1. YAZARLAR

  2. NURAY BAŞARAN

  3. Vatikan Depremi
NURAY BAŞARAN

NURAY BAŞARAN

Yazarın Tüm Yazıları >

Vatikan Depremi

A+A-

Sıcak bir konu ile başlarsak, ABD’de Başkan Trump’ın istifa edeceği haberlerinin arka planında yeni gelişmeler var. Trump’ın ABD derin devletiyle (yargı dahil) görüşmelere başladığı bilgisini aldım.  Bilgi kaynağım, Trump istifa ederken, "ben elimden geleni yaptım, ancak Washington hala çok kötü, düzeltmek istedim, olmuyor" gibi bir kahramanlık söylemi ile istifa edebileceğini ifade etti. İstifa konusunda kesin bir zaman vermemekle birlikte, şimdilik 8-9 aydan daha bir az süre öngörüldüğü ifade ediliyor.  Trump’ın en hassas noktasının ailesi ve çocukları olduğu, Rusya ile İran ilişkilerinin çocuklarına ulaşması halinde istifa sürecinin hızlanabileceğinin altı çiziliyor. Özellikle Trump’ın kızı İvanka’nın Memedov’un oğlu ile olan yakınlığının ve Bakü’den para aldığı iddiaları kanıtlanırsa, süreç hızlanabilir görüşü hâkim. Son dakika gelişmelerini yazmaya devam edeceğiz.

 

Dünkü yazımda hem Trump’in istifasını hem de dünyanın birçok yerindeki sürpriz gelişmeleri anlamak için Vatikan’ı yazacağımı söylemiştim. "Neden Vatikan?" diye bir sorgulama yapmanın zamanının geldiğini düşünüyorum.

 

Vatikan, bugünlerde daha da önemli. Neden? Birincisi, Ak Parti iktidara geldiği günden bu yana Türkiye ile Vatikan ile ilişkilerini, arka planda Gülen Cemaati eliyle yürüttü.  17-25 Aralık operasyonları sonrasında ise bu ilişki koptu. İkinci olarak bu süreçte Vatikan’da çok önemli bir 'deprem’ yaşandı. Açıkçası, bir ‘Cizvit Darbe’si oldu.

 

Küresel bir istihbarat kuruluşu da olan Vatikan’ın yeni yapılanmasında, artık Demokrat istihbaratçılar ve Cizvitler de var. Dünya genelindeki 1 milyar 300 milyon Katolik’in dini lideri ve Vatikan Şehir Devleti Başkanı Papa Francesco, yönetime geldikten sonra karar mercilerinde eskilerden hiç kimseyi görevde bırakmadı. Gerek çocuk istismarı gerekse başka gerekçeler ile yönetimden eskileri gönderdi. Demokratik Vatikan’a, artık Çin ve Dalay Lama davet edilmiyor.  Çünkü, Cizvit Papa’lardan birisi, artık Çin’de yaşıyor.

 

Yeni Papa, avukatlarıyla sokağa çıkıyor. Fakir evlerinde yatıyor. Opus Dei gibi kurumlar ise Cizvit karşıtı ve aşırı sağcı. Yani ABD’de Trump’ın yanında olan ve son istifa eden isimlerden olan Bannon ekibine yakınlar.

 

Trump ve Papa hem poilitikaları, hem de karakterleri itibarıyla daha ilk günden beri savaş halinde. Nitekim, bunu Papa ile Trump’ın ilk buluşmasında tüm dünya gördü.

 

Bir tarafta; şatafatlı bir sarayda kalmak yerine sıradan bir konuk evini tercih etmiş, seleflerinin aksine altın takılar ya da kırmızı ayakkabılardan uzak durmayı seçmiş, idaresi altındakilere de alçak gönüllü olmayı öğütleyen, dışlanmışlara kucak açan bir lider olan Katolik Kilisesi'ne mensup 1,3 milyar insanın ruhani önderi Papa Francesco. Diğer tarafta ise kapitalizmin ve gösterişe dayalı tüketim kültürünün vücut bulmuş hali olan milyarder iş adamlığından reality-show yıldızlığına ve ardından da dünyanın en büyük siyasi güçlerinden birinin liderliğine yükselmiş olan ABD Başkanı Donald Trump.

