ABD ikinci açıklama ile kendini ele verdi

ABD büyülelçiliğinde çalışan Metin Topuz’un göz altına alınmasıyla gerilen iki ülke ilişkilerinde kapılar kapandı. İki ülke karşılıklı olarak vize hizmetini durdurdu. Herkes bugünden sonra ne olacağını soruyor! En baştan söylemek lazım buradan bir savaş ç

Görünen o ki Türkiye çok ciddi bir kontrespiyonaj* hamlesi gerçekleştirdi. Çünkü spekülatörler gün boyu Dolar’a değer kazandırmak için yoğun bir mesai harcadı. İstedikleri seviyeye çekemeselerde ne yazık ki bir nebze de olsa piyasaları dalgalandırdılar. Türkiye ham madde dahil alım ve satımlarında genel olarak dolar kullandığı için bu kur artışı döviz açığı/borcu bulunan şirketler açısından bir kabus filmi gibi izlense de ekonomistler genel olarak “kötüyü konuşmak için erken, geniş bantta yaşananları ekonomiye yansıması için yeterli süre mevcut değil. Bir kaç gün içinde iki ülke arasında kurulacak sağlıklı diyalog sonrası yapay dolar artışı normal seviyesine geri döner” fikrinde birleşiyorlar. Ancak özel sektörün bu denli dolar borçlusu olması da eknomi yönetiminin uzun zamandır bir türlü çare bulamadığı bir sorun olarak piyasalarda konuşulan konuların başında gelmekte.

Her ne kadar bu sorun elçilik personelinin tutuklanması kısmına indirgense de aslında sorun daha büyük ve geçmişi olan bir durum. 15 temmuz hain darbe girişiminden sonra bu ihanetin bir numaralı ismi Fetullah Gülen’in hala ABD’nde korunuyor olması, Türkiye’nin darbe girişiminden hemen sonra başlattığı Gülen’in iadesi süreci de dahil pekçok hususta sürekli gerilen ilişkiler en azından diplomatik krize doğru gidiyor. PKK’nın sınır ötesinde ki uzantısı olan PYD’ye verilen silah ve lojistik desteğine uzun zamandır tepki gösteren Türkiye’yi “endişelerinizi göz önünde bulunduruyoruz” benzeri söylemlerle oyalayan buna karşın Halkbank üzerinden uluslararası yargı için zemin hazırlayan ABD’nin Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın korumalarını pekte görülmemiş bir usulle hakim karşısına çıkarma çabası Türkiye tarafında bardağı taşıran son damla oldu ve Rusya ile yapılan S-400 anlaşması ile belki de en agresif tepki verildi. Bu anlaşma ile ABD uçakları Ortadoğuda ilk kez Rus yapımı hava savunma sistemi namlusunun ucuna bu kadar yaklaşmış oldu.

Ayrıca Türkiye’nin son dönemde geliştirdiği ve/veya değiştirdiği dış politik eylem stratejisi de ABD ile ilişkileri son 50 yıllık alışılmış sürecin (1974 Kıbrıs Barış Harekatı döneminde ki ABD ambargosu hariç tutulduğunda) dışına çıkardı. Rusya ve İran ile bölgenin geleceği üzerine sürdürülen görüşmeler ve yine eşi pek görülmemiş Türkiye – Rusya ortak askeri operasyonu da anlaşılan o ki ABD’ni epey endişelendirmiş ve sinirlendirmiş.

Son tahlilde bu krizin daha fazla ileriye gitmeyeceği düşünülüyor. Çünkü iki ülkenin olası diplomatları geri çağırma ya da istenmeyen adam ilan etme gibi kartları masaya sürmesi durumunda geri dönüşü olmayan ve tamiri uzun yıllar alacak diplomatik krize mahal vereceği. Elbette bugün gelinden noktada pekte beklenen bir dış politik süreç lakin Metin Topuz için yayınladıkları ikinci açıklama da gösteriyor ki bu şahıs ABD için kolay vezgeçilmeyecek, Türkiye için ise çözülmesi durumunda epey bir sorunun cevabını verecek kişi konumunda. Görünen o ki kontrespiyonaj savaşında iki tarafta en agresif hamlelerini yapmak üzere. İlerleyen günlerde sonuçları daha net göreceğiz.

* Karşı istihbarat ya da kontrespiyonaj, istihbarata karşı koyma, istihbarat teşkilatı tarafından yapılan hasım ve düşman haberalma teşkilatlarının kendilerine karşı bilgi toplama ve elde etmelerini önleme veya elde edilecek bilgiyi manipule etme faaliyetleridir.


AVAZTÜRK ÖZEL

Haber İçerik :

Haber Görsel Dizaynı:

Gündem Haberleri