Doğu Akdeniz’de dengeleri değiştirebilecek yeni bir gelişme, Ankara ile Tel Aviv hattında dikkatle izleniyor. İsrail’in Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) ile savunma ve güvenlik alanında attığı adımlar, bölgedeki güç mücadelesini yeniden alevlendirdi. Özellikle “Acil Müdahale Gücü” kapsamında 2 bin 500 askerin Ada’ya konuşlandırıldığı yönündeki açıklamalar, Doğu Akdeniz’deki stratejik hesapları bir kez daha gündeme taşıdı.
Uzmanlara göre İsrail’in Güney Kıbrıs’taki askeri varlığını artırması yalnızca iki taraflı bir iş birliği değil; aynı zamanda bölgesel güç dengelerini doğrudan etkileyen bir hamle niteliği taşıyor.
“KIBRIS İSRAİLLİLEŞMEYE BAŞLADI”
Kıbrıs’taki son tabloyu değerlendiren Prof. Dr. Mehmet Hasgüler, Batı dünyasının geçmişte Rum kesimini Avrupa Birliği’ne dahil ederek Kıbrıs meselesini farklı bir zemine taşıdığını belirtti. Hasgüler, bugün gelinen noktada İsrail’in de denklemin merkezine yerleştiğini ifade ederek, “Bir anlamda Avrupalılaşan Kıbrıs şimdilerde İsraillileşmeye başladı” dedi.
Hasgüler’e göre İsrail’in artan etkisi yalnızca askeri boyutla sınırlı değil. Güvenlik, istihbarat ve enerji alanlarında yürütülen temaslar, Güney Kıbrıs’ın Doğu Akdeniz’de yeni bir stratejik konuma yerleştiğini gösteriyor.
“2 BİN 500 ASKER KONUŞLANDIRILDI”
Hasgüler, İsrail’in Ada’ya yönelik askeri planlamasının mevcut statükoyu zorladığını belirterek, “2 bin 500 asker konuşlandırıldı” ifadesini kullandı. Bu gelişmenin, Kıbrıs’taki dengeleri hassas bir noktaya taşıdığı değerlendiriliyor.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile GKRY lideri Nikos Hristodulidis arasında son yıllarda hız kazanan temasların özellikle savunma ve istihbarat alanında yoğunlaştığı belirtiliyor. Bölgesel iş birliği çerçevesinde Yunanistan’ın da sürece dahil olduğu ifade ediliyor.
Uzmanlara göre bu üçlü hattın oluşturduğu yeni güvenlik mimarisi, Doğu Akdeniz’de Türkiye’nin çıkarlarını yakından ilgilendiriyor.
“DOĞU AKDENİZ’DE TÜRKİYE KARŞITI KARAKOL”
Müstafi Amiral Cihat Yaycı ise gelişmeleri Türkiye’nin milli güvenliği perspektifinden değerlendirdi. Yaycı, GKRY ile İsrail arasında artan askeri koordinasyona dikkat çekerek, “Kıbrıs fiilen Doğu Akdeniz’de Türkiye karşıtı askerî bir ileri karakola dönüştürülüyor” dedi.
Bu ifadeler, Ankara’nın Doğu Akdeniz’deki pozisyonunun daha da kritik hale geldiğini gösteriyor. Türkiye’nin bölgedeki enerji arama faaliyetleri, deniz yetki alanları ve güvenlik stratejileri açısından Kıbrıs’ın jeopolitik önemi her geçen gün artıyor.
“KKTC’NİN GÜVENLİĞİ TÜRKİYE’NİN GÜVENLİĞİDİR”
Yaycı, Türkiye’nin garantörlük sorumluluğuna vurgu yaparak, “KKTC’NİN GÜVENLİĞİ TÜRKİYE’NİN GÜVENLİĞİDİR” değerlendirmesinde bulundu. İsrail ve GKRY’nin attığı tek taraflı askeri adımların Ada’daki hassas dengeyi daha da kırılgan hale getirdiğini ifade etti.
Ankara cephesinde ise Doğu Akdeniz’deki hak ve menfaatlerden taviz verilmeyeceği mesajı öne çıkıyor. Türkiye’nin hem diplomatik hem de askeri seçenekleri masada tuttuğu belirtiliyor.
“TOPRAK SATIN ALIYORLAR”
Gündemdeki bir diğer başlık ise İsrail vatandaşlarının Güney Kıbrıs’ta artan arazi yatırımları. Türkiye gazetesinde yer alan haberde, İsraillilerin özellikle belirli bölgelerde yoğun şekilde toprak satın aldığı ve bazı alanlarda demografik yapının değişmeye başladığı aktarıldı.