"Süleymancılar" olarak bilinen yapılanmaya ilişkin yürütülen soruşturmada dikkat çeken bir gelişme yaşandı. Yapılanmanın lideri olduğu öne sürülen Alihan Kuriş’in kardeşi Hilmi Tuna Kuriş ile Erhan Yılmaz, haklarında yürütülen yakalama çalışmalarının ardından Muğla’nın Marmaris ilçesinde gözaltına alındı. İki şüphelinin Bozburun’da yasa dışı yollarla yurt dışına çıkmaya hazırlandıkları öne sürülürken, soruşturma kapsamında araç hareketlerinden telefon kayıtlarına, otel konaklamalarından kaçış organizasyonunda yer aldığı değerlendirilen kişilere kadar çok sayıda ayrıntının incelendiği belirtildi.
Hilmi Tuna Kuriş’in ismi daha önce İstanbul Ümraniye’de gerçekleştirilen ve yaklaşık 200 kilogram külçe altının ele geçirildiği aramayla gündeme gelmişti. Altınların bulunduğu Yılmaz Kimya şirketinde Kuriş’in yönetim kurulu üyesi olduğunun ticaret sicili kayıtlarından tespit edildiği aktarılmıştı. Yaklaşık 1,4 milyar TL değerinde olduğu açıklanan altının kaynağına ilişkin incelemelerin başlatıldığı bildirilmişti.
Süleymancılar Soruşturmasında Kritik Gelişme
Süleymancılar soruşturmasında kritik gelişme, firari olarak aranan Hilmi Tuna Kuriş ile Erhan Yılmaz’ın yerlerinin tespit edilmesiyle yaşandı.
Güvenlik birimlerinin yürüttüğü takip sonucunda iki şüphelinin Muğla’nın Marmaris ilçesine gittiği ve Bozburun üzerinden yasa dışı yollarla Türkiye’den ayrılmaya hazırlandıkları değerlendirildi.
İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü tarafından yerlerinin belirlendiği aktarılan şüpheliler için Muğla İl Emniyet Müdürlüğü ekipleri harekete geçti. Hilmi Tuna Kuriş ve Erhan Yılmaz, Marmaris’in Bozburun bölgesinde gerçekleştirilen operasyonla yakalandı.
Şüpheliler, haklarındaki adli işlemlerin yürütülmesi amacıyla emniyete götürüldü.
Kaçış Planı Adım Adım İncelendi
Soruşturmanın yalnızca iki şüphelinin yakalanmasıyla sınırlı kalmadığı, Hilmi Tuna Kuriş ve Erhan Yılmaz’ın İstanbul’dan Muğla’ya nasıl ulaştıkları ve kaçış organizasyonuna kimlerin yardım ettiği konusunda kapsamlı bir inceleme yürütüldüğü bildirildi.
Dosyaya giren bilgilerde özellikle 34 SL 313 plakalı bir araç dikkat çekti. Şüphelilerin Muğla’ya götürülmesinde kullanıldığı belirtilen aracın, eski İçişleri Bakanı ve daha sonra İYİ Parti’den milletvekili adayı olan İdris Naim Şahin adına 2030 yılına kadar tahsisli olduğu öne sürüldü.
Aracın kaçış sürecinde nasıl temin edildiği ve kimlerin bilgisi dahilinde kullanıldığına ilişkin incelemelerin sürdüğü aktarıldı.
Akaryakıt İstasyonundaki Görüntüler İncelemeye Alındı
Soruşturma kapsamında aracın güzergâhı da Plaka Tanıma Sistemi (PTS) kayıtları ve kamera görüntüleri üzerinden incelendi.
34 SL 313 plakalı aracın 16 Ağustos 2026’da İzmir’in Selçuk ilçesine bağlı Kozpınar mevkisindeki bir akaryakıt istasyonuna girdiği tespit edildi.
Aracı kullanan kişinin Mehmet Özmen olduğu belirtildi. Kamera görüntülerinde Özmen’in araçtan indiği, otomobilde bulunan diğer kişilerin ise araç içerisinde kalmayı tercih ettikleri aktarıldı.
