fakat Hürriyet ve Cumhuriyet Gazetelerinin "Türkiye Uzmanı" olarak nitelendirdiği Çağaptay, uzun yıllar AK Parti ve Erdoğan'ı "Reformcu" olarak överken, AK Parti'nin 31 Mayıs 2010'da yaşanan Mavi Marmara katliamından sonra İsrail ile ilişkileri bozulunca, AK Parti-ABD ilişkileri üzerinden Erdoğan'ı eleştirmeye başladı.

Kemal Kılıçdaroğlu'nun CHP'nin başına geçmesiyle birlikte de Kılıçdaroğlu ve CHP'nin "Liberal-Dindar" devlet yönetimi oluşturulması için iyi bir fırsat olduğunu savunup, bu doğrultuda Hürriyet Daily News'te bol bol köşe yazısı yazdı.


WINEP ile Türkiye ilişkisi özellikle Eylül 1997'de daha da resmileşti. Dönemin Dışişleri Bakanı Şükrü Sina Gürel ve ABD Ankara Büyükelçisi Ross Wilson bol bol Türkiye Ekonomik ve Sosyal Etüdler Vakfı'nın (TESEV) konukları oluyor, dönemin TESEV müdürü Özden Sanberk, her fırsatta ABD Ankara Büyükelçisi Wilson'a şükranlarını sunuyordu.

WINEP'in düzenlediği toplantılara konuşmacı olarak katılanlar sadece devlet adamları ile sınırlı değildi. Bilkent Üniversitesi'nden Mustafa Kibaroğlu, Boğaziçi ve Bahçeşehir Üniversiteleri öğretim üyesi, TESEV danışmanı Binnaz Toprak, gazetecilerden Semih İdiz ve Cengiz Çandar, o dönem WINEP tarafından yapılan toplantılara konuşmacı olarak katılan isimlerden sadece bir kaçıydı.

WINEP ile TESEV adeta kardeş kuruluş gibi hareket ediyor, Türk-ABD ilişkisini pekiştiriyordu.

Nejat Eczacıbaşı öncülüğünde resmi olarak 1994 yılında faaliyete başlayan TESEV'in kurucu kadrosuna baktığımızda, yine karşımıza çok tanıdık isimler çıkıyordu.

İshak Alaton, Can Paker, Asaf Savaş Akat, Osman Kavala, Tarhan Erdem, Jak Kami, Üstün Ergüder, Ergun Özbudun TESEV'in kurucuları arasında yerini alan isimlerden en önemli olanlarıydı.

TESEV'in kurucuları listesinde 183. sırada yer alan isim ise CHP Genel Başkanı sayın Kemal Kılıçdaroğlu'ydu.

TESEV, ünlü spekülatör ve "Kadife Devrimler"in finansörü George Soros tarafından fonlanan bir örgüt. Nitekim kurucuları arasında yer alan isimlerin bir çoğu, aynı zamanda Soros'un Türkiye'de faaliyet yürüten şubesi Açık Toplum Vakfı'nın hem kurucu kadrosunda hem de yönetim kademelerinde görev alıyordu.


TESEV ile WINER arasındaki köprüyü oluşturan; George Soros'un Central European Üneversitesi'nde görev alan Soner Çağaptay ismiydi.


İşte tam da bu noktada sayın Kılıçdaroğlu'nun "Yabancı ülkelerin gizli servis ajanları Türkiye'de at koşturuyor" sözünü hatırlayalım ve kendisine birkaç soru yöneltelim:

-  ABD ile İsrail'in güvenliği için CIA tarafından kurulan AIPAC, aynı zamanda WINER'in de hem kurucusu, hem de finansörü. WINER ise sizin de kurucuları arasında bulunduğunuz TESEV ile yakın ilişki içinde. Bu somut ilişki ağı doğrultusunda sizin de "Türkiye'de at koşturan" bir ajan olma ihtimaliniz yok mu?

- 2010 yılında bir kaset operasyonu sonucu CHP Genel başkanı oldunuz. Makama geçer geçmez bir dizi reformlar uygulayarak önce CHP'yi Kemalist çizgisinden, ardından da Ulusalcı kimliğinden kopararak Soner Çağaptay'ın da vurguladığı gibi "Liberal-Dindar" bir misyona evrilttiniz. Bu görev size George Soros tarafından verilmiş ve "Türkiye'de at koşturan"  yabancı gizli servisler tarafından yönlendirilmiş bir proje olabilir misiniz?

Evet sayın Kılıçdaroğlu, inanın çok haklısınız!

Türkiye'de özellikle "Gezi Olayları"ndan sonra yabancı gizli servisler her türlü fırsatı değerlendirip, devşire bileceği kim varsa kendi safında topluyor. Bu casus şebekesiyle mücadele etmek vatan ve namus borcudur lakin önce siz kendi gözünüzdeki merteği görün ki; başkasının gözündeki çöpü rahat bir şekilde görebilesiniz.

Şayet sizin adınız Soros ve vakıfları ile o vakıflarda CIA ve kontrolündeki başka vakıflarla anılıyorsa, bence siz "Ajan" aramaktan vazgeçin. Önce kendi adınızı bu kirli ilişki ağından temizleyin, sonra hep birlikte o "Ajanlar"ı tek tek tespit eder, ilgili kurumlara birlikte bildiririz.

Aksi halde siz de bu ilişki ağının bir sonucu olarak her gün potansiyel bir "Ajan" ve "At koşturan gizli servisler"in bir projesi olarak anılacaksınız.

Benden uyarması!

EMRE ERCİŞ/AVAZTÜRK

YASAL UYARI: Yayınlanan haberin tüm hakları AVAZ MEDYA Grubu'na aittir. Kaynak gösterilse dahi haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.