1. YAZARLAR

  2. SHENI HAMID/Londra

  3. SURİYE KOMPLO TEORİSİ: The Next Chapter
SHENI HAMID/Londra

SHENI HAMID/Londra

Avrupa ve Londra Temsilcisi
Yazarın Tüm Yazıları >

SURİYE KOMPLO TEORİSİ: The Next Chapter

A+A-

Hatırlayacak olursanız, Suriye'nin kuzeydoğusundaki topraklarda bilhassa ağırlıkta bulunmuş Islamic State (IS) terör grubu etkisinin bastırılmasını müteakiben, ABD Başkanı Donald Trump, yöredeki müttefiklerine yönelik, yıllık yaptığı $230 Milyon Dolar’lık yardım uygulamasını durdurmaya karar vermiş; hatta kararı akabinde “Saudi Arabistan’ı $100 Milyon Dolar ve Birleşik Arap Emirliği’ni $50 Milyon Dolar’lık bölgeye dair ödemelerle” malum eksikliği telafi etmeye dahi yönlendirmişti.

 

Tabi malum uygulamanın ardında yatan niyet,  

-Kürt kontrolündeki Suriye Demokratik Güçleri (Syrian Democratic Forces-SDF) ve çeşitli grupların ‘ülkenin yeniden yapılandırılması’ adı altında örgütlemesi ve desteklenmesi,

-Petrol ve doğalgaz rezervlerinin yoğun olarak bulunduğu Suriye bölgelerinin, Assad kontrolünden çıkartılması; dolayısıyla yine aynı yörede ABD destekli idarelerin kurulması,

-Amaca hizmet eder muhtemel bir yapılanmadaki ideal kontrol mekanizmasının, bölgeye zaten finans akışı garantilemiş Saudi ile Emirati güçleri tarafından sağlanmasıydı.

 

Süregelen dalavere kapsamında ise daha sonra,

ABD’nin öncelikli odağı, İsrail güvenliğini tehdit eden ‘Suriye’deki İran mevcudiyetini’ tamamen ortadan kaldırmaktır.  İşte İran’a yönelik ABD ekonomik yaptırımlarının sıkılaştırılması da o yüzden her daim karşımıza çıkıp durmaktadır. Yani, ne meşhurnükleersizleştirme ütopyasına dair süregelen faso fisolardan; ne de İran’ın Lübnan, Irak, Suriye ve Yemen'deki silahlı ayaklanmaları finanse edişi mevzusundan ötürü...

Böylece, malum ülkede yaratılması başarılır bir ‘ekonomik kriz’ vesileyle, İran rejimine karşı durmaya başlayacak halk ayaklanması da garantilenecektir; akabinde ver elini istikrarsızlık…

 

Bu esnada Suriye kimyasal silahları meselesine gelince,

Konuyla ilgili vurgulamaya değer muhim saptamayla şunu diyebilirim ki, Rus istihbarat raporları, ‘ABD'nin -Idlib dahil- en azından iki bölgedeki kimyasal silah kullanımına dair spekülasyonları’ başarıyla oluşturup yaydığını doğrulamaktadır.

Dolayısıyla yine aynı raporlar uyarınca, Washington idaresi tarafından düzenlenmiş ‘kimyasal silahlar kullanımı’ içerikli tiyatro gerçekten de ustaca sahnelenmiş; ve Suriye’deki bahtsız hedeflere karşı iştirak edilmiş bir Hollywood oyunudur; duyrulur.

 

Gündeme tekrardan düşüveren terör ve IS tehtidine bakıldığında,

Uzun bir aradan sonra, daha geçenlerde Islamic State (IS) lideri Abu-Bakral-Baghdadi ve Hay’at Tahrir ash-Sham (organizasyonun ismi daha öncesinde Nusra Front olarak bilinen) lideri Abu-Muhammad al-Jawlani, tekrar kamouyu karşısına çıktı.

Yukarıda sıraladığım US-Gulf taktik oyunlarına rastlayan bu belirişle, terörist grubu liderleri ‘Idlib'e yönelik hareket eden herhangi bir Suriye ordusunu geri püskürtmek niyetiyle, diğer yandaş gruplarla beraber, plan hazırlanıldığını’ dahi haykırma cüreti gösterdi.

İşte… Jawlani’nin böyle kritik bir safhada aniden beliriverişi, ‘ABD'nin Tahrir ash-Sham'a destek sağladığına dair’ dedikoduları da ister istemez ortaya çıkardı ki, mevzunun şaşılır yanı, sözkonusu dedikodular üzerine batı camiasından henüz belirgin bir itiraz yapılmadı.

Ama, heriki terrorist grubu liderinin tekrar suyüzüne çıkarılışının, ‘Suriye devleti egemenliğini yeniden tesis etmeyi planlayan ve şu anda ülkeyi kontrol eden tüm aşırılık hareketlerinin üstesinden gelmeyi amaçlayan’ Suriye-Rusya hazırlıklarının arttırıldığı bir döneme rastlaması, epey dikkat çekicidir.

 

Olayların bu noktaya ulaştırılmasına rağmen,

ABD ve Saudi Arabistan elbette, Suriye liderliğine Cumhurbaşkanı Assad'ın elindeki “direniş eksenine” alternatif kılınır (özellikle İran ile Hizbullah’a karşı çıkacak) “cezbedici” bir anlaşma sunma girişimlerinde de bulunmuştu. Fakat Assad’ın kararı tüm önerilere rağmen değiştirilememişti.

Lakin eğer hala…

-Suriye idarecisi Bashar al-Assad bugün, İran kuvvetlerini -İsrail'in güneyi olan- Suriye'nin dış bölgelerinden çekerse,

-ABD petrol şirketlerine, Suriye’nin Fırat doğusundaki petrolünü kısmen de olsa, garanti altına alma imkanı sağlanırsa,

-Suriye hükümeti, ülkedeki terörist grupları ile grup üyeleri hakkındaki tüm bilgileri ABD’ye teslim ederse,

Bir de

-İran'ın ve Hizbullah ile ilişkiler kesilirse,

‘Saudi Arabistan velihat Prensi Muhammed Bin-Salman'ın da desteğiyle, Assad, Suriye idaresinde ömür boyu kalabilecek ve Suriye, yine Saudi desteğiyle, cömert para akışlarına dayanır bir sürece girerek, yeniden yapılandırılacaktır’.

Velhasıl, teklifin Damascus liderliği tarafından reddilmesi üzerine, Rusya destekli Assad’a karşı rastlayan Amerikan-Saudi-Emirati işbirliğine daha fazla katılımcıların da eklenebileceği ihtimali büyümüştür. Örneğin, ileride karşımıza çıkabilir muhtemel birAmerikan-İngiliz-Fransız yapılanmasının, halihazırdaki komplo teorisinin varacaği safhaları yeniden şekillendireceği gibi.

Ama şimdiden, ogüne değin, bakalım Gulf’ın parası Batı illerine daha nasıl tatlı gelecektir; bunu hepberaber göreceğiz.  

Yazıların her türlü yasal sorumluluğu Yazarın kendisine aittir. Kaynak gösterilse dahi yazının tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan yazının bir bölümü, alıntılanan yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.