Soruşturma birimlerinin değerlendirmesine göre Özmen, şüphelileri Muğla’ya bıraktıktan sonra aynı araçla yeniden İstanbul’a döndü.
Telefon Kayıtlarındaki Saatler Dikkat Çekti
Soruşturmanın dikkat çeken bir diğer bölümünü Mehmet Özmen’in kullandığı belirtilen telefon hattının hareketleri oluşturdu.
Özmen’in kullandığı GSM hattının 16 Ağustos günü saat 12.31 sıralarında kapatıldığı tespit edildi. Aynı gün 34 SL 313 plakalı aracın saat 15.05 sıralarında ViaPort PTS kayıtlarına girdiği belirtildi.
Telefonun gidiş ve dönüş güzergâhında kapalı tutulduğu değerlendirilirken, hattın 17 Ağustos saat 11.05 sıralarında yeniden aktif hâle geldiği bildirildi.
Bu saatin aracın ViaPort’taki PTS hareketleriyle uyumlu olduğu ve Özmen’in İstanbul’a döndükten sonra telefonunu yeniden açtığının değerlendirildiği aktarıldı.
Soruşturma makamları şimdi telefonun neden kapatıldığı, aracın nasıl temin edildiği ve şüphelilerin yolculuğuna kimlerin yardım ettiği üzerinde duruyor.
Bozburun’da Kaçış İhtimali Üzerine Araştırma Başlatıldı
Hilmi Tuna Kuriş ile Erhan Yılmaz’ın yasa dışı yollarla yurt dışına çıkabileceğine ilişkin bilgilerin ardından çalışmalar Marmaris’in Bozburun bölgesinde yoğunlaştırıldı.
Bölgede yürütülen araştırmalar sırasında Yasin Kaya isimli kişi yakalandı.
Kaya’nın ifadesinde İstanbul’da Elvan Gıda Ticaret bünyesinde şoför olarak çalıştığını söylediği ve 16 Ağustos 2026’da 34 ND 2452 plakalı araçla İstanbul’dan Bozburun’a geldiğini anlattığı aktarıldı.
Kaya’nın yanında Ahmet Hilmi Yılmaz isimli bir kişinin bulunduğunu söylediği belirtildi.
Yanında İki Valiz Bulunduğunu Söyledi
Yasin Kaya’nın ifadesindeki ayrıntılar da soruşturma dosyasına girdi.
Kaya’nın, Ahmet Hilmi Yılmaz’ı Elvan Ticaret’in patronunun yeğeni olması nedeniyle tanıdığını söylediği aktarıldı. Yolculuk sırasında Yılmaz’ın otomobilin sağ arka koltuğunda oturduğunu ve yanında iki valiz bulunduğunu ifade ettiği bildirildi.
Kaya’nın anlatımına göre ikili Bozburun’a ulaştıktan sonra Atatürk Heykeli önünde birbirinden ayrıldı.
Kaya ayrıca kendisi adına Şirin Hotel’de rezervasyon yapıldığını ve 16, 17 ve 18 Ağustos tarihlerinde burada kaldığını belirtti.
Yapılan incelemelerde Yasin Kaya’nın 18 Ağustos’ta otelden çıkış yaptıktan sonra aynı gün yeniden giriş yaptığı tespit edildi.
Otel, Pansiyon ve Teknelerde Arama Yapıldı
Polis ekipleri, firari şüphelilerin Bozburun çevresinde bulunabileceği ihtimali üzerine bölgedeki farklı adres ve araçlarda arama gerçekleştirdi.
Bu kapsamda Şirin Hotel, Huzur Apart ve Suna Pansiyon’un yanı sıra şüphelilerin kullanabileceği değerlendirilen üç ayrı tekne ile 34 ND 2452 plakalı araçta arama yapıldığı bildirildi.
İlk aramalarda firari şüphelilere ulaşılamadığı ve herhangi bir suç unsuruna rastlanmadığı belirtildi.
