1. YAZARLAR

  2. HAKAN POLAT

  3. Tencere Kapak !..Yuvarlanın Bakayım
HAKAN POLAT

HAKAN POLAT

Yazarın Tüm Yazıları >

Tencere Kapak !..Yuvarlanın Bakayım

A+A-

Ermeni olduğunu keşfeden Kürtler!

Diyarbakır’da 3000 aile vaftiz olmayı bekliyormuş, ben demiyorum, yine Aram ATEŞYAN karşımıza çıkıyor, o diyor. Ne de olsa Türkiye deki en yetkili Ermeni ağız.

Doğu’da ve Güneydoğu’da nasıl oluyorsa çoğu ailede dip kökende  bir babaanne  hikayesi var. Dikkat edin, dede hikayesi değil; babaanne hikayesi. Ataerkil toplum burada da karşımıza çıkıyor,soy babadan gelir diyerek, Kürt ailelerde bir nine bir babaannene hikayesidir gidiyor.

Bu ninelerimiz ya ölüm anında ya da ömrünün son günlerinde Ermeni dönmesi olduğunu açıklıyor ve evlatlar torunlar bu gerçeği öğrenince ”abondene oldum ve kökümü araştırmaya başladım” diyor.

Bir tarafının Ermeni olduğunu keşfeden evlatlar, Ermeniliğini ve bunun tarihini, neden böyle olduğunu araştırırken ve biz Kürt’üz derken, babaannelerinin veya ninelerinin aslında Kürt komitacılar tarafından bu duruma düşürüldüklerini ise hiç araştırmazlar.

Klasik devlet düşmanlığı devreye girer, bu devletin TC veya Osmanlı olması fark etmez, birden bire bu duygular devlet soykırım yapmıştıra dönüşür. Halbuki bilmezler ki o ninelerini kendilerine alan evlenen veya kaba tabirle karı yapan kendi öz dedeleri olan Kürt eşkıya, çete ve komitacılardır.

Osmanlı’nın,  1878 Rus harbinden sonra artık parçalanma süreci hızlanmış , misyoner Hıristiyanlar Anadolu’nun her tarafında okullar açmaya ve geleceğin Ermeni devletini  kurmak için azınlık gençlerini kendi okullarında yetiştirmeye başlamış. Tabi emperyalizmin umurunda mı Ermeni Devleti. Rusya inemediği sıcak denizlere doğuda Ermeniler üzerinden Basra’ya inmek, İngilizler  petrolleri güvenceye almak için  falan filan. Bugün FETÖ niye okullarında genç yetiştiriyorsa veya PKK’ya neden petrol boru hattı bekçiliği yaptırılıyorsa Ermenilerin bu okullardan yetişerek hazırlanmasının sebebi de bundandır. Al sana tarih tekerrürden ibarete bir misal daha.

Bu yıllarda Ermeniler hiçbir vilayette çoğunluk teşkil etmiyorlar. Ama ne savaşa ne zora gelmedikleri için Anadolu insanı cephelerde ölürken, kolunu bacağını gözünü kaybederken, bu arkadaşlar ticareti ellerine geçirmişler ve kendi çaplarında bulundukları şehrin, ilçenin bir nevi kompradoru olmuşlar.

Kendi devletini kurma hülyalarıyla yola çıkan Ermeniler, Osmanlı bilmem kaç cephede çatışırken adamın yokluğunda etnik temizlik yapıp çoğunluğu sağlamak adına katliama girişirler, kadın çoluk çocuk, bebek demeden yıllardır ekmek, aş paylaştıkları insanları Türk, Kürt demeden öldürmeye başlarlar. Bak bir tekerrür daha PKK’da bebe, belik öldürmekle işe başlamıştı.

Osmanlı bu duruma el koyar, Doğu Anadolu ve kritik noktalardaki Ermenileri planlı bir şekilde o zaman Osmanlı toprağı olan Suriye, Irak, Lübnan gibi bölgelere tehcir etmeye başlar. Dikkat edin her bölge değil , İstanbul’dakiler, Ankara’dakiler, İzmir ve havalisindekiler değil kritik bölgeler.Her şey planlıdır ve tarihin gördüğü en mükemmel tehcir yapılır, nüfus kayıtları tutulur , tehcir edenlere verilecek tahinler bile hesap edilir ve hatta yerleşecekleri bölgede demografik yapıyı bozmamalarına bile dikkat edilir. Ama şunu unutmamak gerekir devlet yoksuldur, hastalıklar Anadolu’nun her yerinde mevcuttur. Tehcir edilenlerin küçük bir kısmı bulaşıcı hastalık ve uzun zorlu yolculuğa dayanamaz. Ama esas bir sorun vardır, nedir o dediğinizi duyar gibiyim.El cevap, Kürt çeteleri.

Bugün HDP’de siyaset yapan siyasetçilerin dedeleri de dahil kimi Ermenilerin malına kimi kadınlarına el koyar. Örnek mi? Alın size Ahmet Türk. Karıştırın tarihin sayfalarını veya gidin Mardin’in Derik ilçesine, Ahmet Türk’ün dededen kalma Kanjo Sarayını görün. Ahmet Türk devlet düşmanlığı yapar da hiç dedesinin ordudan kaçan bir Osmanlı subayı olduğunu anlatmaz, bu saray nasıl yapılmıştır toprak ağalıkları nereden gelmiştir, dedesi kaç Ermeni’yi gasp etmiştir, hiç anlatmaz.

Ama çıkar biz Ermenilerden özür dileriz demeyi bilir, devlet Ermenilerin mallarını gasp etmiştir demeyi bilir ama dedesinin dün Ermenilerden bugün kendisinin Kürt halkından gasp ettikleri toprak ve malları iade etmeyi hiç düşünmez. Kendisi temize çıkmıştır Türkler soykırımcı olmuştur.

Şimdi bazıları gene diyecek ki amma attın? İyi de  bunu ben demiyorum ki bizzat Hrant Dink, 2 Ekim 2006 Akşam gazetesinde Nagehan Alçı’yla yaptığı röportaj da söylüyor.

Buyurun;

“Dink, Ermeni meselesiyle ilgili olarak da tartışma yaratacak bir görüş ortaya attı:

 “Ben soykırım derken bunu Türklerin yaptığını söylemedim. Asıl Kürtler çok sayıda Ermeni öldürdü”……ben bu bir soykırımdır dedim ama bunu Türkler yapmıştır demedim.”

Kim yaptı?

– Çok fazla Kürt de vardı. 1915´te yaşananlar sadece Türk meselesi değildir. En az Türk kadar Kürt meselesi ve Avrupa meselesidir de. Zaten o tarihte Türk kavramı yoktu.

“Bakkal Karabetin ışıkları yanmış

Affetmedi bu Ermeni vatandaş

Kürt dağlarında babasının

Kesilmesini.

Fakat seviyor seni,

Çünkü sen de affetmedin

Bu karayı sürenleri

Türk halkının alnına”

Kim yazmış bunu?

AL sana bomba NAZIM HİKMET yazmış.

Sol kafalar ve soykırıma araştırmadan yalanlarla inananlar, araştırsın ve büyük  idolünüz Nazım Hikmet ,“Akşam Gezintisi”  adlı şiirinde  ne yazmış, gerçeği görün ve sonra itiraz edin.

Yalanlar, yalanlar ve yine yalanlar. Deveam edeceğiz efendim...

 

 

Yazıların her türlü yasal sorumluluğu Yazarın kendisine aittir. Kaynak gösterilse dahi yazının tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan yazının bir bölümü, alıntılanan yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.