1. HABERLER

  2. ÖZEL HABER

  3. Taksim patlamasında PYD’ye İsrail eli!
Taksim patlamasında PYD’ye İsrail eli!

Taksim patlamasında PYD’ye İsrail eli!

Taksim İstiklal Caddesi’nde meydana gelen terör saldırısından sonra İsrail Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Emmanuel Nahshon’ın açıklamaları ışığında bazı soruları gündeme getiren AVATÜRK Haber Müdürü Arzu Erdoğral, İHH Gazze Temsilcisi Mehmet Kaya ve Filistin

A+A-

İsrail Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Emmanuel Nahshon’ın,"Taksim saldırısı 14 kişilik İsrailli turist kafilesine yönelik gerçekleştirildi" açıklaması dikkat çekerken aklıma DAİŞ’in iki yıl önce twitter üzerinden bir mesaj yayınlayarak "İsrail fitneye karışmadığı sürece onlara dokunmayacağız" ifadeleri geldi. Bununla birlikte yine aynı dönemde İsrail Savunma Bakanı Moşe Yalon’ın, terör örgütü DAİŞ’in İsrail'e karşı doğrudan bir tehdidi bulunmadığını söylemesinin yine İsrail Savunma Bakanlığı Siyasi ve Güvenlik Heyeti Başkanı Amos Gilad’ın IŞİD'in kendileri için bir tehdit unsuru olmadığını belirtmesi de dikkat çekiciydi.

Siyonistler açısından bakacak olursak ne olmuş olabilirdi ki, İsrail için tehdit olmayan DAİŞ, iddia edildiği gibi İsrailli turist kafilesini hedef almıştı?

Suriye’de sona gelinirken Taksim’deki saldırı bahanesiyle İsrail’de Suriye’den payını almak mı istiyordu?

Nitekim İsrail Savunma Bakanı Moşe Yaalon, Suriye'de kısmi ve geçici ateşkes niteliğindeki çatışmaların ardından ülkeyi birleştirecek siyasi görüşmelerin işe yaramayacağını belirterek, Suriye'nin federal sisteme geçmesi gerektiğini savunmuştu. Yani destek onlar açısından PYD’yeydi. Zaten uluslar arası güçlere göre de PYD, DAİŞ ile mücadele eden savaşçılardı.

En önemli soru ise terör örgütü PKK'nın Suriye'deki uzantısı PYD’nin Suriye'nin kuzeyinde kontrolünde tuttuğu bölgelerde federasyon ilan etmesinin ardından bunu dolaylı yoldan kabul ettirmek için DAİŞ yine bir bahanemiydi?

Bu konuyu İHH Gazze Temsilcisi Mehmet Kaya ve Filistin Halkı Dostları Dernek Başkanı Muhammed Afifi ile konuştuk.

AMAÇ PYD’İN VARLIĞINI SAĞLAMLAŞTIRMAK

İHH Gazze Temsilcisi Mehmet Kaya

Suriye probleminden her şekilde istifade edebilmek için yeni gelişmeler doğrultusunda Suriye’nin içerisinde yer alma gibi bir istekleri olabilir. Bunlar bunu baştan beri zaten yapıyorlar.”Suriye bizim kırmızı  hattımızdır. Suriye’deki yapılacak herhangi bir şey Yahudi devletinin güvenliğine karşı yapılacak  bir şeydir. Herhangi bir İslami akımın orada devlet kurması hükümet kurması bizim güvenliğimizi tehdit altına alır. Bundan dolayı da biz buna izin vermeyiz” diye açıklamaları var daha önceleri… Ama şu anda sizin de söylediğiniz gibi Suriye’de sona doğru gelindiği söyleniyor hem Rusya’nın hem İran’nın geri çekileceğini göz önünde bulundurarak  yeni oluşumların içerisinde direk yer almak gibi bir düşünce içerisinde olabilirler.

