1. YAZARLAR

  2. HAKAN POLAT

  3. TAŞ DUVARLARIN ARKASINDAKİ ÜLKÜCÜ VE AF
HAKAN POLAT

HAKAN POLAT

Yazarın Tüm Yazıları >

TAŞ DUVARLARIN ARKASINDAKİ ÜLKÜCÜ VE AF

A+A-

Biliyorsunuz MHP Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli’nin isteği üzerine af önergesi meclise sunuldu. Cezaevlerinin şu andaki durumunun yetersiz olması ve geçmişte FETÖ’nün yargının her alanında da kadrolaşması ve üç tay diye belirttiği Danıştay, Sayıştay ve Yargıtay’ı büyük oranda ele geçirmesi, filhakika geçmişte hüküm vermiş olan birçok ve savcının ve hakimin FETÖ’cü terör örgütü ile bağlantısından dolayı verdikleri kararlarda sorgulanır hale gelmiştir. Ve bu teröristlerin yargı da açtığı onarılmaz yaralar hepimizin malumudur. Bu kişiler adalet mekanizmasından hariç kendi örgütsel planları dâhilinde kararlar vermişlerdir ne yazık ki.

MHP af tasarısı cinsel suçlar, kadın cinayetleri, devlete ve millete yapılan vatan hainliği, her türlü terörizm saldırısı hariç suçlar için geçerli olacaktır. Aslında bir af tasarısından ziyade 5 yıl şartlı ceza indirimini kapsamaktadır ve şu anda 162 bin hükümlünün af tasarısından faydalanacağı düşünülmektedir.

İyi niyetlerle hazırlanan af tasarısı ise Türkiye de sembol olan bazı isimler yüzünden kafa karıştırmış durumda.

En güzel örnek ise Alaattin Çakıcı. Özellikle Devlet Bahçeli’nin ziyaretinden sonra bir anda kamuoyunun gözleri Çakıcı’ya çevrilmiş durumda. Enteresan taraf ise Çakıcı’nın sadece kabadayılık ve sertlik tarafı ön plana çıkarılmakta.

Oysa Çakıcı, geçmişte göğsünü bu memlekete siper etmiş bir vatan evladı aslında.

1980 öncesinin sağ sol kargaşası döneminde ailesinden şehit vermiş, kız kardeşi yakılmak istenmiş, babası öldürülmüş ve kendisi beş kurşunla yaralanmış ama ölmemiş birisi.

Ayrıca 80 ihtilalinden sonra MHP İddianamesinden yargılanmış, kısacası ülkücü hareketin birçok kademesinde yer almış.

1980’li yılları yaşamayanlar bilemezler. Devletin bekası için sokak sokak çatışan ülkücüler bir anda tepelerine balyoz gibi inen askeri darbeyle ne yapacaklarını şaşırmışlardır.

Ülkücüler, cezaevlerinde vatanı bölmek isteyenlere ve devletin askerine, polisine her türlü saldırıyı düzenleyenlerle aynı muameleyi gördüğü gibi cezaevinden çıktıktan sonra ise herkesin korktuğu, konuşmak bile istemediği bir kitle haline gelmişlerdir. Anavatan Partisi’nin içindeki ülkücü kökenli vekiller sayesinde devlette vasıfsız kadrolara küçük bir kısmı alınmış dahi olsa büyük çoğunluğu cezaevinden çıktıktan sonra hem maddi hem manevi yapayalnız kalmışlardır.

Şairin dediği gibi, “Kendi öz vatanında parya” misali.

Alaattin Çakıcı konusuna dönecek olursak, Çakıcı memleket sevdasını hiçbir zaman yitirmemiş, hem Dev-Solla mücadele de hem Asala’ya karşı Lübnan ve Yunanistan da, kısacası devletin ve milletin çıkarları nerde ise hizmet etmeye devam etmiştir. Kamuoyu iki de bir mafyatik ilişkileri göz önüne sermeye çalışmakta, Çakıcı’yı mafya babası olarak lanse etmekte, lakin devlet tarafından yapılan bir takım örtülü operasyonların maddi boyutunun nerden geldiğini sorgulamamakta.

Ve bu insan cezaevinde.

Her platformda devleti bölmeye, karalamaya çalışan, Selahattin Demirtaş cezaevinden cumhurbaşkanı adayı olacak, memleket sevdalısı Çakıcı içeride yatacak, öyle mi?

40 bin vatandaşımızın ve bebek katili Apo için ev hapsi isteyenler, Çakıcı çıkacak diye vaveyla edecekler, öyle mi?

Devlet sırlarını ifşa eden Alman casusu Can Dündar, Enis Berberoğlu demokrasi havarisi, göğsünü mermilere siper eden çakıcı mafya, öyle mi?

Arkasını YPG’ye dayayanlar barış havarisi, Ermeni Terör Örgütü Asala’ya karşı var gücüyle mücadele eden Çakıcı tahsilatçı, öylemi?

FETÖ’nün alçı ellerini öpüp, Pensilvanya’da sümüklü mendilini yalayanlar hala kendini kripto olarak saklayanlar baş tacı, ailesini ülkücü harekete şehit vermiş Çakıcı çeteci, öyle mi?

Geçin beyler bu lafları,

Sorun burada Çakıcı değil, onların ülkücü kimliğidir. Her ne olursa olsun, yıllardır cezaevinde ve cezası varsa eğer zaten yeterince çekmiştir. Ne utanılacak bir hareket yapmıştır ne de hiçbir mazluma garibe dokunmuştur. Bilakis ülkücü ahlaka göre ihtiyacı olana, darda kalana, başı sıkışana her daim yardım etmiştir.

Şu da unutulmamalıdır ki, Allah cesurları sever.

Yazıların her türlü yasal sorumluluğu Yazarın kendisine aittir. Kaynak gösterilse dahi yazının tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan yazının bir bölümü, alıntılanan yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.