GÖNÜL AKKUŞ

GÖNÜL AKKUŞ

Yazarın Tüm Yazıları >

Semah

A+A-

Kırklar bir dolu içtiler,

Can ile baştan geçtiler,

Cezbi-i Aşk’a düştüler,

Ettiler Kırklar Semahı. (Fevzi)

Alevi- Bektaşi felsefesi çeşitli zaman dilimlerinde yaşamış kişileri Kırklar Meclisi üyeleri olarak kabul etmiştir. İslam tasavvufunun ve tarikat soy çizgisinin başlangıcı olan Kırklar Alevi- Bektaşi kutsalı olarak görülür. Hz. Muhammed’in Hakka yolculuğu Miraç dönüşünde uğradığı Kırklar Meclisi Cem ve Semahın kaynağı olarak kabul edilir. Genel kanı olarak Kırkların Salman-i Farisi, Ebuzer Gaffari, Kamber ve Ehl-i Beyt’e candan bağlı olan zamanlarının büyük bir kısmını Hz. Muhammed’in Medine’de bulunan mescidinde geçiren bu topluluğa “Ashab-ı Saffa” denilmektedir. Kırklar olarak belirtilen bu insanlar, İslam ve Alevi felsefesinin bel kemiğini oluşturur. Kırkları eğitip Tanrı Erenliği makamına çıkardığı için de İmam Ali’ye Şah- Velayet, Veliler Şahı Sanı verilmiştir. Hz. Peygamberin Miraç dönüşünde uğradığı Kırklar Meclisinde Hak ile hak olan, kadın, erkek, büyük, küçük farkı olmadan, birine neşter vursan kırkından kan damlayan Kırkların meclisinde Kırklar ile dönülen Semah da cezbelenen Hz. Muhammed’in başından düşen şemresinin (sarığı) orada bulunan 17 bacı, 23 erkek den oluşan Kırklar bölüşerek bellerine birliğin, beraberliğin, yol bağının ikrarı olarak Kemerbest bağladılar. Kırklar Meclisi olarak kabul ettiğimiz Cemde Semah, 12 Hizmetten biridir. Cem toplumun eğitildiği, toplumsal hak, hukuk ile inançsal ibadetlerini de yerine getirdikleri sosyolojik olgudur.
Semah İbadet halidir, ibadet yerinde dönülür. Edep temel esas dır. Bir örnek veya süslü giyecekler giyerek ibadet mekanlarının dışında dönülen semah sadece folklorik amaçlıdır. İbadet dışı olur. Semah, İlahi Aşkı ruhunda duyan ve o aşkla nefesler eşliğinde aşka gelip dönmektir. Semah, Hakkın birliğini zikretmektir. Semah uçmaktır. Ellerini açıp sağ el göğü, sol el yeri gösterdiğinde ise her türlü nefsin, bencilliğin, iki yüzlülüğün, kin- kibir kısaca yaşama dair kötülüklerin anlamsızlığından arınıp, Haktan alır halka veririz. Kendimize hiçbir şeyi mal etmeyiz. Hiçlik makamında yok olmak, yandığımız aşkta kül olduğumuzu anlatmaktır. Semah kulun Allaha miracı, fiili niyazıdır. Hünkâr Hacı Bektaş Veli Semahı kutsamış ve “Haşa ki bizim semahımız oyuncak değildir. O bir aşk halidir. Salıncak değildir. Tanrısal bir sırdır. Her Kim ki semahı bir oyun sayar o cahildir” demiştir. Semah ritüelinin icrasında zakirlerin hizmeti önemlidir. Semah Cem Erenlerinden bacı- gardaşlar ve zakirlerce icra edilir. Semah üç aşamalıdır. Ağırlama, yürütme ve yeldirme olmak üzere üç ana bölümden oluşur. Ağırlama bölümü ağır hareketlerin yapıldığı semaha giriş bölümüdür. Yürütme, semahın hareketlenmeye başladığı bölümdür. Yeldirme ise semahın en hareketli ve icrası en zor olan son bölümüdür. Genelde bu şekilde üç bölüm olarak icra edilen semahların farklı icra örneklerini de görmek mümkündür. Yöresel fiğür farkları olabilir ancak özü birdir. Bilinen yaygın semahlardan bazıları;

Kırklar Semahı, Turnalar Semahı, Erkân Semahı, Gönüller Semahı, Ya Hızır Semahı, Nevruz Semahı, Hacı Bektaş Semahı, Muhammed Ali Semahı gibi.

Semah sadece Cemlerde dönülmelidir. Semahın dönüldüğü ortam mutlaka özel ve dinsel anlamı olan bir ortam olmalıdır. Semah düğünlerde eğlence mekanlarında elini kolunu açarak herkesin yapacağı bir dans bir oyun değildir. Alevi-Bektaşi Ritüeli Semah 2010 yılından itibaren UNESCO İnsanlığın Somut Olmayan Kültürel Mirası Temsili Listesinde kayıt altına alınmıştır. STK’lar bu konuda işlerini kimseye düşürmeden Alevi-Bektaşi Ritüeli Semah’ın, gelecek kuşaklara aktarılması, yaşatılması ve güvence altına alınması amacıyla Kültür ve Turizm Bakanlığı ile iş birliği içerisinde envanter çalışması yapmalı Merkezi arşivini de oluşturmalıdır. Semahlar saf ola, seyir için değil hak için ola, Hak Muhammed-Ali muradımızı vere, varlığımız birliğimiz daim ola. Bütün evren semah eder ya! Biz nice dönmeyelim. Aşk ile canlar.

Yazıların her türlü yasal sorumluluğu Yazarın kendisine aittir. Kaynak gösterilse dahi yazının tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan yazının bir bölümü, alıntılanan yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.