1. YAZARLAR

  2. SHENI HAMID/Londra

  3. TÜRKİYE'NİN 'DİRİLİŞ'İ
SHENI HAMID/Londra

SHENI HAMID/Londra

Avrupa ve Londra Temsilcisi
Yazarın Tüm Yazıları >

TÜRKİYE'NİN 'DİRİLİŞ'İ

A+A-

Bazı uluslararası oluşumlar, 24 Haziran’da gerçekleştirilmiş TC seçim sonucunu Games of Thrones dizi filminin Müslüman versiyonuna benzetmektedir. Bazıları ise tıpkı Diriliş dizisi senaryo akışındaki Ertuğrul Bey’in ‘Müslüman topraklarını yağmalamaya ve masum Müslümanları öldürmeye kararlı olan Bizans ve Haçlı kuvvetlerine karşı sık sık çatışıp, muharebeleri kazanış’ neticesine.

Gerçekten de değil sadece TC sınırları dahilinde ikamet eden ve geçtiğimiz günün seçim sonucunu belirleyen çoğunluk; yurtdışındaki büyük bir topluluk bile Türkiye’nin mağrur Başkanını ‘emperyalist güçlere karşı mücadele veren; İslam medeniyetini yeniden canlandırmak ve dünyadaki ezilen Müslümanların sesi olmak niyetiyle çaba sarf eden’ sarsılmaz bir lider olarak algılamaktadır. Tıpkı Ertuğrul Gazi gibi.

Dolayısıyla, bazı yıkıcı mentalitelerce ülke hakkında söylenilmiş ve haykırılmaya devam edilen pek çok negatif yoruma rağmen, artık kabul edilmesi gerekecek bir tek gerçek Su yüzüne çıkmaktadır: Lâ havle ve lâ kuvvete ok yaydan çıkmıştır ve ‘Türkiye Cumhuriyeti’nde yepyeni bir çağ başlamıştır!

Bu duruma adapte olması gerekecek bazı Doğu-Batı ülkeleri, Avrupa Birliği ve ABD, gidişat içerisinde tabi ki TC Başkanı Erdoğan'ın pek çok konuya dair ilerleyecek kararlılığına (bilhassa, ajandalarına uygun düşmeyecek şartlara dayanarak) karşı çıkacaktır.

Lakin vaziyetin zaten farkında olan Osmanlı torunu, dünyanın tüm kayda değer liderleriyle olan iletişimine, uluslararası sahalarda ilerleyecek adımlarına, TC menfaatlerine uygun düşecek şartlara da dayanarak devam edecektir. Hatta kim ne derse desin Ankara, Suriye ile Rusya arasındaki ilişkilerini yoğunlaştırmayı sürdürecektir. Bu arada, gelişmeleri memnuniyetle karşılayan Putin bilhassa NATO ittifakını zayıflatmak için Türkiye ile arasındaki dostluğunu ilerletmeye önem verecektir. Aynı bağlamda, Rus S-400 füzelerinin TC tarafından satın alınmasıyla, batıya iletilen mesaj dahi, AB-Türkiye ilişkilerini yeniden şekillendirmeye yetecektir.

Diğer taraftan, AB’nin Türkiye’nin en büyük ekonomik ortağı olması; ABD ve İngiltere ile süregelen ticari yatırım anlaşmalarının ‘Türkiye ekonomisine fon akışı sağlamaya devam etmesi’ gerçeği, TC ile Batı arasında tecrübe edilir malum aşk-nefret ilişkisinin devamlılığını garantileyecektir. İşte aynı esnada sahnelenen politika politika politika oyunları, dış ya da iç rakiplerin menfaat beklentisi yönünde şekillenir ivmeler kazanacaktır. En basit örneğiyle, malum bir ülkeden herhangi bir çıkar edinme söz konusu olduğunda, ‘demokrasi, demokrasi’ diye bağırıp çağıran bazı emperyalistlerin, gidişata göre şekillenen ‘üç maymun oyununu -görme, duyma, söyleme- oynadığını’ hatırlayabiliriz. Tıpkı Sudi Arabistan global yatırımları ile modernleşme misalinde tecrübe edildiği üzere.

Uzun lafın kısası, TC seçim sonuçlarını irdeleyen bazı spekülasyonlara kanıp kimse hiçbir yanılgıya düşmesin, çünkü daha yılın başından beri dediğim gibi, yine hatırlatmayı yapmakta önem görüyorum:

*Türkiye, coğrafi alandaki stratejik pozisyonuyla tüm yatırımcılara açık kılınmış, liberal ticaret ve yatırım imkanları sunmaktadır. Ülke, AB üyesi olmadığı halde, bahsi edilen yapılanmayla arasındaki mevcut gümrük birliği anlaşması dolayısıyla, geniş bir ihracat imkanından faydalanmaktadır. Dolayısıyla bu pozisyon, yurt içine yönelik gerçekleştirilmiş yabancı yatırımları da pozitif yönde arttırmaktadır.

*Uluslararası alanda faaliyet gösteren yatırım bankaları, Türkiye’nin Gayrısafi Yurtiçi Hasılasının 2018 itibarıyla %3.3 oranında artmasını beklemektedir.*World Bank-WB (Dünya Bankası) verileri uyarınca, (100, maximum başarı indeksi olarak gösterilerek) Türkiye yeni yılda:-Yeni iş girişimciliği alanında 80;-İnsaatçılık alanında izin garantilenmesi alanında 96;-Finans kredisi edinilmesi alanında 77;-Vergi ödeme gücü alanında 88;-Uluslararası ticaret kapasitesi alanında 71;indeksleriyle kabul edilmektedir.

*Ülkede, içe yönelik artışı sürdüren yabancı yatırımcı talebi dolayısıyla emlakçılık sektörü alanındaki fiyatlar, özellikle popüler yerleşim alanlarında olumlu yönde etkilenmiştir. Hatta, inşatçılık alanındaki yatırımların, ticaret olanağı sunan imalat kapsamındaki yatırım artışlarına kıyasla, önümüzdeki dönemde daha da fazlalaşması beklenilmektedir.

Her hâlükârda, TC uzun vadeye yönelik hedeflenmiş sürdürülebilir kalkınma rotasına devam edecektir. Ülkenin coğrafi konumu, ticaret alanındaki avantajı da yanında getirmeye devam ederken; özellikle yurt içi pazarın hareketliliği, yerel tüketici çarkının sabit olarak işlemesine katkı sağlayacaktır.

Velhasıl, TC Başkanı Erdoğan’ın zaferine ister Games of Thrones desinler ister Diriliş, ‘Türkiye, İslam dünyası ve liberal demokrasinin uyumlu bir şekilde bir arada yaşayabileceği; Müslüman dünya için lider bir model ve sarsılmaz bir ekonomik kuvvet olarak yoluna devam edecektir. Bu noktada bilhassa belirtmek de isterim ki, ona buna taviz vermez ülke, kesinlikle tipik bir Ortadoğu ülkesi değildir ve asla da olmayacaktır.

Bundan kimse şüphe duymasın.

Yazıların her türlü yasal sorumluluğu Yazarın kendisine aittir. Kaynak gösterilse dahi yazının tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan yazının bir bölümü, alıntılanan yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.