Onlar daha önceden de bu konuda böyle düşünüyorlardı zaten. Yani “Suriye’de yapılacak bir çözüm noktasında mutlaka komşu ülke olarak biz burada yer almamız gerekir” diye sürekli açıklamaları vardı. Ama şu anda işin altında daha neler dönüyor bunu biz tam bilmemek ile birlikte Yahudiler, olan bu son olayda buna bir bağlantı kurabilirler gayet normal.

Geçmişte DAİŞ’in kendileri için bir tehlike olmadığını söylemeleri de onlar için farklı bir boyuttu.Yeni bir düşman edinmek içinde olmamak için  söylüyorlardı bunu ama gerçekte belki de DAİŞ ile çeşitli ilişkileri de diyalogları da vardır bunu bilemiyoruz.Ama Uluslararası güçler bunu tanzim ediyorlar. Yahudiler de bu işlerin her zaman bir yerinde mevcuttur.

PYD’in oradaki varlığını sağlamlaştırmak için ise uluslar arası gündemde bu tür yolları öne çıkarıyorlar. Sözde orada DAİŞ’in  gücünün kırılması ve PYD’nin desteklenmesi açısından hem ABD medyası hem de İsrail olsun bunu sebep olarak gösteriyorlar. Büyük ihtimalle PYD’nin orada fedarallik üzerinden varlığına daha fazla ağırlık verecekler.

PYD’YE EN BÜYÜK DESTEĞİ VEREN İSRAİL

Filistin Halkı Dostları Dernek Başkanı Muhammed Afifi

İsrail’in bunun içerisinde olduğunu düşünmüyorum ancak bir plan varsa İsrail bunu hep yapmıştır. Kendisi ajitasyonu artırarak  kendi halkını bombalar ile öldürerek bunu başka zamanlarda kullandığı olmuştu. Geçmişte Irak’taki Yahudileri İsrail’e gelmek istemedikleri zaman Irak’taki Yahudilerin mahallelerine bombalar yerleştirerek onlara suikast yaparak “burada huzursuz bir ortamınız var gelin İsrail’e sığının” dedikleri olmuştur. Batılı ülkelerde aynı şekilde. Yani bunları yapmayacak bir ülke değildir.1950’lerde  Amerika’dan gelen bir İsrail göçmen gemisi vardı. Onu da patlatmışlardı kendileri. Denizde boğmuşlardı kendi halkını. Çünkü izinsiz Siyonist yönetimin dışındaki Yahudiler geldikleri zaman o şekilde yapmışlardı onlara. Bu İsrail için yapılmayacak bir şey değildir. Ama Taksim’deki saldırıya baktığımız zaman bu insanın saldırıdan birkaç gün önce gelip burada keşif yaptığını, patlama gününde davranışları yani burada onlara yönelik bir şey yapmak istediğini göstermiyor. Ondan dolayı böyle bir şey içerisinde olduğunu kendim düşünmüyorum.

Suriye’deki ortamdan mutlu olduğunu huzurlu olduğunu ve böyle devam ettiği süre içerisinde savaş harcamalarının düşeceğini oradaki olumsuz ortamdan kendilerinin faydalandıklarını ise söylüyorlar hep. Tabi ki Suriye’den zaten sürekli pay almak istiyorlar .

Öte yandan İsrail tabi ki PYD’nin orada varlığını istiyor. Herkes kendi bölgesi oluşturarak daha zayıf bir Suriye olmasını istiyor. Başta PYD’nin federal bir bölge olması İsrail’in lehine olan bir durumdur. Böylelikle orada PYD’nin var olmasıyla hem Türkiye’nin hem İran’ın kalbine bir hançer saplanmış olacak. PYD’ye en büyük desteği veren İsraildir. Yıllık olarak 5 bin Kürt İsrail’de silahlı eğitim gördüklerini de söylüyorlar. Bu nedenle DAİŞ’i bahane ederek PYD’nin federal bir yapı oluşmasını sağlayarak kendilerini güven altına almayı hedefliyorlar denilebilir.

 

YASAL UYARI: Yayınlanan haberin tüm hakları AVAZ MEDYA Grubu'na aittir. Kaynak gösterilse dahi haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.