1. YAZARLAR

  2. HAKAN POLAT

  3. Vekaletten Asalete
HAKAN POLAT

HAKAN POLAT

Yazarın Tüm Yazıları >

Vekaletten Asalete

A+A-

Vekaletten Asalete

Hollanda’nın yaptığı terbiyesizlikler diplomasiyi hiçe sayması hepimizin malumu. Dün Avusturya sonra

Almanya. Bugünse Hollanda. Yarın Belçika, Danimarka, Lüksemburg.

Yapılan terbiyesizlikleri ve haddi aşmaları hayretle izliyor muyuz? Evet izliyoruz.

Lakin herkes vazifesini yapıyor. Akrep sokmaya devam edecek dervişse onu kurtarmaya.

Bu bir savaştır.

Yıllardır adı konmamış bir savaş.

Osmanlı’nın son dönemi hatta İstanbul’un fethinden bu yana bitmek bilmeyen, tükenmeyen nefretin

sembolü olan savaş.

Biter mi bu savaş illaki biter. Ne zaman biter? Biz bu toprakları alın sizin olsun deyip köleliği kabul

ettiğimiz zaman veyahut dinimizi değiştirip Hristiyan olursak biter.

Amma ne biz elhamdülillah dinimizden ne de bu topraklardan vazgeçeriz.

Ha din değiştirmek derken illa kiliseye gidip vaftiz olmaya gerek yok. İşbirlikçi olup vatanını satıyorsan

dinin İslam olsa ne Hıristiyan olsa ne? Hz.Muhammed’e inansan ne olur İsa’ya tapsan ne olur.

Osmanlıya oynanan oyunlar hala devam ediyor. Düne kadar Pkk, Deaş, Fetö ve sol terör örgütleri

üzerinden devam eden oyunlar artık bu örgütler üzerinden yürümenin bir işe yaramayacağı

anlaşılınca açığa dökülmüş durumda.

Yoksa referandumun sonucunun evet veya hayır çıkması Avrupa’nın çok mu umurundadır?

Demokrasi, insan hakları Avrupa’nın umurunda olsa Afrika’da Arabistan’da veya Asya’da

diktatörlükle, krallıkla yönetilen ülkelerle gayet iyi geçinmekteler.

Bütün bu yaşanılan süreçte iki ana aşamalı sorun vardır.

Birinci ve en önemli sorun tekrar paylaşım sorunudur. Bir yerde savaş varsa bunu yürütenler ister asil

ister vekil olsun mutlaka ekonomik çıkarlar da vardır. Ortadoğu büyük bir pasta ve 2 dünya savaşı

galipleri hala bu pastayı mideye götürürken başını Almanya’nın çektiği diğerleri ekonomik anlamda ne

kadar güçlenmiş olursa olsun hala kırıntılarla yetinmekte ve pasta yemeye direk müdahil

olamamaktadır. Pastayı yemek istiyorsan, Türkiye üzerinden istikrarsızlaştırma programı uygulamak

zorundasın.

İkinci sorun yıllardır Yönetilenlerin, bilhassa Türkiye’nin güçlenmesi sonucu sesini duyurmaya

başlaması ve efendilerin bu durumdan rahatsız olması. Ne yazık ki İslam coğrafyasında tek toparlayıcı,

tek önderlik yapacak ve tek boyun eğmeyecek, yıkıldı, yok oldu, bu iş bitti dediğinizde tek ayağa

kalkıp doğrulacak ülke Türkiye’dir. Sömürgeciliğin verdiği refahla ve şımarıklıkla yıllarca hareket eden

Batı, hayretle Türkiye’yi izlemekte ve terör örgütleri üzerinden onca engellemelerine rağmen büyük

şehirlerde onlarca bomba patlatmalarına ve darbe girişimine karşın elinden birşey gelmediğini

görünce artık bizzat art niyetini ortaya koyarak, üzerindeki kostümünü çıkarıp gerçek yüzünü

sergilemektedir. Bu yüzden yıllarca dünyayı sömürmek için arkasına sığındığı demokratik değerlere

bile uymamakta bir sakınca bir beis görmemektedir.

Nazizm ikinci safhaya çoktan geçmiş cami ve ev kundaklamalarıyla tecrübe kazanmıştır. Saldıracak ve

yok edilecek Yahudi nüfusun yerini ise Türkler almıştır. Türkiye özellikle bu noktada Avrupa’daki

vatandaşlarının can ve mal güvenliğini sağlamak zorundadır. Bunun için düşük yoğunluklu vekalet

savaşında kartlarını yeniden karmalı ve saldırının en iyi savunma olduğu üzerinden hareket edilerek

sınır kapılarını gevşetip özgür, demokratik, barışçı, insancıl Avrupa ülkelerine gidip güzel bir hayat ve

güzel bir gelecek kurmak isteyen Suriyeli kardeşlerimize yardımcı olmalıdır vesselam.

Yazıların her türlü yasal sorumluluğu Yazarın kendisine aittir. Kaynak gösterilse dahi yazının tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan yazının bir bölümü, alıntılanan yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.