34 ND 2452 plakalı araçta ise Olay Yeri İnceleme Büro Amirliği ekipleri tarafından parmak izi çalışması gerçekleştirildi.
Yasin Kaya Tutuklandı
Kaçış hazırlıklarına yardımcı olduğu değerlendirilen Yasin Kaya hakkında Marmaris Cumhuriyet Başsavcılığının talimatıyla "suçluyu kayırma" suçlaması kapsamında işlem yapıldı.
Kaya’nın kullandığı cep telefonuna inceleme amacıyla el konulduğu bildirildi.
1980 Taşova doğumlu ve şoför olduğu belirtilen Yasin Kaya, savcılık işlemlerinin ardından tutuklama talebiyle Sulh Ceza Hâkimliğine sevk edildi. Kaya’nın hâkimlik tarafından tutuklanmasına karar verildiği aktarıldı.
Bu gelişmenin ardından sürdürülen takip sonucunda Hilmi Tuna Kuriş ile Erhan Yılmaz’ın yerleri belirlendi ve iki firari Bozburun’da yakalandı.
200 Kilogram Altın Detayı Yeniden Gündemde
Hilmi Tuna Kuriş’in yakalanmasının ardından soruşturmadaki yaklaşık 200 kilogramlık külçe altın detayı da yeniden gündeme geldi.
Kuriş’in firari olarak arandığı dönemde İstanbul’un Ümraniye ilçesindeki Yılmaz Kimya isimli şirkette yapılan aramada yaklaşık 200 kilogram külçe altın bulunduğu bildirilmişti.
Ticaret sicili kayıtlarında Hilmi Tuna Kuriş’in söz konusu şirketin yönetim kurulu üyeleri arasında bulunduğunun belirlendiği aktarılmıştı.
Ele geçirilen altınların toplam değerinin yaklaşık 1,4 milyar TL olduğu açıklanırken, altınların kaynağına yönelik araştırmanın da soruşturmanın önemli başlıklarından biri olduğu belirtildi.
Erhan Yılmaz Hakkındaki İddia Neydi?
Soruşturmanın diğer firari şüphelisi Erhan Yılmaz hakkında ise Hilmi Tuna Kuriş’i sakladığı ve kaçmasına yardımcı olduğu yönündeki değerlendirmeler nedeniyle yakalama çalışması yürütüldüğü bildirildi.
İki ismin aynı bölgede yakalanmasıyla birlikte soruşturmada, kaçış hazırlığının nasıl organize edildiği ve başka kişilerin sürece dahil olup olmadığına ilişkin araştırmaların genişletildiği aktarıldı.
Özellikle kullanılan araçların kimler tarafından sağlandığı, şüphelilerin İstanbul’dan Marmaris’e ulaşmasına kimlerin yardımcı olduğu ve Bozburun’dan sonraki kaçış rotasının nasıl planlandığı araştırılıyor.
Soruşturma Kaçış Organizasyonuna Yoğunlaştı
Hilmi Tuna Kuriş ve Erhan Yılmaz’ın yakalanmasının ardından soruşturmanın önemli başlıklarından birini iddia edilen kaçış organizasyonunun tüm bağlantılarının ortaya çıkarılması oluşturuyor.
Güvenlik birimlerinin PTS kayıtları, güvenlik kamerası görüntüleri, telefon hareketleri, otel kayıtları, araç bağlantıları ve şüphelilerin ifadelerini birlikte değerlendirdiği belirtiliyor.
Şüphelilerin yurt dışına çıkarılması için yardım ettiği değerlendirilen başka kişilerin bulunup bulunmadığına ilişkin çalışmalar da devam ediyor.
Hilmi Tuna Kuriş, Erhan Yılmaz ve soruşturma kapsamında adı geçen kişiler hakkındaki suçlamalar yargılama sonucunda kesinleşmiş hükümler olmayıp soruşturma kapsamındaki iddia ve değerlendirmelere dayanıyor.