Şanlıurfa’nın Karaköprü ilçesinde meydana gelen 5,4 büyüklüğündeki depremin ardından Bozova Fayı yeniden gündeme geldi. Prof. Dr. Hasan Sözbilir, depremin dış merkezinin fayın doğu ucunda bulunduğunu ve sarsıntının Bozova Fayı’ndan kaynaklanmış olabileceğini belirtti. Sözbilir, 55 kilometre uzunluğundaki fayın 7 büyüklüğüne varan deprem üretme potansiyeli bulunduğunu ifade ederek olası büyük bir depremin Atatürk Barajı üzerindeki etkisinin araştırılması gerektiğini söyledi.
Şanlıurfa Depremi Sonrası Bozova Fayı Gündemde
Şanlıurfa’nın Karaköprü ilçesinde saat 10.40’ta meydana gelen 5,4 büyüklüğündeki deprem, bölgedeki diri faylara ilişkin tartışmaları yeniden gündeme taşıdı.
AFAD verilerine göre yerin 7,39 kilometre derinliğinde gerçekleşen sarsıntının ardından Dokuz Eylül Üniversitesi Deprem Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü ve AFAD Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Hasan Sözbilir değerlendirmelerde bulundu.
Sözbilir, depremin dış merkezinin Bozova Fayı’nın doğu ucunda bulunduğunu belirterek sarsıntının bu faydan kaynaklanmış olabileceğini ifade etti.
“Deprem Bizim İçin Sürpriz Değil”
Prof. Dr. Sözbilir’in değerlendirmesine göre Bozova Fayı, 2026 yılında güncellenen Türkiye Diri Fay Haritası’nda yer alan faylardan biri.
Sözbilir, fayın yaklaşık 55 kilometre uzunluğunda ve sağ yanal doğrultu atımlı diri fay olarak tanımlandığını belirtti.
Bu özelliklere dikkat çeken Sözbilir, Karaköprü’de meydana gelen 5,4 büyüklüğündeki depremin kendileri açısından sürpriz olmadığını kaydetti.
6 Şubat Depremleri Sonrası Stres Birikimine İşaret Etti
Prof. Dr. Hasan Sözbilir, Şanlıurfa’daki son depremi 6 Şubat 2023 Kahramanmaraş depremleri sonrasında bölgede meydana gelen gerilim değişimleri açısından da değerlendirdi.
Sözbilir, Karaköprü’deki sarsıntının 6 Şubat depremlerinden sonra stresin biriktiği bölgelerden biriyle ilişkili olabileceğini ifade etti.
Bu değerlendirme, tek başına yakın gelecekte daha büyük bir depremin gerçekleşeceği anlamına gelmiyor. Depremlerin zamanını kesin biçimde önceden belirlemek mevcut bilimsel yöntemlerle mümkün değil.
Bozova Fayı İçin 7 Büyüklüğüne Dikkat Çekti
Sözbilir’in açıklamasında öne çıkan noktalardan biri de Bozova Fayı’nın deprem üretme potansiyeli oldu.
Fayın uzun süredir suskun olduğunu belirten Sözbilir, Bozova Fayı’nın 7 büyüklüğüne varan deprem üretme potansiyeline sahip olduğunu ifade etti.
Prof. Dr. Okan Tüysüz’ün de Bozova Fayı’nın 7’ye varabilecek büyüklükte deprem üretme kapasitesine ilişkin değerlendirmelerde bulunduğu aktarılırken, Tüysüz bunun yakın zamanda büyük bir deprem meydana geleceği anlamına gelmediğinin özellikle altını çizdi.
Atatürk Barajı İçin Araştırma Çağrısı
Prof. Dr. Sözbilir’in açıklamalarındaki bir diğer önemli başlık Atatürk Barajı oldu.
Bozova Fayı’nın konumu ve büyük deprem üretme potansiyeline dikkat çeken Sözbilir, fay üzerinde 7 büyüklüğünde bir deprem meydana gelmesi durumunda Atatürk Barajı üzerindeki olası etkilerin araştırılması gerektiğini söyledi.
Bu açıklama, barajda mevcut bir hasar bulunduğu veya 7 büyüklüğünde bir depremin yakın zamanda gerçekleşeceği anlamına gelmiyor. Sözbilir’in değerlendirmesi, olası bir büyük deprem senaryosunun etkilerinin bilimsel olarak incelenmesine yönelik bir çağrı niteliği taşıyor.
Bozova Fayı’nın Diri Olmasına Dikkat Çekti
Sözbilir, Bozova Fayı’nın diri olup olmadığı konusunda geçmişte bilim dünyasında farklı değerlendirmelerin bulunduğunu da ifade etti.
Karaköprü’de meydana gelen 5,4 büyüklüğündeki depremin, fayın aktifliğinin değerlendirilmesi açısından önemli veri sağladığını belirten Sözbilir, Bozova Fayı’nın diri fay niteliğine dikkat çekti.
Bölgede yapılacak ayrıntılı jeolojik, jeofizik ve paleosismolojik çalışmaların fayın geçmişte ürettiği depremler ile gelecekteki tehlike potansiyelinin daha iyi anlaşılmasına katkı sağlaması bekleniyor.
Afet Risk Azaltma Planlarına Vurgu
Prof. Dr. Hasan Sözbilir, değerlendirmesinde yalnızca fayın özelliklerine değil, deprem riskinin azaltılmasına yönelik hazırlıklara da dikkat çekti.
Bölgede İl Afet Risk Azaltma Planları kapsamında belirlenen yeni eylemlerin hızla uygulamaya geçirilmesinin önem taşıdığını ifade etti.
Şanlıurfa’daki son sarsıntının ardından Bozova Fayı ve çevresindeki bilimsel çalışmalar yeniden gündeme gelirken, uzman değerlendirmeleri deprem tehlikesinin önceden belirlenmiş kesin bir tarih anlamına gelmediğini, hazırlık ve risk azaltma çalışmalarının önemini ortaya koyuyor.