 

Papa Francesco ile Donald Trump arasındaki karakter ve dünya görüşü farklılığı, Papa göreve ilk başladığı günlerde ortaya çıkmıştı. Arjantinli olan Francesco, papa seçimi (konklav) için Roma'ya geldiğinde konakladığı otelin ücretini, Papa olarak seçildikten sonra bizzat cebinden ödemişti. Bunun üzerine Trump, 19 Mart 2013'te Twitter üzerinden şu yorumu yapmıştı: "Papa'yı faturasını ödemek için bir otelin checkout masasında dururken görmekten hoşlanmıyorum. Bu bir papaya yakışmıyor!"

 

Papa ile Trump'ın en hararetli çatışması ise göç konusunda olmuştu. ABD'de geçen Kasım ayında yapılan başkanlık seçimleri öncesinde Meksika sınırına duvar örmeyi vaat eden Trump için Papa, "köprüler kurmak yerine yalnızca duvarlar örmeyi düşünen birisi, Hıristiyan değildir" demişti. Trump da Papa'nın bu sözlerine, "bir dini liderin insanların inancını sorgulaması utanç verici" diye karşılık vermişti.

 

Papa Francesco, yaptığı bir başka konuşmada; ABD’nin Trump göreve geldikten sonra Afganistan’da kullandığı patlayıcıya "bombaların anası" adının verilmesini eleştirmiş ve "Bir bombanın adı beni utandırdı: Tüm bombaların anası. Bakın, anne hayat verir, bu (bomba) ise ölüm veriyor. Bu aygıta anne mi diyeceğiz? Neler oluyor?" demişti.

 

Vatikan'a yakın kaynaklar, uzun süre farklılıklarına rağmen iki liderin de birbirlerinin önemini yadsımadığını ve kapıları tamamen kapatmak istemediğini vurguladılar. Papa da 13 Mayıs'ta yaptığı bir basın toplantısında, bu değerlendirmeyi doğruladı. Trump'la görüşmesiyle ilgili olarak, "Sizin tam tersiniz gibi düşünen ve davranan bir devlet başkanıyla görüşmenizden ne bekliyorsunuz?" sorusuna, Papa'nın yanıtı şu oldu: "Görüşmemiz sırasında ben düşündüklerimi söyleyeceğim, o da düşündüklerini söyleyecek. Ben, hiçbir zaman bir kişiyi dinlemeden hakkında yargıda bulunmak istemem. Her zaman kapalı olmayan  kapılar vardır. En azından, biraz da olsa açık olan kapıları aramak, ortak noktalar üzerine konuşmak ve ileriye gitmek gerekir. Barış, emek ister, her gün uğraş vermek gerekir."

 

Bütün bunlar, Vatikan Darbesinin Trump ve ABD  boyutu. Bu savaş ve etkileri, ABD ve Trump ile sınırlı değil, çok daha büyük. Yarın, yeni Vatikan yapılanmasının; İtalya, Almanya ve İngiltere'ye olan yansımalarını yazmaya devam edeceğim. ‘Peki bize ne?’ diye soranlar olabilir. Bunun için iki ipucu vereyim şimdiden. Birincisi, Cizvitler Türkleri sevmezler. İkincisi, bundan sonra Türkiye adına ilişki yürütecek ekibin ‘Müslüman kimliği’ ön plana çıkmış olmayacak ya da  ‘Müslüman kimliği kullanan’ kişilerden oluşmasına izin verilmeyecek. Bundan sonra  Vatikan ile ilişkilerde bir ‘cemaat’ in devrede olması, Yeni Vatikan’ın DNA’larına ters. Yarın, konunun detaylarını açıklamaya devam edeceğim.

Yazıların her türlü yasal sorumluluğu Yazarın kendisine aittir. Kaynak gösterilse dahi yazının tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan yazının bir bölümü, alıntılanan yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.